Kürt siyasetçi ve insan hakları savunucusu 104'ü tutuklu 152 kişinin yargılandığı KCK duruşmasının 31. duruşması dün Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Duruşmaya, Uludere'de 35 kişinin Türk savaş uçakları tarafından katledilmesi damgasını vurdu. Tüm tutsaklar adına söz alan Şırnak Milletvekili Selma Irmak, Roboski'de yaşananların "Şırnak halkına reva görülen devlet intikamı" olduğunu söyledi. Yetkililerin olayı "hata, kusur" olarak değerlendirmesinin kast-ı mahsus olduğunu belirten ve yaşananları "33 Kurşun" olayına benzeten Irmak, "Hata hangi hatadır? 2004'te Başbakan'ın Diyarbakır'da yüzleşilmesi ve hesaplaşılması gerektiğini söylediği devletin rutin hatası mıdır? Kazayla ölüme uğrama hep Kürdün kaderimidir? Bu hata binlerce kez tekrarlanınca Kast-ı mahsus olmaz mı? Siz bizim zekamızla olay mı ediyorsunuz?" diye sorarak Türk Başbakan Erdoğan'a "Zulümle abad olmaz!" diye seslendi. "Bu katliam aydınlatılmadıkça devlet Genelkurmay şahsında töhmet altındadır! Zanlı durumdadır" diyen Irmak, "Operasyon kazası' gibi pişkin, cüretkar açıklama çabaları ancak kantarın topuzunun kaçırılmasından duyulan paniği ört-pas etme gayreti olabilir" dedi. Irmak, "İki elmiz yakanızda olacaktır. Bu halk gencecik evlatlarının göz öre, göre katledilmesine seyirci kalmayacaktır" diye konuştu.

Ara talebine ret

Kürt halkı olarak yasta olduklarını belirten Irmak, yargılamaya sonraki celseye kadar ara verilmesini talep etti. Avukat Sebahattin Korkmaz da yasta olduklarını ve müdafiler olarak duruşmayı takip edemeyeceklerini söyledi ve ara verilmesini talebini desteklediklerini belirtti. Mahkeme Başkanı Menderes Yılmaz, talebi "yasaya uygun değildir" diyerek geri çevirdi. Yılmaz'ın kararına ayağa kalkarak tepki gösteren Kamuran Yüksek, "Biz insani talepte bulunduk. Fakat kabul edilmedi. Mahkemenin bu tutumunu protesto ediyoruz. Salonu terk etmek istiyoruz" dedi. Yüksek'e tutuklular ve duruşmayı izleyen yakınları alkışlarla destek verdi. Mahkeme heyeti tutukluları düzeni bozdukları gerekçesiyle dışarı çıkararak duruşmaya ara verdi.

Baro'dan suç duyurusu

Diyarbakır Adliyesi önünde açıklama yapan KCK davası avukatlarından Diyarbakır Baro Başkanı M. Emin Aktar, "Yasta olduğumuzu savunma yapamayacağımızı ve buna saygı gösterilmesini istedik. Keşke yasımıza mahkeme heyeti de katılmış olsaydı" dedi. Roboski'de yaşanan katliamın hükümetin ısrarlı bir şekilde yürüttüğü güvenlik politikaları sonucunda meydana geldiğini ifade eden Aktar, sonucunun ise daha fazla acı, şiddet ve zihinsel bölünmüş olduğunu belirtti. Hükümete olayın sorumlularının derhal görevden alınması ve haklarında soruşturma açılarak cezalandırılmalarını isteyen Aktar, "Yapılması gereken bugün yaşananlar hakkında yüzyıl sonra özür dilemek değil hemen gereğini yapmaktır. Daha çok ölüm daha çok acı yaşanmaması için taraflara derhal bu savaşı durdurmaları çağrısında bulunuyoruz. Savaşı durdurmuyorsanız, savaşı bir çözüm olarak görüyorsanız, Cenevre Savaş Hukuku sözleşmelerine uyun ve sivilleri katletmeyi durdurun" çağrısında bulundu. Diyarbakır Barosu'na kayıtlı avukatlar olarak yaşanan olayın failleri hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını duyuran Aktar, "Bekliyoruz ki sokakta yürüyene eline taş alana alkış tutana çok hızlı biçimde soruşturma açarak tutuklayan yargı böylesi bir katliamın failleri konusunda da duyarlılık gösterir" dedi.

DİHA/AMED