Çöktürme Planı’nın bir parçası olarak DBP’li belediyeleri gaspı hedefleyen kayyum tasarısı bugün Meclis’te görüşülecek. Kürt kentlerinde 100’ü aşkın belediyeyi hedef alan tasarıya karşı HDP ve DBP ortak açıklama yaparak, “Kayyumu tanımayacağız, darbeye karşı direnmek meşru haktır” dedi. 

Belediyelere kayyum atanmasını öngören düzenlemenin de içinde olduğu Torba Yasa Tasarısı bugün Meclis Genel Kurulu’nda görüşülecek. Konuyla ilgili Amed’de geniş katılımlı bir basın açıklaması yapıldı. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi önünde yapılan açıklamaya Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eşbaşkanı Sebahat Tuncel, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, belediye eşbaşkanları, HDP milletvekilleri, belediye meclis üyeleri ve il genel meclis üyelerinin yanı sıra belediye çalışanları ve birçok yurttaş katıldı.


Sesimize kulak verin 

HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, burada yaptığı konuşmada hem hükümete hem de muhalefete uyarılarda bulundu. Demirtaş’ın konuşması şöyle: Bizim beklentimiz bu yasanın Meclis Genel Kurulu’ndan geri dönmesi, ama biliyoruz ki karşımızda vicdanını, siyasi ahlakını yitirmiş bir iktidar var. Yaptığımız her uyarı, ülkenin selameti için yerinde ve makul öneriler olmasına rağmen sırf HDP’den, DBP’den, muhalefetten geldi diye kulaklarını tıkayan bir iktidar var.


Gün geçti, devran döndü

Eğer sözümüzü dinleseydiniz her gece Hz. Muhammet’i rüyasında gördüğünü söyleyen bir salya sümüğün peşinden gitmezdiniz. O dönem paralel yapının KCK adı altında tüm seçilmişleri içeri atarken ‘Bir gün sizi de içeri atarlar’ diye uyarmıştık. Ama o zaman hükümet ne diyordu, ‘Paralel devlet KCK’dir’ diyordu. Gün geçti, devran döndü, kimin ne olduğu açığa çıktı. Hakikat, doğru kim tarafından söylenirse söylensin ciddiye alsaydınız bunlar olmazdı.


Kayyumu çalıştıramayacaksınız

Bir kez daha tarihi doğruları söylüyoruz. Halkın iradesini gasp etmeniz fiilen mümkün değil. Parmak sayınız yetse bile siz o kayyumu çalıştıramayacaksınız. Belediye çalışanlarına, sendikalara, barolara, sivil toplum örgütlerine çağrı yapıyoruz. Halkın, sizin seçtiğini belediyeyi tanımayıp memur atayan kayyumu tanımayın. Halk onları çalıştırmayacaktır. Kendi başına atanmış bir diktatörü çalıştırmayacaktır.


Hodri meydan: Erken seçim yapalım

Siz belediyelerin çalışmadığını mı düşünüyorsunuz? Hodri meydan! O zaman gelin kayyum atamak istediğiniz her yerde erken yerel seçim yapalım. Belediyelerin halk tarafından tepki gördüğünü söylediğiniz yerlerde seçimi tekrarlayalım. Sandıkla gelen sandıkla gitsin.


CHP, AKP’yi kurtarıyor

Ama sizin derdiniz başka. Derdiniz Kürt’le. Kürt adına, Kürtlük adına hiçbir şeyi kabul etmiyorsunuz. Daha önceleri Türkiye Türklerindir deniyordu, şimdi ise Türkiye AKP’nindir diyorsunuz. AKP’yi beğenmemek ülke düşmanlığı değildir. Ana muhalefet ve yavru muhalefet partileri yeni kurulacak devletten pay almak için her türlü faşizmi göze almış durumda. CHP’nin ortaya koyduğu politika AKP’yi kurtarma politikasıdır.


Kayyuma Ankara’dan başlayın

Kayyum atanacak bir belediye varsa önce Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne atayın. İtiraf etti, ‘Gülen’e bir sürü arsa tahsis ettim’ dedi. Başlayacaksanız oradan başlayın. Belediyemiz Gülen örgütüne bir metre kare arsa vermemiştir, hiçbir örgüte vermemiştir. Ama çıkaracağınız yasaya göre Ankara, İstanbul, Kayseri, Konya başta olmak üzere tüm AKP’li belediyelere kayyum atamanız lazım. En büyük terör destekçileri bunlardır. Gülen örgütüne neler neler aktardılar, örtülü ödenekler aktardınız.


Önce Erdoğan tutuklanmalı

“Terör örgütüne yardım yataklık etmekten biri yargılanacaksa ilk önce senin tutuklanman lazım. ‘Allah affetsin’ diyorsun. Kanunlar sana işlemiyor, ancak ‘Allah affetsin’ diyorsun. Bu dünyada hesap vermeyecek misin? Sıradan bir memuru cemaate bulaştı diye görevden alıyorsun, sen hükümet olarak 12 yıl boyunca devletin tüm imkanlarını seferber etmişsin, şeyhi uçuran sizsiniz, belediyesine kayyum atanacak olan biziz. 


Böyle bir adalet var mı? 

CHP ne der bilmiyoruz ama biz yok sayacağız. Kayyum hiçbir belediyeyi çalıştıramayacak. Nereden biliyoruz. Seçilmişleri gözaltına almak için harekete geçen tank ve uçakların karşısında direnilmesinden biliyoruz. Gayri meşru bir şekilde seçilmişlere yönelenlere karşı direnmek nasıl meşru ise sizin darbenize karşı direnmek de meşrudur.


Bizi fırıldak cemaatle karıştırmayın

“Erdoğan sanıyor ki bizim davamız yıllardır ittifak yaptığı fırıldak Gülen cemaati gibidir. Kusura bakmayın biz sizin gibi değiliz. 40 bin kişi gözaltına alındı, biri de çıkıp ‘Ben Gülenciyim’ diyemedi. Bizden 10 bin kişi cezaevine atıldı hiçbiri de ‘Ben bu davanın içinde değilim’ demedi.


Kurbanlık koyun değiliz 

Bize kötülük yapanlara karşı kurbanlık koyun gibi duracak halimiz yok. Biz güçlüyüz, bu anlayışa karşı direneceğiz. AKP, Meclis’e girdiğimiz 2007 yılından bu yana bizi bitirmeye çalışıyor ama başaramadı, başaramayacak. Sen yenileceksin, çünkü haklılığın yok, geçerliliğin yok.


STÖ’lere çağrı

Buradan tüm sivil toplum örgütlerine çağrı yapıyorum. Kayyumdan mı halk iradesinden mi yanasınız? Renginizi belli edin. Herkesin tarafını bilmek istiyoruz. Yarın öbür gün kayyum gelirse bundan nasıl nemalanırız, eskisi gibi nasıl rant alanına çeviririz belediyeleri diyen varsa bilelim. Kayyum atanmak isteyen varsa, kimdir bilmek istiyoruz.


Onlarla çalışacak mısınız?

Baroları, sendikaları göreve çağırıyoruz. Onlarla çalışacak mısınız, onlarla işbirliği yapacak mısınız? Halkımız da her şeye hazır olmalıdır. Bu kadar aleni olarak el konulmasına sessiz mi kalacağız? Yasa yarın (bugün) görüşülecek. Bu çılgınlığın meclis genel kurulundan geri dönmesini umuyoruz.


Sert muhalefet yürüteceğiz

Mecliste sert bir muhalefet yürüteceğiz. HDP grubu olarak parlamento içinde elimizden geleni yapacağız. Ancak parlamento dışında da meşru direnme hakkımızı kullanacağız. Bu herkes için geçerlidir. Asla yılma, geri adım atma, moral bozmak yok. Büyük coşkuyla mücadele edeceğiz.


Tuncel: Bizim için yok hükmünde

DBP Eşbaşkanı Sebahat Tuncel de, kayyum ataması ile ilgili yasanın geçmesi halinde kendileri için bunun yok hükmünde olacağını kaydetti. Tuncel, “Torba Yasa yerel yönetimlerin sorunlarını çözme yerine, nasıl el koyabiliriz yasasıdır. Bu yasa çıksa da çıkmasa da bizim için yok hükmündedir. Bu yasayı var sayamayız. Bu yasaya karşı durmak özgürlükler açısından da olmazsa olmazdır” dedi. 


Çöktürme Planı’nın parçası 

“Devlet zorla Kürt sorununu çözeceğini sanıyorsa yanılıyor. Bu sadece krizi derinleştirir” uyarısında bulunan Tuncel, “Bu yasa sadece belediye başkanlarını görevden almak değil halkın iradesini gasp etmek, yerel demokrasiyi bitirme yasasıdır. Bütün kazanımların gasp edildiği yasadır. Çöktürme Planı’nın bir parçası olarak görmek gerekir bu yasayı. Bir yandan Kürt halkı üzerinden siyasi soykırım yapıldığı bir süreçtir” diye konuştu. 


Direnmek bizim hakkımız

“Bu yasa karşısında direnmek bizim hakkımızdır. Bu yasayı yok hükmünde görüp her yerde direnişe geçeceğiz. Halk belediyeleri bize teslim etti. Bizim de bunlara sahip çıkmamız gerekir. Bunlara sahip çıkmak için de bizim için görevimizdir” diyen Tuncel, “AKP’ye çağırımdır çöktürme planıyla Kürt sorununu çözemezsiniz. Bu yol yol değil. Müzakereyi esas alan bir yolu doğru buluyoruz. Amed’de bir kez daha uyarıyoruz. Bu yasanın geri çekilmesini istiyoruz. Bu politika krizi derinleştirecek bir durumdu. Bugün Kürt’e yarın başkasına” diye konuştu. 


Kışanak: Yerel demokrasiyi tasfiyedir

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Gültan Kışanak ise, “Halkın oylarıyla gelen belediye yönetimlerini tasfiye etmek istiyorlar” dedi.  İçişleri Bakanlığı kararıyla belediye eşbaşkanları, meclis üyeleri yargı kararı olmadan görevden alındığı, tutuklandığını hatırlatan Kışanak, “Bu yasa bir bütün olarak belediye eşbaşkanları, encümenleri ve meclisini tasfiye etmektir. İçişleri Bakanlığı eliyle atanan memurlar isterse encümenler toplanacak, valiliğe bağlı kurumlarca yönetileceklerdir. Bu yerel demokrasiyi tasfiyedir. Anayasa ile belirlenen hakları tasfiye ediyorlar” diye belirtti. 


Deli Dumrul Yasası

“Eğer Amed, Şırnak, Yüksekova, Silopi, Cizre halkı bu milletten sayılmıyorsa çıkıp söyleyin” diyen Kışanak, “Bu yasa Deli Dumrul Yasası. ‘Canımın istediğini yaparım’ yasasıdır. Seçme seçilme hakkını da yerel demokrasiyi de ortadan kaldırma yasasıdır” diyerek ekledi:“Tasarının geri çekilmesi ve gereğinin yerine getirilmesi acil ve elzemdir. Sonuçları ağır olacaktır. Bu darbelerden çok büyük deprem etkisi yaratacaktır. Güya ortak ses, ortak akıl oluşturmaya çalışıyoruz. Bunun için de Kürt halkı yok, ‘Sizi dikkate almıyoruz’ diyorsanız buna kargalar bile güler.” 


 DİHA/AMED 





Elinizi kentlerimizden çekin!


HDP Şırnak milletvekilleri Aycan İrmez, Faysal Sarıyıldız, Ferhat Encü ve Leyla Birlik, Hakkari ve Şırnak’ın il olmaktan çıkarılmasına ilişkin yazılı açıklama yaptı. 

“1993 yılında iki büyük katliama tanıklık eden Şırnak kenti geçmişte şahitlik ettiği yıkımın mislisini bugün tekrar yaşamaktadır” diyerek, Şırnak’taki ablukanın 154 günü geride bıraktığını hatırlatan vekiller, “Kentin yüzde 65’inin yerle bir edildiği Şırnak, torba yasa tasarısı ile değil askeri operasyonlar ile zaten il olmaktan çoktan çıkarılmıştır. İnsanların büyük emekler ile inşa ettiği ev ve işyerleri hunharca dümdüz edildi. Aylardır ‘sokağa çıkma yasağı’nın bilfiil uygulandığı Şırnak’ı 26 yıl önce il yaparak cezalandırmayı planlayan zihniyet, il statüsünden çıkararak ikinci kez cezalandırmayı düşünmektedir” diye belirtti. 

“Kürt kentlerini siyasi, askeri, coğrafik ve demografik açıdan yeniden dizayn etmenin kanlı adı olan ‘Çöktürme Planı’nın devamı niteliğindeki bu kararı Şırnak milletvekilleri olarak tanımıyoruz” diyen vekiller AKP Hükümeti’ni uyardı: “Elinizi Şırnak ve Cizre’nin yakasından çekin.”


Halkın beklediği adımlar 

Vekiller hükümetten taleplerini ise şöyle sıraladı:

*  Şırnak’ta tüm gün; Cizre, Silopi ve İdil’de yarı zamanlı devam eden ablukalar kaldırılmalı ve buralardaki yıkımlar derhal durdurulmalıdır.

*  Şırnak, Cizre, Silopi ve İdil’deki yıkımın siyasi ve askeri sorumluları tek tek ortaya çıkarılıp, yargılanmalıdır.

* Sokağa çıkma yasaklarının uygulandığı kentlerden yurttaşların yaşam alanları “acele kamulaştırma” ve “riskli alan” kapsamına alınmıştır. Halkın mülksüzleştirilmesi ve zorla yerinden edilme politikalarına bir an önce son verilmelidir.

*  Şırnak’ı, Cizre’yi, Silopi’yi ve İdil’i yakıp yıkan AKP, bu yerleşim yerlerinin geleceğine de karar veremez. Bu doğrultuda Şırnak ve Cizre’nin geleceğine Cizreliler ve Şırnaklılar karar vermeliler. 

*  Hükümet art niyetli değilse Cizre ve Yüksekova il olmalı ancak Şırnak ve Hakkari kent merkezini ilçe düzeyine indirmeyi gündeminden düşürmelidir. 


Torba Yasa ne diyor ? 


Meclis Plan ve Bütçe Komisyonunda kabul edilen ve bugün Meclis Genel Kurulu’na gelecek olan yasa ile birlikte devlet belediyeleri el koyacak. Özellikle Kürdistan’daki DBP’li belediyeleri hedef alan Torba Tasarının belediyelerle ilgili kısmı şöyle:


* İçişleri isterse alacak: İçişleri Bakanlığı’nın, güvenlik gerekçesiyle ihtiyaç duyduğu kamu kurum ve kuruluşları, belediyeler ile il özel idareleri dahil mahalli idareler ve diğer kamuya ait taşınmazlar bakanlığa verilecek. Taşınmazın bedeli valiliklerce tespit edilecek.


* Yeni belediye başkanı atanacak: Belediye başkanı veya başkan vekili ya da meclis üyesinin terör veya terör örgütlerine yardım ve yataklık suçları nedeniyle görevinden uzaklaştırılması veya tutuklanması halinde İçişleri Bakanı ya da vali, bu kişilerin yerine bir kişiyi görevlendirebilecek.


* Belediye işlevsizleştirilecek: Belediye hizmetlerinin aksatılmasının terör veya şiddet olaylarıyla mücadeleyi olumsuz etkilediğinin ya da etkileyeceğinin belirlenmesi halinde valilik bu hizmeti Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı, il özel idaresi veya kamu kurum ve kuruluşları aracılığıyla yaptırabilecek.


* Araçlara el konulacak: Terör ve şiddet olaylarına destek amacıyla kullanılan belediye veya bağlı idare araçlarına el konulacak.



* İki il ilçe oluyor:  Torba Tasarı yasalaşırsa Yüksekova ve Cizre il olacak. Hakkari Çölemerik, Şırnak da Nuh ismiyle ilçeye dönüştürülecek. 






KCK davaları için kanun teklifi


Darbe girişimi sonrası KCK davalarının da görüldüğü Özel Yetkili Mahkeme (ÖYM) heyetlerinin büyük çoğunluğunun Gülen Cemaati üyesi oldukları gerekçesiyle tutuklanmaları ya da aranmaları nedeniyle HDP, bu davaların yeniden görülmesi ve resen yürütülmesi talebiyle Meclis Başkanlığı‘na kanun teklifi verdi. HDP Adana Milletvekili Meral Danış Beştaş tarafından teklifte “Fetullah Gülen yapısına dâhil olan hakim ve savcılar tarafından yürütülen dosyalar kapsamında yargılanan/yargılanmış hüküm giymiş kimselerin maruz kaldığı mağduriyetlerin giderilmesi ve telafisi imkansız zararların önlenmesi açısından yargı yollarının yeniden açılması, hükümlü ve tutukluların derhal tahliye edilmesi gerekmektedir. Ayrıca bu dosyaların öncelikli ve re’sen incelenmeye tabi tutularak davaların neticelendirilmesi üstün kamu yararı gereğidir” denildi.