İHD MYK Üyesi Nuray Çevirmen, yüzde 60 engelli hasta tutuklu Hayati Kaytan’ın hastalıklarına rağmen cezaevinde tutulmasının yaşamsal risk taşıdığını duyurdu.
Hasta Mahpuslara Özgülük İnisiyatifi, eylemlerinin 213’üncü haftasında da hasta tutukluların sağlık durumlarına dikkat çekmek amacıyla İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şube önünde bir araya geldi. İnisiyatif bu hafta Bolu F Tipi Cezaevi’nde tutulan hasta tutuklu Hayati Kaytan’ın sağlık durumunu gündeme getirdi.
Grup adına açıklama yapan İHD Merkez Yürütme Kurulu (MYK) Üyesi Nuray Çevirmen, “Kaytan, beynindeki tümör nedeniyle ameliyat oldu. Sağ el sakat, sol omuzda kurşun yarasından kaynaklı sıkıntıları var. Kar yanığından sol-sağ ayak parmakları kesik. Bel ve boyunda fıtık var. Midede sindirim zayıflığı mevcuttur. Sağlık raporlarına göre el ve ayaklarından kaynaklı olarak yüzde 60 engelli raporuna sahiptir. Sağ eli sakat ve büyük oranda kullanamıyor” bilgilerini paylaştı.
Kaytan’ın 28 Temmuz 2016’da Sincan F Tipi Cezaevi’nden, Bolu F Tipi Cezaevi’ne sevk edildiğini belirten Çevirmen, “Dönem dönem epileptik nöbetler geçiriyor, yanında daha sağlıklı kişilerin olmasının gerekliliğine rağmen, hasta mahpusla birlikte kalmaktadır” dedi.
Tedavisi orada yapılamaz
Kaytan’ın, Şubat ayında tedavisinin tam teşekküllü bir hastanede yapılması gerektiği yönünde bakanlık kararı ile Ankara’ya sevk edildiğini ve bir süre Numune Hastanesi’nde tutulduğunu hatırlatan Çevirmen, şöyle konuştu: “Daha sonra Sincan’a götürülmüş, hastalıkları ve epilepsi kriz riski nedeniyle tek kişilik yerde kalmasının sakıncalarına rağmen burada tek kişilik odada tutulmuştur.
Avukatları tarafından yapılan itirazlar sonucunda tekrar Bolu’ya gönderilmiştir. Verilen raporlarında cezaevinde Nöroloji uzmanı olması gerektiği tespit edilmiştir ancak bu imkan da kaldığı hapishanede mevcut değildir. Hastalıkları oldukça ciddi boyuttadır ve bu nedenle Ağır Hasta Mahpuslar arasındadır. Tetkik ve tedavilerinin aksatılmadan yapılması, sürekli olarak kontrollerinin devam ettirilmesi zorunludur.”
Hasta tutsaklar DAİŞ blokunda
İHD İzmir Şubesi, Menemen R Tipi Cezaevi’nde kalan hasta tutsakların DAİŞ ve El Kaide’ye mensup kişilerle aynı bloklarda kaldıklarını, ortak havalandırmayı günlük 2 saat ve değişmeli olarak kullandıklarını belirtti.
İzmir Şubesi, her hafta “Kayıplar bulunsun” ve “Hasta tutsaklar serbest bırakılsın” şiarıyla düzenlediği eylemlerinin 449’uncu haftasında Menemen R Tipi Cezaevi’nde kalan hasta tutukluların ve Kırıklar F Tipi Cezaevi’ndeki ağır hasta tutuklu Mehmet Sait Yıldırım’ın durumuna dikkat çekti.
Konak’taki Başbakanlık binası önünde açıklama yapan İHD İzmir Şube Yöneticisi Ahmet Çiçek, Menemen R Tipi Cezaevi’nin rehabilitasyon amaçlı olduğunu hatırlatarak, orada kalan ağır hasta tutsakların tek başlarına yaşamlarını idame ettiremeyenler olduğunu ifade etti.
Menemen R Tipi’nde yaşanan sorunları sıralayan Çiçek şöyle devam etti: “Yakın zamanda kötü koşullar ve gayri insani tutuma karşı cezaevinde bulunan hasta mahpuslar Ergin Aktaş, Ahmed Hami, Dicle Bozan ve Yusuf Bulut açlık grevi eylemi başlatmışlardı. İdarenin değişiklik göstermesi ile açlık grevi sonlandırılmıştı. Kendileri ile yapılan 12 Eylül 2018 tarihli en son görüşmelerde, tekrar açlık grevi eyleminden önceki koşullara döndüğünü aktardılar. IŞİD ve El Kaide’ye mensup kişilerle aynı bloklarda kaldıklarını, ortak havalandırmayı günlük 2 saat ve değişmeli olarak kullandıklarını belirttiler. İŞID ve El Kaide’li kişilerin kendilerine ağır küfürler ve hakaretlerde bulunduklarını, idarenin kasıtlı olarak kendilerini onlarla karşı karşıya bıraktığını ve sürekli provoke edildiklerini söylediler. En ufak ses çıkarma eylem yaptıklarında da idarenin en zaruri ihtiyaç olan felçli arkadaşlarının bez ihtiyacını gidermeme gibi vicdana sığmayan tutum sergilediğini aktardılar.”
Kızılkan’ın ailesi endişeli
İHD İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu, F Oturumu’nda kolon kanseri hastası tutuklu Muhsin Kızılkan’ın ailesine haber verilmeden kalın bağırsaklarının ameliyatla alındığını belirtti.
İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu, hasta tutukluların serbest bırakılması talebiyle gerçekleştirdiği “F Oturumu”nun 339’uncu haftasında kolon kanseri olan hasta tutuklu Muhsin Kızılkan’ın serbest bırakılmasını istedi.
Polis tarafından Galatasaray Meydanı’nda yapılması engellenen eylem, İHD İstanbul Şube binasının önünde yapıldı. “Hasta mahpus Muhsin Kızılkan serbest bırakılsın” pankartı ve fotoğrafı İHD İstanbul Şubesi’nin penceresine asıldı. Eylemde, basın metnini İHD Hapishane Komisyonu Üyesi Hatice Onaran okudu.
Cezaevinde başladı
Onaran, hasta tutuklu Muhsin Kızılkan’ın 1993’te İzmir’den gözaltına alınarak tutuklandığını belirterek, şöyle devam etti: “Müebbet hükümlüsü Muhsin Kızılkan, önce İzmir Hapishanesi’nde tutulur, daha sonra Mersin/Silifke, Konya, Bartın, İskenderun gibi birçok hapishaneye sürgün edilir.
Hapishaneye girmeden önce herhangi bir sağlık sorunu olmamasına karşın içeride bulunduğu süre içinde çeşitli hastalıklara yakalanır, psikolojik sıkıntıları baş gösterir.”
Kızılkan’a, Aralık 2016’da kolon kanseri teşhisi konulduğunu aktaran Onaran, “Kısa bir süre sonra hastaneye yatırılarak, kalın bağırsakları ameliyatla alınır.
Hayati riski olan bu ameliyatın ne öncesi ne de sonrasında ailesine haber verilir. Aile, bu ameliyat haberine kendi imkânlarıyla ulaşmıştır. Muhsin Kızılkan, ameliyatın ardından Adli Tıp Kurumu’nun verdiği 6 aylık bir raporla tahliye edilir. Raporun süresi bittikten sonra tutuklanarak yeniden hapishaneye götürülen Muhsin Kızılkan, şu an İskenderun T Tipi Hapishanesi’nde tutulmaktadır. Gerekli ve yeterli tedavinin yapılmayacağından kuşku duyduklarını belirten ailesi, yaşamından ve sağlığından sürekli endişe ettiklerini belirtmişlerdir” dedi.
İçinde bulunulan süreçte hem içeride hem de dışarıda hak ihlalleriyle karşı karşıya olduklarını ifade eden Onaran, “İnsan olma, onur ve erdemliğin yok edilmeye çalışıldığı bu sürecin en ağır neticeleri ise hapishanelerde görülmektedir. İnsan haklarının ayaklar altına alındığı hapishanelerde, mahpusların her türlü ihtiyaç talebi görmezden gelinmekte, tedavi hakkı olabildiğince engellenerek mahpuslar ölüme terk edilmektedir” ifadelerini kullandı.
İnsan hakları savunucuları olarak bütün hasta tutukluların ve alilerin kaygılarına ortak olduklarını söyleyen Onaran, “Muhsin Kızılkan ve tüm ağır hasta mahpusların gerekli tedavilerinin sağlanması içini serbest bırakılmalarını istiyoruz” diye konuştu.