
Amanos, özellikle varlığını Sünni bir yapı üzerinde inşa etmeye çalışan AKP Hükümeti'nin, toplumun inanç konusundaki hassasiyetlerini kullanarak kışkırttığını kaydetti. Amanos, "Türkiye gibi geniş bir inanç mozaiğine sahip bir yerde karşıtlaştırma, düşmanlaştırma yaratıyor. Geçmişte de bunun örnekleri vardır. Sivas, Maraş katliamı var. Bunlar toplumsal huzuru bozuyor. Bu, devletin politikasıdır. Sünni Müslüman halkımıza devletin bu oyunlarına gelmemeleri konusunda çağrı da bulunuyoruz" dedi. Saldırganların ‘Madımak gibi yapacağız, burayı terk edin’ şeklinde tehditler savurduğuna dikkat çeken Amanos, “Saldırının belli örgütlülüğe dayalı devlet destekli geliştiği açıkça görülüyor. Bu tür olayları özellikle farklı inanç ve kültürel grupların bir arada yaşadığı yerlerde yapıyorlar. Sivas, Malatya, Maraş bunlara örnektir. Yine Kürt ve Türk farklı etnik grupların olduğu yerler buna örnektir. Bunlar özellikle seçiliyor. Bu tür düşmanlıklar devletin varlık nedenidir. Bunlar ortadan kalktığında hükümetler de kendi varlıklarını bu biçimde sürdüremezler. Dolayısıyla halkımız duyarlı olmalı ve bu tür provokasyonlara gelmemelidir” dedi. Türk devletinin Sünni gelenek üzerine oturtulduğunu, onun dışında başka inançların varlığını kabul etmediğine dikkat çeken Amanos, AKP Hükümeti'nin de Alevi açılımıyla aslında asimilasyon yapmak istediğini söyledi ve ekledi: "Tüm bunlar ancak Alevi toplumunun tüm farklılıklarıyla bir araya gelip mücadele etmeleriyle son bulabilir. Bunun için de Alevi toplumuna ortak mücadele çağrısında bulunuyoruz.”
HALİT ERMİŞ / ANF/BEHDİNAN
Büyütüldüğü kadar vahim
Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, Malatya'da Alevilere yönelik saldırının büyütüldüğü kadar vahim olmadığını savundu. Ancak Alevi kuruluşları ise, saldırganlara AKP Hükümeti'nin Alevilere yönelik ötekileştirici politikasının cesaret verdiğine dikkat çekiyor.
Türk Başbakan Erdoğan başkanlığında önceki gün toplanan Bakanlar Kurulu toplantısı sonrası açıklama yapan Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, Malatya'da Alevilere yönelik saldırıya ilişkin "Alevi vatandaşımızın Ramazan davulcusuyla tartışması büyütüldüğü kadar vahim bir olay değildir" dedi.
Asimilasyon politikası körükledi
Ancak Alevi örgütleri, Hükümet sözcüsü ile aynı fikirde değil.
Pir Sultan Abdal Derneği Genel Yönetim Kurulu Üyesi Atilla Özdemir bianet'e yaptığı açıklamada Malatya'da yaşanan olayları şöyle değerlendirdi: "Malatya'da gerçekleşen bu olaylar, Türkiye'de uzun bir süredir AKP iktidarı tarafından Alevilere karşı uygulanan yok sayma, asimilasyon ve inkar politikalarının bir sonucudur. 19 yıl süren Sivas Katliamı davasının zaman aşımına uğramasına 'hayırlı olsun' diyen Başbakan'ın Alevilere karşı kayıtsız tutumunun ortaya çıkardığı durum budur maalesef. Bir takım Alevi dernekleriyle iftar organizasyonu düzenleyen hükümetin asıl amacı Alevileri asimile etmektir." Özdemir, devlet kademesindekilerin daha dikkatli davranmalarını ve olaylara kayıtsız kalmamalarını istedi.
Erdoğan cesaret veriyor
Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) da yazılı açıklama yaparak tepkisini gösterdi. FEDA açıklamasında Sürgü Beldesi'nde Alevilere yönelik saldırıyla durumun bir başka boyut kazandığını ifade etti. "Saldırılar münferit olmaktan çıktı" denilen açıklamada saldırganlara, Sivas Katliamı sanıklarının aklanması ile Başbakan Erdoğan'ın “Bu kararın milletimize hayırlı uğurlu olmasını diliyorum” beyanatının cesaret verdiğine dikkat çekildi.
Sessiz kalmayacağız
Avrupa Koçgirililer Birliği (AKB) de yazılı açıklama yaparak, Sürgü'de Alevilere yönelik saldırıyı kınadı. Açıklamada "Alevileri linç etme girişimini kınıyoruz ve bu saldırılara asla sessiz kalmayacağız. Kurumlarımızla birlikte her zaman her platformda bu güne kadar olduğu gibi, bundan sonrada birlikte olacağımızı bildiririz" denildi.
HABER MERKEZİ