KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, belediyelere kayyum atamanın, tamamen Kürt düşmanlığına dayalı siyasetin gereği olduğunu bildirdi.

Eşbaşkanlık tarafından yapılan yazılı açıklamada, soykırımcı sömürgeci Türk devletinin, Kürt halkının varlığını ve iradesini tanımadığından, Kürt kimliğiyle belediyeleri yöneten ve Kürt’ün yerel iradesi olmaya çalışan eşbaşkanları ve meclis üyelerini bayram öncesi görevden alarak kayyumlar atadığı hatırlatıldı. Açıklamanın devam şöyle:


Halk iradesine ipotek

Kayyum atamak, halkın iradesine ipotek koymaktır. Kürt halkına ‘bu devlet size neyi uygun görürse onu kabul edeceksiniz’ dayatmasıdır. Soykırımcı sömürgeci sistemi zorla kabul ettirme saldırısıdır. Kayyum atamalarıyla birlikte soykırımcı sömürgeci saldırı, belediyelerde yeni bir aşamaya vardırıldı.

Belediyelere yönelik saldırılar yeni değildir; birçok belediye eşbaşkanı ya tutuklanmış ya da görevden alınmıştır. Yüzlerce belediye meclis üyesi tutuklanmıştır. Kürt kimliğine sahiplenen ve Kürt halkının yereldeki iradesi olmaya çalışan belediyeleri çalıştırmamak için yıllardır yoğun baskı uygulanmaktadır. Bu belediyeleri başarısız kılmak ve halkla bağını koparmak için yıllardır her türlü yol ve yöntem denenmektedir. Ancak bu saldırılar sonuç almayınca uydurma gerekçeler yapılıp kayyumlar atanmıştır. 


Nedeni Kürt düşmanlığıdır

Tüm Kürt halkı, demokrasi güçleri, Türkiye ve dünya kamuoyu bilmelidir ki; belediyelere kayyum atama, tamamen Kürt düşmanlığına dayalı siyasi nedenlerledir. Kürtlerin özgür ve demokratik yaşam taleplerine sahip çıktıkları ve bu taleplerin gerçekleşmesi için demokratik tutum gösterdikleri için belediyelere el konulmuştur. 


Soykırım saldırısının parçası

Kayyum atanması, 30 Ekim 2014’te alınan Kürt Özgürlük Mücadelesi’ni ezme kararının belediyeler üzerinde uygulanmasıdır. Belediyeleri çalıştırmama, belediyeler üzerinde baskı kurma politikasının yeni bir aşamaya vardırılmasıdır. 

Kürt’ün iradesini tanımama, Kürt’ün iradesini ezme biçimindeki bu saldırı, Türk devletinin Kürt halkına yönelttiği soykırım saldırısının bir parçasıdır. 


Gösterilecek tek tutum

Bu politika ve saldırılar karşısında gösterilmesi gereken tek bir tutum vardır; bu da direnişi yükseltmektir. Bu dönemde direnişçi tutumu gösterme ve direnişi yükseltme dışında her söz ve tutum bu saldırıları cesaretlendirmekten başka bir anlama gelmeyecektir. 

AKP iktidarı tek bir muhalif ses bırakmak istemiyor. 15 Temmuz darbe girişimini gerekçe yaparak Kürt Özgürlük Mücadelesi’ni ve demokrasi güçlerini ezip tümden susturmak istiyor. Bu politikada da ısrarlıdır. Belediyelere kayyum atama bu politikanın sonucudur. Zaten dokunulmazlıklar kaldırılarak bu saldırı HDP’ye de yapılmıştır. 

Bu durum karşısında tüm Kürt halkına ve demokrasi güçlerine düşen görev; direnmek, direnmek ve direnmektir. Bu temelde tüm Kürt halkını ve demokrasi güçlerini halkın iradesi olan bu belediyeleri sahiplenmeye ve bu saldırıları gerçekleştiren AKP iktidarına karşı demokrasi mücadelesini yükseltmeye çağırıyoruz. 


 ANF/BEHDİNAN