Rojava halkının başaracağına inancının tam olduğunu belirten Murat Karayılan, “Zaten Rojava’daki kahramanlar, kimseden askeri yardım talep etmiyor, onlar kendilerine dönük geliştirilen ambargonun kalkmasını istiyorlar. Diğer parçalardaki Kürt halkının onlarla dayanışma kurmasını ve desteklemesini istiyorlar. Bu da onların hakkıdır” diye konuştu.

Halk Savunma Merkezi Karargah Komutanı Murat Karayılan, 14 Temmuz 1982 Büyük Ölüm Orucu Direnişi’nin 32. yıldönümü vesilesiyle Kürdistan gerillasına seslendi. Uzun mesafeli telsiz aracılığıyla Kuzey Kürdistan ve Medya Savunma Alanları’ndaki tüm gerillalara seslenen Murat Karayılan, 14 Temmuz 1982 Büyük Ölüm Orucu Direnişi’nin hangi koşullarda, nasıl gerçekleştiğini ve devam eden mirasını anlatan Karayılan, “Bugün tüm Kürdistan’da özgürlük mücadelesinin yürüttüğü bu direnişin altında 14 Temmuz ruhu vardır. Rojava’da ve Kobanê direnişinde de 14 Temmuz ruhunun etkisi vardır. Eğer 14 Temmuz iradeleşmesi ve zafer ruhu olmasaydı, Rojava bu kadar direnemeyebilirdi. Bugün her 4 parça Kürdistan’da bu ruh, kendisiyle beraber bir direnme gücü oluşturmuş, direnişin gıdası haline gelmiştir. Bu bir hakikattir” dedi.
Ortadoğu’da yaşanan durumu, tarihsel arka planıyla özetleyen Karayılan, çetelerin neden Kürt halkının üzerine salındığını da bu bağlamda izah etti.
“Kobanê’de gösterilen direniş sadece Kobanê’nin direnişi değildir; tüm Rojava’nın, Kürt halkının ve Ortadoğu halklarının direnişidir. Bunun için şu an Kobanê’de tanklara ve panzerlere karşı kleş ve el bombası ile direnen YPG’nin kahramanlık duruşu çok kutsaldır. Onların yürüttüğü savaş onur ve şeref savaşıdır; haysiyet savaşıdır” diyen Karayılan, Türk devletinin Rojava’daki savaşla bağlantısına dikkat çekti.

Türk devletine karşı hazırlık

Türk devletinin hazırladığı yeni yasanın olumlu gelişmelere zemin olma potansiyelinin yanı sıra beraberinde getireceği tehlikelere de işaret eden Karayılan, şöyle sıraladı:
* Şimdiye kadar hep Kürt halkı olarak ağzımız yanmıştır; bu devlet Kürtleri hep kandırmıştır.
*  Devlet her gün kendisini askeri olarak güçlendiriyor, savaş hazırlıkları yapıyor. Bununla birlikte Türk devletinin Rojava’daki savaşta oynadığı rol ciddi bir kaygı konusudur.
* Hükümet yetkililerinin üslubunda ve konuşmalarında demokratik bir çözümü çağrıştıracak zihinsel bir açılım gözükmüyor.
Karayılan, dolayısıyla hesaplı ve tedbirli olmanın önemini vurguladı ve ekledi: “Eylül-Ekim’e kadar ne yapacaklar onu göreceğiz.”
Tüm gerilla güçlerine “Hazırlıklı da olmalıyız” diye seslenen Karayılan, “Çünkü bir yandan Kuzey’e dönük çözüm havası estirilirken, diğer yandan Rojava halkımızın katledilmeyle karşı karşıya gelme durumu söz konusudur. Bu da kuşkulu bir durumdur. Rojava’ya dönük olan politikalara kuşkuyla yaklaşmak durumundayız” dedi.

Kürtlerin ortak çıkarları

Ulusal çıkarların her şeyin üstünde olduğunu, herkes ulusal çıkarları değil de kendi dar-partisel çıkarlarını düşünürse ulusal birlik diye bir şey gelişmeyeceğini, ortak-ulusal bir stratejide buluşmanın söz konusu olmayacağını vurgulayan Karayılan, KDP’nin tutumuna dair iki örnek verdi:
* 16 Temmuz 2013’te IŞİD, El Nusra ve Ehrar El Şam gibi çeteci güruhlar Rojava’ya dönük saldırı başlattılar. Aynı dönemde Güney’i ve Rojava’yı birbirine bağlayan Sêmalka Sınır Kapısı KDP tarafından kapatıldı. Rojava’ya dönük ambargo uygulandı.
*  Bu yıl da 2 Temmuz’da Kobanê’ye dönük IŞİD tarafından bir saldırı dalgası başlatıldı. Rabîa Sınır Kapısı’nı tutmayan başlayan  KDP, kapıyı kapattı. O kapı Irak’ın elindeyken her gün 6-7 kamyon kadar insani yardım malzemesi Rojava’ya geçebiliyordu.
“Şimdi bu ambargo kime hizmet etmektedir?” diye soran Karayılan, bu siyasetin bırakılmasını istedi.

Ayıptır ve ahlaki değildir

Barzani’ye ambargonun kaldırılması çağrısında bulunduğunu, ancak buna verilen yanıtta şimdiye kadar yardım yaptıklarını ve yapmaya devam edeceklerini söylediklerini hatırlatan Karayılan, “Oysa ben herhangi bir askeri veya ekonomik yardım istemekten ziyade, çok açık ve net bir biçimde KDP’nin Rojava üzerinde uyguladığı ambargoya son vermesini ve Rojava ile Güney arasındaki askeri ablukayı kaldırmasını istemiştim. Bunlar önceden vardı, şimdi de devam ediyor. Kapsamlı saldırılarının geliştiği bu dönemde hala Rojava üzerinde ambargonun sürdürülmesi, Kürtler açısından büyük bir ayıptır ve ahlaki değildir. Rojava’da ağır saldırılar altında ciddi zorlanmalar yaşanıyorken uygulanan ambargonun hiçbir gerekçesi ve izahı olamaz” dedi.

Kobanê halkı kazanacaktır

Kobanê halkının bu cesaret ve onurlu duruşu sürdükçe, tüm Kürdistan halkı adına büyük bir destan yaratarak düşmanı bozguna uğratacaklarının açık olduğunu ve buna sonuna kadar inandığını vurgulayan Karayılan, “Zaten Rojava’daki kahramanlar, kimseden askeri yardım talep etmiyor, onlar kendilerine dönük geliştirilen ambargonun kalkmasını istiyorlar. Diğer parçalardaki Kürt halkının onlarla siyasal dayanışma kurmasını ve desteklemesini istiyorlar. Bu da onların hakkıdır” diye konuştu.

Kürt hakikati ve paradoksu

Karayılan, Kürt’ün yaşadığı paradoksu ve hakikat diye bir örneği gerillalarla paylaştı: “12 Temmuz’da Irak-Rojava sınırında bulunan ve YPG’nin denetiminde olan Cezaa nahiyesine dönük IŞİD’in bir saldırısı başlıyor. Çatışmalar yaşanıyor. Tabi yakın yerde konumlanan peşmerge güçleri var ve bu güçler saldırı anında üzerinde doçka konumlandırılmış araçlarla YPG’nin yardımına geliyorlar ve IŞİD püskürtülüyor. Aynı şekilde IŞİD’in Musul müdahalesi sırasında Rabîa bölgesinde YPG de peşmergeye benzer yardımlarda bulunmuştu. Bakın, demek ki Peşmerge ve YPG güçleri arasında birbirlerine yardım etme eğilimi vardır. Ama üstten ise ambargo uygulanması kararı alınıyor. Yani YPG’nin yardımına gelen o Peşmerge gücü, aynı zamanda ambargo uygulayan güç oluyor. İşte Kürt’ün yaşadığı paradoks ve hakikat budur. Dolayısıyla herkes siyasetinin yanlışlarını görmeli ve düzeltmelidir.”

Parçacı siyaset olmaz

Çetelerin Rojava’da başarılı olması halinde, sıranın Kerkük ve Şengal’e geleceğini; bunu kimsenin unutmaması gerektiğini kaydeden Karayılan, Şengal halkının şu an tehlikede; Kerkük’te ise her gün zaten bir şekilde çatışmalar yaşandığını vurguladı. Karayılan, son olarak şunları söyledi: “Dolayısıyla bunun için bir ulusal birlik tutumu olmalı, ulusal bir siyaset gereklidir. Herkes bu konuda siyasetini gözden geçirmelidir. Yanlış siyaset, bu dönemi kaldıramaz. Ayrılıkçı ve parçalı siyaset olmaz. Tüm Kürt siyasi çevrelerin bunu böyle alacağını, bu bağlamda Önder Apo’nun göndermiş olduğu mektubun hem KDP hem de YNK tarafından olumlu karşılanacağını ve Kürt halkı açısından yeni bir sürecin başlayacağını umut ediyor, böyle bir sürecin gelişmesi için Hareket olarak çabacı olacağımızı vurgulamak istiyorum.”

ANF/BEHDİNAN