
KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı tarafından Roboskî Katliamı'nın 4. yıldönümü vesilesiyle yapılan yazılı açıklamada, Roboskî Katliamı'nın Türk devletinin karakterini tüm çıplaklığıyla açığa vurduğu hatırlatıldı.
Devlet bilerek katliam yaptı
Açıklamada, "Bu katliamın faili gizli değildir. Devlet, uçaklarıyla katledilenlerin kimler olduğu bilinerek bombalamayı yapmıştır. Bu kadar ağır suça rağmen dönemin Başbakanı bu bombalamayı yapanları kutlamıştır. Kürt Özgürlük Hareketi’ne karşı savaşan ordunun bu mücadelede iradesi zayıflamasın denilerek bu kutlama yapılmıştır. Bu gerçeklik, Türk ordusu ve polisi tarafından katledilen Kürtlere nasıl yaklaşıldığını gözler önüne sermiştir" denildi.
En fazla AKP döneminde
Roboskî Katliamı'nın Kürdistan'daki soykırım amaçlı katliamların bir halkası olarak gerçekleştiği anımsatılan açıklamada, katilamdan sonra da birçok katliam yapıldığı; hiçbir hükümet zamanında AKP iktidarı dönemindeki kadar arka arkaya katliamlar yapılmadığı belirtildi.
'25 ve '38 zihniyetinin devamı
Roboskî Katliamı'nı gerçekleştiren zihniyetin 20. yüzyıldaki zihniyetin devamı olduğu gibi, 2015 yılında şahit olduğumuz katliamların da Roboskî Katliamı'nı gerçekleştiren zihniyetin devamı olarak yaşandığı kaydedilen açıklamada, şunlar ifade edildi: "Türk devletinin 1925 ve 1938 yıllarındaki zihniyeti bugün daha incelmiş biçimde devam etmektedir. Zaten Tayyip Erdoğan 2006 yılında “kadın da olsa, çocuk da olsa gereğini yaparız” diyerek karakterini ortaya koymuştur. O günden bugüne görülen katliamlar 2006 yılında dışa vurulan zihniyet temelinde gerçekleşmiştir.
Kürdistan özgürleşmedikçe
Bugün daha da açığa çıkmıştır ki, Türkiye demokratikleşip Kürdistan Demokratik Özerklik çerçevesinde özgürleşmedikçe bu katliamlar son bulmayacaktır. Bu açıdan Roboskî Katliamı başta olmak üzere tüm katliamlardan hesap sormanın yolu Türkiye'yi demokratikleştirmek ve Kürdistan'ı özgürleştirme mücadelesini yükseltmek olmalıdır. Roboskî Katliamını gerçekleştirenlerden hesap sormak ancak bu katliamı gerçekleştiren zihniyeti ortadan kaldırmakla olur.
Sistemli katliam politikası
Cizre’de, Sur’da, Nusaybin’de, Silopi’de, Kerboran’da, Gever’de, Şırnak’ta, Farqin’de Kürt halkının başına tank ve topla bomba yağdırarak bebekleri öldüren zihniyet ve politika ile Roboskî Katliamı'nı gerçekleştiren politika da, zihniyet de, emir verenler de aynıdır. Bu açıdan Kürt halkına karşı sistemli ve amaçlı bir katliam politikası izlenmektedir. Kürtleri sindirip kültürel soykırımı tamamlamak istemektedirler.
Sömürgeciliğe karşı direniş
Roboskî Katliamı'nın beşinci yılında Kürt halkı ve demokrasi güçleri nerede olursa olsun ayağa kalkarak direnişe geçmelidirler. Gün, direnme ve kültürel soykırımcı faşist sömürgeciliği geriletme günüdür. AKP hükümeti katliamları Kürtlerin iradesini kırana kadar sürdüreceklerini söylüyorsa, Kürt halkı ve demokrasi güçleri de AKP hükümetinin bu kültürel soykırımcı iradesini kırana kadar bu mücadeleyi kesintisiz sürdürmelidir. Bu mücadele hiçbir tereddüt gösterilmeden her gün, her saat ve her an sürdürülmelidir. Kürt halkının var olma ve özgür yaşamdaki ısrarı tüm dünyaya gösterilmelidir.
Kürt halkı da, Kürt Özgürlük Hareketi de, demokrasi güçleri de Roboskî Katliamı görüntülerini hiçbir zaman unutmayacak, bu görüntülerin yarattığı öfkeyi mücadeleye dönüştürüp özgür Kürdistan ve demokratik Türkiye ile taçlandıracaktır."
BEHDİNAN