Türk devletinin, Günye Kürdistan’a yönelik hava saldırısında 10 Kürt köylüsünü katlederek, son zamanlarda Kuzey Kürdistan’da yaptığı katliamları Güney Kürdistan’a da taşıdığını belirten KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, tüm Kürtlerin düşmanı olan bu devlete karşı durulması gerektiğini vurguladı.

KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı tarafından dün konuyla ilgili yapılan yazılı açıklamada, şimdiye kadar yapılan hava bombardımanlarında çocuk, kadın, genç, yaşlı onlarca Kürt’ün katledildiği hatırlatıldı. Sanki AKP’nin Kuzey Kürdistan’da katliam yapma hakkı varmış gibi ses çıkarılmadığına dikkat çekilen açıklamada, onlarca Güney Kürdistanlının Türk savuş uçaklarıyla katledilmesine de sessiz kalındığı vurgulandı. 


Kürt’ün iradesi gösterilmeli

Son katliama yönelik daha fazla tepki gösterilmiş olsa da katliamın büyüklüğü karşısında bu tepkinin de çok yetersiz kaldığı ifade edilen açıklamada, şunlar belirtildi: ”Türk devleti sadece Bakurê Kurdistan ve Başurê Kurdistan’da değil, Rojava’ya da sürekli yaptığı saldırılarla sivillerin ölümüne ve yaralanmasına yol açmaktadır. Tüm bunlar, Kürdistan’ın dört parçasındaki halkımızın, demokratik kurumların ve siyasi partilerin AKP iktidarına ve onun faşist şefine karşı tepkinin yükseltilmesini zorunlu kılmaktadır. Kürt halkı bulunduğu her yerde Kürt düşmanı soykırımcı bu iktidara karşı Kürt’ün iradesini ve tutumunu göstermelidir.”  


Türk devleti Kürt düşmanıdır

Türk devletinin sadece Kuzey Kürdistan halkına düşman olmadığı, AKP iktidarının son yıllardaki tutumunun tüm Kürtlerin düşmanı olduklarını açıkça ortaya koyduğu kaydedilen açıklama, şöyle sürdürüldü: ”Ortadoğu’da Kürt düşmanlığının öncülüğünü Türkiye’deki soykırımcı sömürgeci zihniyet yapmaktadır. DAİŞ ve El Nusra ile Kürt düşmanlığını sürdürmek isteyen AKP iktidarı, Kürtlerin DAİŞ ve El Nusra’yı etkisiz kılması sonucu yeniden klasik bölgesel Kürt düşmanlığı ittifakını sağlama politikasına yönelmiştir. Kürt düşmanı AKP iktidarı, Kürt’ün en dinamik gücü olan PKK ve Kürt Özgürlük Hareketi’ni ezmek için tüm insanlık dışı yol ve yöntemleri kullanmaktadır. Son zamanlarda Silahlı İnsansız Hava Araçları ve uçaklarla sivillere yönelik katliam yapmaları da Kürt halkının iradesini kırmak ve Kürt Özgürlük Hareketi’ni tasfiye etmek içindir. Bilinçli olarak yapılan bu katliamlarla halkın özgürlük ve demokratik iradesi kırılıp mücadeleden uzaklaştırılmak istenmektedir.


Saldırı parçaya değil, Kürdistan’a

Şu bir gerçektir ki, Ortadoğu’da süren Üçüncü Dünya Savaşı’nda Kürdistan’ın bir parçasına yapılan saldırı tüm Kürtlere yapılmış saldırıdır. Bu açıdan Kürdistan’ın tüm parçalarında özgür ve demokratik yaşamın kazanılması için en başta da AKP iktidarının Kürt düşmanı politikalarına karşı ortak tutum ve mücadele içinde olunması gerekir. Türk devletinin Kürt düşmanı politikalarına karşı çıkmadan Kürdistan’ın hiçbir parçasında özgür ve demokratik yaşam kazanılamaz; hiçbir kazanım güvenceye alınamaz. Bu açıdan Türk devletinin Başurê Kurdistan’daki saldırılarına Kürdistan’ın tüm parçalarında karşı çıkılmalıdır. Kürt insanının yaşamının da değerli olduğu hem Türk devletine hem de tüm dünyaya gösterilmelidir.


Sessizlik ortak olmaktır

Türk devletinin uçaklarının Başurê Kurdistan’a yönelik saldırılarının artık durdurulmasının zamanı gelmiştir. Bu saldırılara karşı çıkmamak, yapılan katliamlara ortak olmak anlamına gelecektir. Bu açıdan Başurê Kurdistanlı tüm siyasi partilerin ortak tutumla bu saldırılara karşı çıkması gerekmektedir. Başurê Kurdistanlı halkımız bu katliam karşısında ayağa kalkmalıdır. 


Türk askeri varlığı çıkarılmalı

Bu katliamla birlikte Başurê Kurdistan’daki Türk devlet işgaline karşı da mücadele yükseltilmelidir. Başurê Kurdistan’daki Türk devlet işgaline karşı mücadele vermeden Başurê Kurdistan’ın bağımsız ve özgür irade kazanması mümkün değildir. Bu katliamla birlikte Başurê Kurdistanlı partiler de halkımız da Türk devletinin Başurê Kurdistan’daki askeri güçlerin derhal çıkmasını istemeli; çekilmediği takdirde bu işgalci güçlere karşı mücadeleyi yükseltmelidir.” 





Kanları yerde KALMAYACAK


Halk Savunma Güçleri Merkez Karargah Komutanlığı da dün yaptığı açıklamada, şehit edilen 10 Güney Kürdistanlının kanının yerde kalmayacağını vurguladı.

Karargah Komutanlığı’nın açıklaması şöyle: ”Türk devleti son  2 gündür sadece gerilla alanlarını değil, aynı zamanda sivil yaşamın olduğu, sivil insanların sürekli bir biçimde bulunup balık tuttuğu veya bağ bahçesinde çalıştığı alanları da bilinçli olarak hedefledi. Bunun sonucunda 10 yurtsever insanımız şehit edildi.

Türk devleti referandumdan dolayı Güney Kürdistan hükümetini tehdit etmek, ‘beni dinlemezseniz sizi böyle vururum’ mesajını vermek için bu tarzda yoksul, sivil insanlarımızı katletmiştir. 

Herkes şunu bilmeli ki; Kürdistan Özgürlük Gerillası, Türk sömürgeciliğinin Kürdistan halkına karşı yapmış olduğu ve yapabileceği hiçbir saldırıya karşı sessiz kalmayacak, halkımızı ve kazanımlarını savunmasını bilecek, saldırganlardan gereken hesabı soracak ve yurtsever insanlarımızın kanı yerde kalmayacaktır. 

Halkımıza dönük kirli amaçlarını gerçekleştirmek için çok bilinçli bir biçimde insanlık dışı bir yöntemle işinde gücünde olan halkımıza dönük yapılan bu saldırıyı şiddetle kınıyor; bu alçakça saldırıda yaşamını yitiren yurtsever insanlarımızın ailelerine, tüm Şêladizê ve Güney Kürdistan halkına başsağlığı diliyoruz.”


 ANF/BEHDİNAN