Avukat Sena Yazıbağlı Gül, Yargı Reformu Strateji Belgesi’nin ikinci paketinde yer alan “yoksulluk nafakası“ ve “küçük yaşta evlilik” düzenlemelerinin çocuk yaşta evlilikleri meşrulaştırdığını ve kadın kazanımlarının yok edilmek istendiğini söyledi.

Yargı Reformu Strateji Belgesi kapsamındaki ilk paket olan 39 maddelik yasa teklifinin Meclis’te geçmesinin ardından “Yoksulluk nafakasının sınırlandırılması” ve “Çocuk istismarcılarına af” olarak bilinen çocukların istismarcılarla evlendirilmesine dair kanun teklifi kamuoyunda tepkiyle karşılandı. İkinci paketle çocuklara yönelik istismar suçunu işleyenlere verilen cezaların ortadan kaldırılmasını öngördüğünü söyleyen Av. Sena Yazıbağlı Gül, ikinci yargı paketiyle ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Yargı reformu adı altında getirilmeye çalışılan “yoksulluk nafakası” ve “küçük yaşta evlilik” ile ilgili düzenlemelerin, kadın kazanımlarının ortadan kaldırılmasına ve çocuk istismarının artmasına neden olacağını belirten Av. Sena Yazıbağlı Gül, nafakaya karşı yürütülen tartışmaların bilinçli olduğunu söyledi. Gül, kadın kazanımlarının yok edilmek istendiğini söyledi. Medeni Kanunu’nun 175 ve 176. maddelerini hatırlatan Gül, “Yani yoksulluk nafakası almak için ‘boşanma yüzünden yoksulluğa düşmek’ ve ‘daha ağır kusurlu olmamak’ gerekiyor. Nafakayı alan kadınların evlilikte daha ağır kusuru olmayan ve evlilik neticesinde yoksulluğa düşen kişiler. Hakim zaten bu şartlara göre nafaka miktarını belirliyor. Yine 176. maddede nafakanın kaldırılma koşulları açıkça belirtilmiş” dedi.

Erkeğe mahkum bırakılıyor

 Nafakanın kaldırılmasıyla kadınların erkeğe mahkum edilmek istendiğini ifade eden Gül, şöyle devam etti: “Bu düzenlemeyle kadınlar, şiddet gördükleri, kötü muamele gördükleri evlerde kalmaya mahkum edilerek, o evliliği sürdürmek zorunda kalacak. Türkiye’de hükümetin kadın politikası özetle, ‘Kadınlar evde otursun, çocuk doğursun’ şeklinde. Hiç çalışmamış, 35-40 yaşında, iş deneyimi olmayan, boşanmış bir kadının iş bulabilme ihtimali bu ülkede sadece yüzde 8, dolayısıyla nafakanın yargı paketinde ya da başka türlü Meclis gündemine gelmesi gerektiğini düşünmüyoruz.”

 

Mağdur nafaka alamayandır

 Türkiye’de son dönmede nafaka ödeyen “mağdur erkekler” profili çizildiğini ifade eden Gül, asıl mağduriyeti yaşayanların karar verilen nafakayı alamayan kadınlar olduğuna dikkat çekti. Erkeklerin iddia edilen mağduriyetlerine ilişkin bir veri bulunmadığına işaret eden Gül, “Gerçeğe baktığımızda nafakayla ilgili asıl mağdur olanlar kadınlar. Zaten bağlanan nafaka miktarları çok yüksek miktarlar değil, ortalama 150-300 lira arasında. Kadına 100 lira, 200 lira nafaka vermemek için baskı yapan, şiddet uygulayan erkekler var” dedi.

Çocuk evliliği normalleştiriliyor

 Yargı paketinde düzenleme yapılmak diğer önemli maddenin çocuk istismarının önünü açan 10 yaş uygulaması olduğunu söyleyen Gül, şöyle devam etti: “Bu düzenlemelerle birlikte çocuk yaşta evlilik meşrulaştırılmaya çalışılıyor. Bir başka ifadeyle şeri hükümlerin toplumsal yasalara adapte edilmesine çalışılıyor. Çünkü 16 yaşında olan bir çocuk ailesinin rızasıyla zaten evlenebiliyordu. Bunu daha erken yaşta evliliklerinde meşrulaştırılması çocuk istismarıdır. Eğer çocukla istismarcısının arasında 10 yaştan büyük bir fark yoksa hükmün cezanın ertelenebileceği yönünde bir düzenleme olacak. İktidar topum mühendisliği yapmaya çalışıyor ama bunu yaparken aslında kendi seviyesine bir medeni hukukun ve yaşamın seviyesine getirerek değil tam da ilkel yaşamın kendisine kabile dönemlerine getirmeye çalışıyor.”

 

MA/İZMİR