
KCK ayrıca “Başbakan Erdoğan, Güney Amerika programını iptal etmeyecek denli ölümleri basit, hafif, gündelik yaşamın sıradan bir olayı olarak görmektedir” dedi.
Urfa E Tipi Cezaevi’ndeki vahşete ilişkin dün yazılı bir açıklama yapan KCK Yürütme Konseyi Başkanlığı, “Bu katliamla, tüm Kürt tutuklulara ölüm! mesajı verilmiştir” diyerek, “Kürtlerin katledilmesine 'Êdî Bes e!' diyelim” çağrısında bulundu. KCK’nin açıklaması şöyle: “AKP Hükümeti sorumluluğu altında 16 Haziran gecesi Urfa E Tipi Cezaevi’nde planlı ve bilinçli bir katliam yapılmıştır. 300 kişilik kapasiteli Urfa E Tipi Cezaevi’nde tam bin 70 kişi tutularak insan yaşamı ve değeri hiçe sayılmıştır. ‘Tutukluların kendi aralarındaki husumet nedeniyle yangın çıktığı' yalanını ortaya atan Urfa Valisi’nin gayreti katliam gerçeğini örtmek, normalleştirmektir. Bu vahşetin sorumluları, Adalet Bakanı, Urfa Cezaevi İdaresi ve Urfa Valisidir. Türkiye cezaevlerine Nazi toplama kampı misyonu biçilerek adeta ölüme davetiye çıkarılmaktadır. 12 Eylül faşist uygulamalarının bir başka versiyonu devrede olup başta Kürt siyasetçiler olmak üzere, devrimci, demokrat ve Kürt olan herkes için cezaevleri birer tabutluk haline getirilmiştir. En fazla AKP hükümeti döneminde sistemli bir politika olarak Kürt avı sürmekte, bu denli sayıda insanımız haksız yere suçlanmakta faşist uygulamalara maruz kalmakta, hakları gasp edilmektedir. Yalnızca tutuklu siyasetçilerinin sayısının 10 bini aştığı günümüzdeki Cumhuriyet tarihinin en yüksek tutuklama sayısına ulaşmıştır. Kürt tutukluların olduğu cezaevlerinde gizli bir vahşet durumu yaşanmaktadır. Pozantı, Osmaniye, Şakran ve daha da örnekleri çoğaltılabilecek cezaevlerinin durumu savaş gerçeğini yansıtmaktadır. Ha keza Van’dan mahkemeye giderken ring aracında çıkan yangında 5 tutuklu yaşamını yitirmişti. Açık ki, Türk devleti siyasetiyle, cemaatiyle, polisiyle, askeriyle, basınıyla ve tüm kurum-kuruluşlarıyla, Kürt halkına karşı bir sindirme ve teslim alma savaşını sürdürmekte, gün geçtikçe bunu pervasız bir biçimde uygulamakta ve vahşi katliamlarla sonuç almayı önüne koymuş bulunmaktadır. Nasıl ki Roboskî’de 34 sivil insanımızı kazan bombalarıyla açıktan katledilmişse Urfa Cezaevi'nde de 13 Kürt insanımız Adalet Bakanlığı'nın onayıyla cezaevi idaresinin eliyle yakılarak katledilmiştir.
Erdoğan ölümleri basit görüyor
Türk devleti Kürt halkına ve insanlığa karşı açıktan suç işlemektedir. Sömürgeci Türk devletinin uygulamaları gayrı meşrudur, evrensel hukuk ve insan haklarına aykırıdır. Başka bir ülkede olsa Adalet Bakanı, Başbakan, halkın önüne çıkamaz, derhal istifa ederdi. Söz konusu Kürtler ve Türkiye gerçeği olunca ölüm her yerde her an ve her sebeple meşrulaşmış ve normalleşmiştir. Öyle ki AKP Hükümeti sorumluluğu altında olan Urfa Cezaevi'nde göz göre göre 13 insan yanarak hayatını kaybetmesine rağmen Başbakan Erdoğan, Güney Amerika programını iptal etmeyecek denli ölümleri basit, hafif, gündelik yaşamın sıradan bir olayı olarak görmektedir. Erdoğan ve hükümeti ortaçağ karanlığında olduğu gibi iktidarını artan cesetlerle güçlendirmektedir. Açıktır ki, ortada bir ölü sevici varsa bu Erdoğan ve bakanlarından başkası değildir.
Kürt tutuklulara ölüm mesajı verildi
Çok açıktır ki, C-15 koğuşundaki tutukluların adli suçtan yargılanıyor olması katliam gerçeğini hafifletmez. Tersine bu katliamla, tüm Kürt tutuklulara ölüm mesajı verilmiştir. Kürt halkı ve Türkiye toplumu açıktan işlenen bu suçun ve katliamın peşini bırakmayacak, hesap sormayı bilecektir. İnsanları diri diri yakarak ölümlerini seyreden bu faşist zihniyetten ve hükümetten, Adalet Bakanlığı'ndan hesap sormak her yurtsever Kürt insanının, insanlıktan yana olan herkesin en insani görevidir.
Katliamlara Êdî Bes e! diyelim
Bilinmelidir ki, Kürt halkının haklı davası, doğru yolu ve özgürlük iradesi bütün engelleri aşma gücünü ortaya koyacak ve bu katliamı yapanları da, arkasında duranları da insanlık onuru karşısında mahkum etmeyi başaracaktır. Türk devletinin açıkça işlemiş olduğu bu katliam ve cinayete karşı sessiz kalınırsa, bundan cesaret alan sömürgeciliğin Roboskî ve ardından yaşanan Urfa Cezaevi katliamları politikasında ısrar edeceği ve başka katliamlara da yöneleceği açıktır. Bunun için artık Kürtlerin katledilmesine “Êdî Bes e!” diyelim, Kürdistanlıların çeşitli bahanelerle öldürülmesini reva görmek isteyen sömürgeci zihniyete karşı mücadele edelim ve katliamları durduralım.”
ANF/BEHDİNAN