KCK Yürütme Konseyi Başkanlığı, son siyasi gelişmelere ilişkin yaptığı yazılı açıklamada önemli uyarılarda bulundu. Öcalan üzerindeki ağır tecridin dördüncü ayına girdiğini hatırlatan KCK’nin açıklaması şöyle:

Komplonunun başaramadığı

Açık ki, faşist iktidar, insanlık dışı ve hukuk dışı olan bu uygulamayı normalleştirmeye, meşrulaştırmaya, kabullendirmeye ve bireyselleştirmeye çalışmaktadır. Hatta kanun hazırlığı yaparak bunu yasallaştırmak istemektedir. Fethullah Gülen Hükümeti, uluslararası komployla başarılamayanı bu kez tecrit ve izolasyonla sonuç almayı hedeflemektedir. 

Öcalan özgür olmadan asla

İmralı sistemine derhal son verilmediği ve Kürt Halk Önderi özgür olmadığı müddetçe Kürt sorunu çözümü ve Türkiye’nin demokratikleşmesi etrafında yürütülen tüm tartışmalar ve politikalar büyük bir kandırma ve aldatmadan ibaret olup inkar ve tasfiye stratejisinde sonuç almaktan başka bir anlam taşımayacaktır.
Fethullah Gülen cemaatinin iktidarlaşmış biçimi olan AKP, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan bugüne değin uyguladığı Kürtleri inkar ve katliam geleneğini tecrit, izolasyon ve siyasi soykırım politikalarıyla güncelleştirmiş bulunmaktadır. Kürtlere ve onun tüm özgürlük değerlerine düşman olan AKP iktidarının faşist zihniyeti ne pahasına olursa olsun asla sonuç alamayacaktır.

Sistematik saldırı yöntemi

Yargı kararıyla KCK operasyonu adı altında sürdürülen tutuklamalar, Kürt halkına ve demokratik kesimlere sistematikleşmiş saldırı yöntemidir. Demokrasiye sıfır toleransla yol haritasını belirleyen AKP hükümeti, zulmünü, toplumsal hayatın bütün hücrelerine ve mücadelenin bütün alanlarına yaymıştır. 
Kürt halkı adı konulmamış büyük bir kırımdan geçirilmektedir. Bu hafta da Cizre sokaklarında olduğu gibi Kürt gençleri, çocukları gaz bombalarıyla, polis kurşunuyla öldürülmekte, her gün yenileri eklenen ve birer ölüm evlerine dönen Türkiye Cumhuriyeti cezaevlerinde tabutlar yola koyulmaktadır.“


112 tutsak ölüm snırında


Hafta içinde ölüme terkedildiği mahkum koğuşunda yaşamını yitiren kanser hastası PKK’li tutsak Latif Badur’u anan KCK, „Farklı cezaevlerinde toplam 19’u ağır 112’si ölüm sınırında olan devrimci tutsakları, Türk devleti bilinçli bir biçimde ölüme terk etmiş durumdadır. En iyi Kürt ölü Kürt’tür felsefesine sahip Türk devleti, ölümlerden bizzat sorumludur, Kürt halkının katilidir“ dedi.

Gülen’in iğrenç yöntemleri

„Fethullah Gülen devleti, Kürt toplumuyla en iğrenç yöntemlerle savaş halindedir“ diyen KCK, eğitim, yurt, sağlık, kurs adı altında başta fuhuş, uyuşturucu olmak üzere en kirli organizasyonlarla Kürt çocuklarını, kadınlarını ve gençlerini düşürme faaliyetinin yürütüldüğünü vurguladı. N.Ç davasındaki yargı kararının son gerece bilinçli olduğunu belirten KCK, „Kürt toplumu ahlaki ve manevi olarak erozyona uğratılmak istenmektedir. Sömürgeci, tahakkümcü, gaspçı, hiyerarşik zihniyet tecavüzcü zihniyettir ve bizzat cisimleşmiş hali devletin, iktidarın kendisidir“ dedi.

İsmet Şerif Vanlı için Kürt davasının büyük hizmetkarı


KCK Yürütme Konseyi Başkanlığı, Prof. İsmet Şerif Vanlı’nın vefatıyla ilgili olarak şu açıklamayı yaptı: „Değerli Kürt şahsiyeti İsmet Şerif Vanlı’yı kaybetmenin derin üzüntüsü içindeyiz. Kürt davasına büyük hizmet yapmış, PKK hareketini tanıdığı 1983’ten itibaren Kürt halkının kurtuluşunu Önder Apo’nun çizgisinde gören ve bunun için Kürt halkının ulusal kurtuluş mücadelesinde bir tarihçi, siyasetçi ve hukukçu olarak değerli emekleri olan büyük yurtsever insan İsmet Şerif Vanlı’nın ölümü bütün halkımızı derinden sarsmıştır. Vanlı ailesine ve tüm Kürdistan halkına başsağlığı diliyoruz. Vanlı’nın yurtseverlik özünü ve mücadele geleneğini dört parçada ve yurtdışındaki Kürt halkı daha da güçlendirerek büyütecektir.’’
Öte yandan KNK, KONGRA GEL, KON-KURD, FEKAR ve BDP de yayınladıkları yazılı mesajlarla Prof. Vanlı’nın vefatından duydukları üzüntüyü dile getirip, Kürdistan halkına ve ailesine başsağlığı diledi.