Yazılı bir açıklama yapan KCK İnanç ve Azınlıklar Komitesi, Ermeni katliamı ile aynı zamanda barış, kardeşlik ve hoşgörünün de katledildiğini belirtti. Açıklamada, Kürt Özgürlük Hareketi’nin son kırk yılda yükselttiği mücadelenin sadece Kürtlerin değil; Ermenilerin, Alevilerin, Asuri, Süryani, Keldani, Êzîdî, Arap, Türk ve Laz, bu topraklarda yaşayan her halk ve inanç topluluğunun ortak mücadelesi olduğu ifade edildi. 1915 yılında Ermeni halkına uygulanan tehcirin tarihin tanıklık ettiği en trajik olaylardan birisi olduğu kaydedilen açıklamada, “Bu tehcirle, Osmanlı İmparatorluğu, milyonlarca Ermeni’yi, binlerce yıllık yurtlarından zorla ve şiddetle göçertmiş ve yüz binlercesini katletmiştir. Ermeni halkının, bu tehcir süresince ve sonrasında çektiği acı ve ıstıraplarsa, rakamlara vurulamayacak kadar büyük olmuştur. 98. yıldönümünde, Ermeni halkına yapılan bu katliamı şiddetle kınıyoruz. Katliamda yaşamlarını yitirenlerin anıları önünde saygıyla eğiliyor ve Ermeni halkının acı ve yaslarını paylaşıyoruz” denildi.


İsyan hareketi

“1915’te Ermenileri katleden zihniyet daha sonra, Kürtleri, Alevileri, Asuri, Süryani, Keldani ve Êzîdîler’i de, katliam, inkar ve imha politikalarıyla bastırarak, Anadolu ve Mezopotamya’yı adeta çölleştirmiştir” diyen KCK, Kürt Özgürlük Hareketi’nin bu coğrafyalara reva görülen çölleştirmeye karşı bir isyan hareketi olarak ortaya çıktığını ve çıkış amacına uygun olarak, Anadolu ve Mezopotamya’nın tüm zenginliklerini, kendi bünyesinde bir araya getirdiğini belirtti. Aram Tigran’ın bu zenginlikte, Ermeni toplumunu temsil eden sembol isim olduğunu kaydeden KCK, “Kürt Özgürlük Hareketinin son kırk yılda yükselttiği mücadele, sadece Kürtlerin değil; Ermenilerin, Alevilerin, Asuri, Süryani, Keldani, Ezdi, Arap, Türk ve Laz, bu topraklarda yaşayan her halk ve inanç topluluğunun ortak mücadelesidir. Zira bu halk ve inanç topluluklarının tümünün, maddi ve manevi olarak bu mücadeleye katkıları büyüktür. Dolayısıyla Anadolu ve Mezopotamya’nın tüm halkları bu mücadelenin sahipleridirler” diye belirtti.

Devlet özür dilemeli

“Son dönemlerde Türkiye’de başlayan, demokratik kurtuluş süreci de, tüm Anadolu ve Mezopotamya halkları ve inanç gruplarıyla birlikte, içine girdiğimiz ve karşıladığımız bir süreçtir” diyen KCK, “Bu nedenle bu süreçte, tüm toplumsal kesimler en yüksek sesle demokratik taleplerini ortaya koymalı ve ortak hareket zeminleri oluşturmalıdırlar. Birlikte ve örgütlü mücadeleyle devleti her taraftan kuşatmalı ve taleplerimizi karşılamaya mecbur bırakmalıdırlar” mesajı verdi. Geçmişle yüzleşmenin bu sürecin başarıya ulaşmasında ve tarihte yaşanan haksızlıkların bir daha tekrarlanmamasında en temel dönüm noktalarından birisi olduğuna vurgu yapan KCK, şöyle dedi: “Bu nedenle Türkiye Cumhuriyeti Devleti, başta Ermeni katliamı olmak üzere, Alevi, Kürt ve Êzîdî katliamlarıyla yüzleşmeli ve bu halklardan özür dilemelidir. Tüm devlet mağdurları da, bu sürecin yarattığı pozitif ortamı iyi değerlendirerek devleti kanlı ve karanlık geçmişiyle yüzleşmeye zorlamalıdır. Biz, Ermeni katliamının 98. yıldönümü vesilesiyle, bir daha, tüm halkları ve inanç topluluklarını, devlete karşı ortak mücadele zeminlerinde buluşmaya çağırıyor, yaşamlarını yitirenleri saygıyla ve minnetle anıyoruz.”

ANF/BEHDİNAN