KCDK-E’nin 3. Kongresi’nde faşizme karşı demokrasi güçleri ile ortak mücadele ve ulusal birlik çalışmalarının önemine vurgu yapıldı. Sonuç bildirgesinde, anadil eğitimi ve demokratik toplum çalışmalarının büyütülmesi kararlılığı ortaya konuldu. KCDK-E’nin önümüzdeki süreç çalışmalarının merkezinde yine Öcalan’ın özgürlüğü olacak. Avrupa Kürdistanlılar Demokratik Toplum Kongresi (KCDK-E) 3. Kongresi, 8-15 Temmuz tarihlerinde yapıldı. Avustralya, Kanada, Japonya ve Avrupa ülkelerinden yüzlerce toplum merkezi, federasyon, birlik, inanç, kadın ve gençlik kurumlarının temsilcisi yüzlerce delegenin katıldığı kongre, Kürdistan ve kader tayin edici gelişmelerin yaşandığı Ortadoğu’nun sıcak siyasal sürecinde gerçekleştirildi.  

KCDK-E Eşbaşkanlık Divanı, kongreye ilişkin sonuç bildirgesinde, Eşbaşkanlığa Fatoş Göksungur ve Yüksel Koç’un seçildiğine dikkat çekti.

‘AKP-MHP’ye karşı ­­mücadeleyi yükselteceğiz’

Bildirge, yapılan kongrede geçen sürecin yürütülmesinde emek sahibi olanlara teşekkür edildiği vurgusu ile başladı; “Geçen yıl Efrîn’i sahiplenme ve Kürt Halk Önderi Sayın Öcalan’ın özgürlüğü için gerçekleşen binlerce eylem ve etkinlik, Türkiye ve Kürdistan’daki seçimler için sarf edilen yoğun çaba ve emek için tüm toplum merkezlerimize, Kürdistani kurumlara, ortaklaşan tüm demokrasi güçlerine, emek sahibi olan, fedakarca bu eylem ve etkinliklere katılan halklarımızın özverisinden ötürü teşekkür edildi.”

Yeni döneme tüm Kürdistanlı kurumların ulusal birlik ve demokrasi güçleri ile ortak demokrasi mücadelesini daha da yükselterek AKP-MHP faşizminin saldırılarına karşı ortak demokrasi mücadelesi yükseltme kararlılığını da yenilediği sonuç bildirgesinde hatırlatıldı.

‘Özgür önderlik, özgür yaşam’

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın özgürlüğünün temel gündemleri olmaya devam ettiği ifade edilen bildirgede  şunlara yer verildi: “Önder Apo’nun özgürleştirilmesi temelinde 3. kongremizde alınan karar gereği kesintisiz eylem sürecinin planlaması, yönetimimiz tarafından ayrıntılı olarak yapılmıştır. Önder APO’nun özgürlüğü temelinde gelişecek olan kesintisiz eylem sürecine tüm halkımızın ve demokrasi güçlerinin en üst düzeyde katılımının sağlanması için çalışmaların acil olarak başlatılması kararlaştırılmıştır. Önder Apo’nun özgürlüğü temelinde gelişecek eylemlerde tüm KCDK-E bileşenleri aynı düzeyde katılımı ve çalışması kararı alınmıştır. Kongre 1 yıllık sürece ‘Öcalan’a Özgürlük’ kampanyasını büyütmeyi önüne görev olarak koymuştur.”

Bildirgede kampanya çerçevesinde tüm dünyada her ay   Öcalan’ın fikirlerinin çeşitli etkinlik, yöntem ve araçlarla tanıtıldığı etkin bir tarzla gerçekleştirileceği bilgisi de paylaşıldı.

Ulusal birlik ve ortak mücadele

Kürtler arası birlik konusunun de ele alındığı vurgulanan bildirgede ulusal birlik temelinde verilecek mücadele konusunda da şu tespitler yapıldı: “Kongremiz Rojava, Güney ve tüm Kürdistan’da katliam ve soykırım politikalarını daha da pervasızlaştırarak yeniden işgali hedefleyen Diktatör Erdoğan, AKP-MHP faşist blokuna karşı ulusal birlik ve seferberlik ruhuyla Avrupa’daki tüm Kürdistani kurumlarla ortak mücadeleyi esas alır. Ulusal birlik ve seferberlik ruhuyla sömürgeci Türk devletinin teşhirini ve Kürt halkına karşı yürütülen kirli savaşın durdurulması için dört parçadan Kürdistani kurumlar ve demokrasi güçleriyle ortak mücadeleyi sürdürmenin kararlılığının altını çizmiştir.”

Bildirgede; AKP-MHP faşizminin ancak ulusal birlik ve demokrasi güçleriyle ortak bir mücadeleyle durdurulabileceği ve halkların eşitlikçi, özgürlükçü ortak yaşamını bu şekilde sağlayabileceği vurgusu da yapıldı.

Kriminalizasyonlara karşı mücadele

Başta Almanya olmak üzere Türk devleti ile siyasi ekonomik ilişleri bulunan kurum ve ülkelerin Kürtleri kriminalize etme saldırılarına karşı mücadele kararlılığı da KCDK-E sonuç bildirgesinde şu şekilde yer aldı: “Kriminalizasyonun kırılması ve Avrupa’da yaşayan göçmenlere tanınan kendi kimlikleri ile bulundukları ülkelerde yaşama hakkının Kürdistanlı göçmenlere de sağlanması için, yoğun bir kimlik çalışması yürütülmesi kararlaştırılmıştır.”

Demokratik toplum çalışmaları

Toplumsal değişim-dönüşüm, kadın özgürlükçü, eşitlikçi bir toplum inşası için kültür, eğitim, sosyal, siyasal ve diğer konulardaki halkımızın ihtiyaçlarını karşılamak için NAVEND’lerde proje geliştirerek demokratik toplum çalışmalarına ağırlık vererek bunun büyük bir inançla sürdürülmesi de kongrede alınan bir diğer önemli karar. Bildirgede, “Bu temelde halkımızın demokratik toplum merkezlerinde örgütlendirilmesi, Eşbaşkanlık sisteminin oturtulması, toplumun politikleşmesi, karar süreçlerine aktif ve pasif üyelerin katılımının sağlanması, her alanın kendi görevlerini yapması temelinde kapsamlı çalışmaların yürütülmesi görev olarak konmuştur. Toplumsal bütünlüğün en önemli ekseni olan kadına şiddet ve kadın kırımına karşı mücadelede eksik ve zayıf yanları eleştirerek geriliklere karşı mücadele ilkesel duruşun önemi tekrardan vurgulandı.”

Halk diplomasisi esas alınacak

“Kurum ve örgütlü gücümüz Avrupa ve diğer ülkelerde halk diplomasisi temelli lobi çalışmalarını daha da güçlendirerek toplumsal çalışmalarda yerini almaya devam edecektir” denilen açıklamada, Kürtlerin siyasi ve ulusal kimlikleri ile yaşadıkları her yerde kurumlarda aktif rol alarak, ortak çalışmayı geliştirmesi için yoğun bir çabanın harcanması kararının alındığı hatırlatıldı.

Merkez ve üyelere dönük hizmetler

Demokratik Toplum Merkezlerinin kitlesel ve toplumsal bir karakter alması için yoğun üyelik çalışmalarına ihtiyaç duyulduğu vurgulanan KCDK-E 3. Kongre sonuç bildirgesinde şu çağrı yapıldı: “Demokratik Toplum Merkezlerine üyelik çalışmaların da aksatılmadan aralıksız sürdürülmesi gereken temel çalışmalarımız olmaya devam etmektedir. Kongremizde alınan karar gereği tüm NAVEND’lerimizin üyelik çalışmalarını belirlenen hedefler doğrultusunda gerçekleştirmesi kararlaştırılmıştır. Tüm üyelerin sosyal, ekonomik, kültürel, siyasi, hukuksal ve diğer konularda sorunlarının çözümü ve projeler geliştirme, ilgili kurumlar ve STÖ’lerle ortak çözümler üretme daha da güçlendirmelidir.”

Gençlerin kendi ulusal değerleriyle buluşması için özel bir çabaya ihtiyaç duyulduğu vurgulanan bildirgede, Rojava, Şengal, Güney ve Kuzey Kürdistan’dan gelen siyasi sığınmacılarla ilgilenmede yaşanan eksik ve yetmezliklerin sona erdirilmesi gerektiği ifade edildi.

Kongrenin Türk sömürgeciliğine karşı ‘Seri Hilde’ ve ‘Öcalan’la özgür yaşam’ şiarını özgürlük ve eşitlik mücadelesi temelinde yükseltme kararlaşmasıyla sonlandığı ifade edildi.

Anadil eğitimi çalışmaları büyütülmeli

KCDK-E 3. Kongresinin sonuç bildirgesinde anadilde eğitim çalışmalarına özel bir yer ayrıldı. İnsanlık değerlerinin temel kriterlerinden birinin anadilde eğitim hakkı olduğu ancak sömürgeci ülkelerin asimilasyon ve yasaklamalarının devam ettiğine dikkat çekilen bildirgede yapılması gereken çalışmalar şu şekilde sıralandı: “Avrupa ve diğer ülkelerde ana dilde eğitim hakkını öne çıkarmak ve bu hakkın tanındığı yerlerde bunu etkin bir şekilde kullanma kongre kararlarımızdandır. Bazı ülkelerde ve eyaletlerde Kürtçe ana dil eğitiminin okullarda resmi olarak verilmesi olumlu olarak değerlendirilirken, bazı yerlerde de bunun kazanılması önümüzde görev olarak durmaktadır. Bu konuda geçmiş dönemlerde yeteri kadar çaba sergilemeyen kurumlarımız, yöneticilerimiz eleştirilerek bu hakkın daha da gelişmesi için bir çalışma içine girmesi kararlaştırıldı.”

HABER MERKEZİ