Zindana sığmayan sesler...
Hazırlayan: Zabel MİRKAN
Bekir Kaya, 1977 yılında Ağrı'da doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini Iğdır ve Ağrı’da tamamladı. 1994'te Diyarbakır Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni kazandı ve 1999 yılında bu okuldan mezun oldu. 2001'de Van'a yerleşerek, Van Barosu’na kayıtlı olarak avukatlık yapmaya başladı. Van Barosu’nda Yönetim Kurulu Üyeliği ve Başkan Yardımcılığı görevlerini üstlendi. 5 yıllık belediyecilik döneminin ardından bu göreve devam etti. 2014 yılında Van Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkan adayı oldu. Seçimlerde Hatice Çoban ile birlikte Van Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı olarak seçildi. Türkiye'nin en genç Büyükşehir Belediye Başkanı unvanına sahip olan Kaya, evli ve bir çocuk babası.
Kaya, 8 Kasım 2016’da 4 belediye yetkilisi ile gözaltına alındı. Kaya ile gözaltına alınan belediye çalışanları, 'Kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere silahsız katılarak ihtara rağmen kendiliğinden dağılmama', 'Örgüt üyesi olmak', 'Suç örgütlerinin isimlerini kullanarak tehditte bulunma' ve 'Örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme' iddialarıyla tutuksuz yargılansa da Kaya tutuklandı. Görevden alınarak yerine kayyum atanan Kaya’nın yargılandığı duruşmanın davası 7 Ağustos 2018’de görüldü; ancak dava 21 Eylül 2018 tarihine ertelendi.
SEGBİS yöntemi ile duruşmaya katılan Kaya, siyasi konjonktür gereği tutuklandıklarını ve bu siyasi konjonktürün gereği olarak hâlâ içeride olduklarını söyledi. Haklarında hazırlanan bilirkişi raporlarının polis tarafından hazırlandığına dikkat çeken Kaya, polisin siyasi saiklerle art niyetli bir rapor tuttuğunu belirtti. Kaya, "Kayyum atamalarının bir sonucu olarak rehin tutuluyoruz. Mahkemenizin tarafsız davranarak hakkımızda karar vermenizi isterim. Sizden bağımsız ve tarafsız olmanızı istiyorum" dedi. Bekir Kaya, yerel seçimlerde halkın yüzde 52'sinden oy alarak seçilmişti.
Mektup Adresi:
Bekir Kaya
Silivri Kapalı Ceza İnfaz Kurumu
Silivri/ İstanbul
Dar alanda fotokopi yaşam
Ali Gülmez, 2000 yılında gözaltına alınıp tutuklandı ve 2001'de Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi'nin (DGM) kararıyla Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 146/1. maddesine muhalefetten idam cezasına mahkum edildi.
O dönem Sincan F Tipi'nde kalan Gülmez'in hazır bulunduğu karar duruşmasında, Mahkeme Başkanı Hüseyin Eken, 'Aris' kod adlı Ali Gülmez'in, TCK'nın 'Devletin, anayasa ve temel nizamlarını bozma' hükmünü içeren 146/1. maddesine göre, idam cezasına mahkum edildiği açıklamıştı. Gülmez, 'TİKKO’nun Karadeniz Sorumlusu' olmakla suçlanıyordu. Cezası, 2002'de ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına dönüştürüldü. 17 yıldır F Tipi hapishanede tek kişilik hücrede kalan Gülmez, tecridi 'dar alanda fotokopi yaşam' olarak tanımlıyor ve "Ağırlaştırılmış müebbetliklerin yaşam koşulları hükümlüyü 'diri diri gömmekten' öte bir anlam taşımıyor," diyor yazdığı mektupta.
Ali Gülmez, 3 Şubat 2006’da avukatı Gül Altay’a bir mektup yazdı. Mektup, hapishane idaresi tarafından sakıncalı bulunarak gönderilmedi. Türkiye’de yargıdan sonuç alamayınca AİHM’e başvurdular. Başvuru, 2013 yılında yürürlüğe giren yasa gereği, Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Tazminat Komisyonu’na yönlendirildi. Komisyon ise başvuruyu Mayıs 2018’de karara bağladı. Gülmez’e ‘haberleşme özgürlüğünü’ ihlalden 500 TL ödenmesine karar verildi. Gülmez’in, Sincan F Tipi’nde kaldığı dönemde kaleme aldığı mektupta, "F tTpi zindanların iç yüzü, tecrit, izolasyon gerçeği, devrimci tutsakların karşı karşıya olduğu sorunlar kitlelere taşınmalı, düzenin baskıcı intikamcı yaklaşımları teşhir edilmeli, kitleler harekete geçirilmeye çalışılmalıdır" diyordu. Mahkeme bunları birer temenni olarak ele aldı ve mektubun bir kısmının okunaksız yazı ile şifreli kaleme alındığını öne sürdü.
27 Mayıs 2013’te ise hapishanede ikinci müdür olarak görevde bulunan H.A.A., Gülmez’in tutulduğu tek kişilik hücrede yetiştirdiği yeşillikleri, “Ali Gülmez’in Gezi Parkı'nı düzenleyelim” diyerek söktü. Bu keyfi uygulamaya tepki gösteren Gülmez’e ise disiplin cezası verildi.
Mektup Adresi:
Ali Gülmez
Tekirdağ 1 No’lu F Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu
Tekirdağ