Geçtiğimiz günlerde Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) adlı çete tarafından Güney Kürdistan’ın Şengal bölgesinde yapılan iki ayrı saldırıda 6 Êzîdî Kürt hayatını kaybetmiş, 4 kadın da çete mensuplarınca kaçırılmıştı. KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı saldırıya ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, yaşamını yitirenlerin ailelerine başsağlığı diledi. Saldırılara karşı korunmanın tek yolunun örgütlülük olduğunu vurgulayan KCK, “Êzîdî halkı saldırıların boyutu ne olursa olsun hiçbir biçimde kendi öz topraklarını terk etmemeli” çağrısında bulundu.
KCK, Kürdistan’daki diğer inanç ve kültürel kesimleri bu saldırılara karşı dayanışmayı güçlendirmeye davet ederek, ''Her türlü saldırıyı püskürtecek tüm halkların, inançların, kültürlerin varlığını ve özgürlüğünü güvence altına almalıdır. Bu tekçi, soykırımcı ve faşist çetecileri etkisizleştirmeyi hedeflemelidirler'' diye belirtti.

İslam adına vahşet uygulanıyor

El-Kaide ile bağlantılı olduğu söylenen çetelerin Ortadoğu’da Kürt halkı ile Alevi, Êzîdî ve Hıristiyanlar başta olmak üzere kendisinden olmayan tüm etnik ve dinsel topluluklara karşı başlattığı kirli savaşı yürütmeye devam ettiği belirtilen açıklamada, en vahşi ve insanlık dışı saldırıların İslam dini adına sürdürüldüğüne vurgu yapıldı. KCK, saldırılara yönelik AKP Hükümeti'nin desteğine de dikkat çekti. Rojava’da Kürt halkının varlığına ve kazanımlarına yönelik gerçekleşen saldırıların AKP Hükümeti'nden maddi-manevi her türlü desteği alıp yoğunlaştırıldığı kaydedilen açıklamada, bu tür saldırıların her fırsatta tekrarlandığı vurgulandı.

Êzîdîler savunmasız bırakıldı

Musul'da Êzîdî halkına yönelik saldırıların, sadece Êzîdî olmaları nedeniyle gerçekleştiriğinin altını çizen KCK, Musul ve Şengal bölgelerinde 2007 yılında da katliamlar gerçekleştirildiğini hatırlattı. KCK, saldırılara karşı Güney Kürdistan ve Irak yönetiminin tutumunu da eleştirdi: ''Ne Merkezi Irak yönetimi, ne de Güney Kürdistan Hükümeti bu katliamlar karşısında gerekli tavrı takınmış, tedbir almış, katillerin üzerine gitmiştir. Adeta Êzîdî katliamına göz yummuşlar, Êzîdîleri katliamlar karşısında savunmasız bırakmışlardır.''

Amaç göçertmek

Çete saldırılarının Êzîdî Kürtleri kendi öz topraklarından kopartıp-göçertmek amacıyla gerçekleştirildiğine dikkat çeken KCK, şu hususlara vurgu yaptı: ''Tümüyle ulus-devlet zihniyetini pratikleştirmek, tek devlet, tek ulus, tek din ve tek dil yaratmak için gerçekleştirilen bu katliamlar ne ilk ne de sondur. Bölgede kendi dışındaki tüm ulusal, toplumsal, inanç ve kültür kesimleri tasfiye etmekten başka hiçbir düşüncesi ve zihniyeti olmayan bu insanlık dışı faşist çetelere karşı örgütlü mücadele etmekten başka hiçbir yol ve yöntem yoktur.''

Êzîdîler sahipsiz değil

KCK, saldırıların boyutu ne olursa olsun Êzîdî halkının hiçbir biçimde topraklarını terk etmemesi, her türlü saldırıya karşı birliğini geliştirmesi, öz savunmasını örgütlemesi gerektiğini belirtti. Êzîdî halkının sahipsiz olmadığını vurgulayan KCK, ''Êzîdî halkımızı savunmak için de üzerimize düşen tüm görev ve sorumlulukları yerine getirmeye hazır olduğumuzu bu vesileyle herkese duyuruyoruz'' dedi.

ANF/BEHDİNAN