Uludere’de devrilen zırhlı araçta yaralı kurtulan Sedat Fırat,  Türk askerlerinin yaralılara müdahale etmediğini; ambulansın ise durumu daha ağır olan kişiler yerine askerlerle ilgilendiğini söyledi.

GÖKHAN ALTAY / MA / ŞIRNAK

Zırhlı araçta yaralı olarak kurtulan üniversite öğrencisi Sedat Fırat, "Yol üzerinde bulunan 6-7 asker ne yardıma geldi ne de araçtakilerin çıkmalarına izin verdi. Olay yerine gelen askeri ambulans da yaralı askerlere müdahale etti. Daha ağır yaralı olan kişilere öncelik verilmedi. Biz daha sonra sivil araçlarla Uludere’deki hastaneye kaldırıldık" dedi.

Şırnak’ın Uludere ilçesine bağlı Elemun (Andaç) köyünde 29 Haziran günü, “sınır ticareti yaptıkları” iddiasıyla gözaltına alınan ve aralarında çocukların da bulunduğu kişileri taşıyan “Kirpi” tipi zırhlı askeri aracın devrilmesi sonucu araçta bulunan 16 yaşındaki Ali Ölmez yaşamını yitirmiş, 2’si asker toplam 13 kişi de yaralanmıştı. Devrilen zırhlı araçta yaralı olarak kurtulan üniversite öğrencisi Sedat Fırat, gözaltına alındıkları süreç ve sonrasında yaşadıklarını anlattı.

 Komutan vur emri verdi 

Gözaltına alındıkları günün ilk saatlerinde sınırdan evlerine dönerken askerler tarafından önlerinin kesildiğini, bunun üzerine geri dönmek zorunda kaldıklarını aktaran Fırat, o sırada yakalanan bazı çocukların askerler tarafından darp edildiklerini belirtti. Birçoğu çocuk 35 kişi ile birlikte sabaha kadar sınırda beklemek zorunda kaldıklarını anlatan Fırat, “Oradan ayrılmayan askerler, ‘Gelin size yardımcı olacağız’ dediler. Bunun üzerine askerlerin yanlarına gittik. Göğsümüze silah dayayarak, sigaraları nereye sakladığımızı sordular. ‘Kaçacak olsak teslim olmazdık’ dedik. Birkaç saat o sıcağın altında beklettiler. Komutanlardan birisi, olası kaçma durumunda ‘vur’ emri verdi askerlere. Biz de bir yere ayrılmadık.”

Kirpi, hız ve son ses müzik 

Saatlerce sınırda bekletildikten sonra askeri tabura getirildiklerini kaydeden Fırat, ardından 3 Kirpi tipi zırhlı araçla ifade işlemleri için yola çıkarıldıklarını kaydetti. Çocukların da olduğu 11 kişi ile bindirildikleri araçta 2 askerin de bulunduğunu ifade eden Fırat, kaza anına dair şunları söyledi: “Uzman çavuş kemerini taktı. Araçta bulunanlara kemerlerin takılması için bir uyarıda bulunulmadı. Ben tek kemer takmıştım. Direksiyonda bulunan asker, süratli bir şekilde aracı sürüyordu. Son ses müzik dinliyordu. Viraja geldiğimizde direksiyon hakimiyeti kayboldu. Küçük çocuklar bile o süratle viraja girilmeyeceğini bilir.”

   

Askerler yardım etmedi

Kazanın yaşanmasının ardından kendisinin bilincinin açık olduğunu dile getiren Fırat, şöyle devam etti: “Askerin birisi şok geçirmişti. Yardım isteğime rağmen gelip yaralıları çıkarmama yardım etmediler. Ali’yi dışarıya çıkardığımda daha yaşıyordu. Ancak bir süre sonra yaşamını yitirdi. Birisine kalp masajı yaptığım sırada aracın üzerinde bulunan uzman çavuş, ‘bırak, elleme’ dedi.”

Siviller sonraya bırakıldı

Fırat, kazanın yaşandığı sırada diğer askeri araçlarda kilitli bulunan köylülerin dışarıya çıkıp kendilerine yardım etmeleri için gelmelerinin askerler tarafından engellendiğine dikkat çekti. Fırat, şunları söyledi: “Yol üzerinde bulunan 6-7 asker ne yardıma geldi ne de araçtakilerin çıkmalarına izin verdi. ‘Kaçacaklar’ diye izin vermediler. İnsanlar yardımımıza geldi. Olay yerine gelen askeri ambulans da ilk olarak yaralı askerlere müdahale etti. Daha ağır yaralı olan kişilere öncelik verilmedi. Biz daha sonra sivil araçlarla Uludere’deki hastaneye kaldırıldık.”

 Fırat, son olarak köydeki tek geçim kaynaklarının sınır ticareti olduğunu vurgulayarak, ihtiyaçlarını karşılamak için bunu yapmaya mecbur olduklarını söyledi.