KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, AKP devletinin sahte ve ikiyüzlü politikalarını bir taraftan Kürt sorununun çözümü ve müzakere söylemleriyle, diğer yandan siyasi ve kültürel soykırım politikalarını geliştirerek sürdürmeye devam ettiğini ifade etti. Cizre’de önceki 14 yaşında Kürt genci Ümit Kurt’un devlet güçleri tarafından katledildiğine dikkat çeken KCK, “Halkımızı öz savunmasını geliştirerek her türlü saldırılara karşı en radikal düzeyde karşılık vermeye çağırıyoruz” diye belirtti.

“Paralel, Hüda-Par ve Hizbullah’ın AKP devletiyle ilişkide olduğu birlikte geliştirdikleri katliamlarla tescillenmiştir” diyen KCK, devamla şu hususlara dikkat çekti: “Yaptıkları tek şey, geçmişte ve bugün devletin koruması altında ve devletin desteğiyle özgürlük hareketine ve Kürt halkına düşmanlıktır. Kürtlerin varlığı ve özgürlüğü için hiçbirisinin burnu dahi kanamamışken, her gün Kürtlerin kanına girerek sahte Müslümanlık ve sahte Kürtçülük yapmaları onların gerçek yüzünü örtemez.”


Tutuklamalar serhildan gerekçesidir

Kürt sorununun çözümü ve Türkiye’nin demokratikleşmesinin her şeyden önce ciddi bir zihinsel değişiklik, güçlü bir irade ve gerçek bir niyet sahibi olmayı gerektirdiğini vurgulayan KCK, AKP devletinin bütün bunlardan fersah fersah uzak olduğunu kaydetti. KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, halen Kürt halkının varlığını bile tanımayan AKP’nin, Kürt halkının özgürlüğünü nasıl tanıyacağını her gün Kürt gençlerini ve çocuklarını katlederek gösterdiğini vurguladı. Böyle bir zihniyetle Kürt sorununun çözümü ve Türkiye’nin demokratikleşmesinin mümkün olmadığının altını çizen KCK, belediye başkanlarına yönelik gözaltına da tepki göstererek serhildan gerekçesi olduğunu kaydetti: “AKP devleti, çözüme gelmek şurada kalsın, geliştirdiği siyasi ve kültürel soykırım politikalarıyla her gün onlarca kişiyi gözaltına almakta ve tutuklamaktadır. Belediye başkanları ve seçilmişler halkın iradesidirler. Onlar, yüzbinleri, milyonları temsil etmektedir. Her tutuklanma ve gözaltı, yüzbinlerin ve milyonların gözaltına alınıp tutuklanması demektir. Kürdistan halkı böyle zalimce politikalara karşı asla sessiz kalamaz. Belediye başkanları ve seçilmişlerin şahsında tutuklanan ve gözaltına alınan halkın iradesidir. Halkımız buna daha fazla tahammül etmemelidir. Her tutuklama bir serhildan gerekçesi olmalıdır.”

ANF/BEHDİNAN