
Kürdistan Yurtseverler Birliği (YNK) ile Gorran Hareketi arasında YNK Onursal Başkanı Celal Talabani’nin katılımıyla yapılan anlaşmayı değerlendiren Kürdistan Ulusal Kongresi (KNK) Eş Başkanı Nilüfer Koç, Kürt siyasetinin Şia ve Sünni denklemi arasında kısmen bir parçalanma yaşadığını ve bunun Kürdistan için büyük bir sorun olduğunu dile getirdi ve ekledi: “Her ne kadar savaş gibi ağır bir durumla karşı karşıya olsak da mevcut denklem Kürtlerin lehinedir. Bunlardan sonuç almak, demokrasiyi ve barışı inşa etmek açısından Kürt gücünün birleşmesi büyük önem arz ediyor.”
KDP’nin de ulusal birlik çalışmalarına karşı olumsuz yaklaşımlarını artık terk etmesi gerektiğini vurgulayan Koç, sözlerini şöyle sürdürdü: “Meclisin, hükümetin yeniden oluşturulması, KDP’nin mevcut durumuyla tek başına çözemeyeceği sorunlardır... Daha önce yapılan çağrılarda da ısrarla KDP’nin kongrede yer alması istendi. Hatta Önder Öcalan, ulusal kongrenin başkanlığı için bizzat sayın Mesud Barzani’yi önerdi. Artık Kürdistan’daki konjonktür, Kürt ulusal birliğini gerektirmektedir. Bu hususlar göz önüne alındığında hiç kimse kendi partisel çıkarları adına bunun önüne set koymamalı.”
YNK ve Gorran hareketleri arasında yapılan anlaşmayı nasıl nitelendiriyorsunuz ve yaklaşımınız nedir?
Genel olarak olağanüstü bir süreçteyiz ve özellikle de Kürdistan olağanüstü bir süreçte bulunuyor. Böylesi bir süreçte Kürtler arası sorunun çözümüne yönelik birleşme çabalarını önemli buluyoruz. Çünkü şu anda kendi temel sorunumuz şu: Kürt siyaseti, Şia ve Sünni denklemi arasında kısmen bir parçalanma yaşıyor ve bu bütünen Kürdistan için bir sorun teşkil ediyor. Her ne kadar savaş gibi ağır bir durumla karşı karşıya olsak da mevcut denklem Kürtlerin lehinedir. Bunlardan sonuç almak, demokrasiyi ve barışı inşa etmek açısından Kürt gücünün birleşmesi büyük önem arz ediyor.
Güney Kürdistan’daki siyasi parçalılık yüzünden iki yıldır siyasi bir kriz baş gösteriyor ve meclis, hükumet organları fiili olarak çalışmaz durumda. Bütün bunları göz önüne alarak diyebiliriz ki Güney Kürdistan’da tehlikeli bir ortam oluşmuştur. Bu bakımdan YNK ve Gorran’ın ulusal birliğe vurgu yapmasını Güney Kürdistan’ı istikrara kavuşturmak açısından atılan önemli bir adım olarak görüyoruz.
Bu birlikten şu görüldü: Taraflar arasında güç alışverişi olacak. Ve umut ederiz ki bu birliktelik daha geniş bir yelpazede ittifak arayışları ortaya çıkarır.
Bütünen bakarsak Güney, defakto bir devlettir; bu yüzden parçalılığı tehlikelidir ve bu hem kuzeye hem de Rojava’ya zarar veriyor. O yüzden Güney’deki iç denklem, ulusal bir anlam arzetmektedir. Bunun yanında otorite boşluğu halkı da olumsuz etkiledi; ekonominin, yer altı ve yer üstü zenginliklerin nasıl sevk ve idare edildiği anlaşılmaz bir duruma geldi. Bunun sonucu olarak halkta da giderek artan ciddi bir yoksullaşma baş gösterdi. Dileriz bu ittifak, bu noktada da bir çözüm üretir ve halkın güvenliğini sağlamaya yönelik bir çabada bulunulmasına kapı aralar. Bunların yanında ülkenin yönetim organları tekrardan canlandırılır ki, biraz o parçalılık giderilir. Bu hususlar açısından bu ittifak önemlidir.
Tabii bu, atılan daha ilk adımdır; süreçle beraber nasıl bir seyir alacağını göreceğiz. Tek başına YNK ve Gorran Güney Kürdistan’daki sorunların çözümü noktasında eksik kalacaktır; bu bakımdan ittifak yelpazesinin Kürdistan’ın diğer parçalarına yayılması, daha ğüçlü bir çıkış yaratıp ulusal çıkarlarımızı doğrudan sahiplenecektir. Çünkü şu an Kürdistan’ın parçalarındaki sorunlar birbirlerini çok etkiliyor, özellikle Kuzey ve Rojava’yı...
Bu anlaşmaya karşı KDP’nin sergilediği tavrı nasıl yorumluyorsunuz?
Şu anda Güney denklemine baktığımızda durumu en kritik olan KDP’dir. Çünkü ulusal birlik ekseninin dışında durmayı tercih ediyor. Bu duruşun aslında hiçbir gerekçesi yoktur. Bu birlikteliğe dair yaptıkları açıklamalar, çok dar partisel çıkarlar gözetilerek yapılmaktadır. Halbuki KDP açısından da bu önemli bir gelişmedir. Maddeler içinde dolaylı olarak da olsa KDP’ye yanlış politikalarından vazgeçmeye yönelik uyarılar da yer almaktadır. Meclisin, hükümetin yeniden oluşturulması, KDP’nin mevcut durumuyla tek başına çözemeyeceği sorunlardır. O yüzden KDP’den yapılan açıklamaların dayanaksız olduğunu ve ulusal çıkarları gözetmeksizin yapıldığını düşünüyorum.
Anlaşmanın Ulusal Kongre’yi toplamaya bir katkısı olur mu?
Bilindiği üzere ulusal kongre projesi, 2003’ten beri Önder Abdullah Öcalan’ın gündeme koyduğu ve son süreçte tekrar böyle bir ihtiyacın ortaya çıkmasıyla KCK’nin yaptığı açıklamalarla dikkat çektiği bir husustur. Şu an gerek Kuzey’de gerekse Rojava’da yaşanan süreç ve yapılan bu ittifakla birlikte kongrenin daha mümkün olduğuna inanıyorum. Bu ittifak, işi kolaylaştırıyor. Bunun yanında Güney halkında KCK’nin de bu ittifaka yönelik pozisyonunu belirlemesi husunda beklenti var; çünkü bu iki partinin birlikteliğinin ulusal kongre için yetmediği dillendiriliyor.
Anlaşmayla olası bir ulusal kongre toplama kararına KDP’nin olumsuz tavır sergilemesi halinde KDP’siz bir kongreye yaklaşımınız ne olur?
Öncelikle şunu belirtmek isterim ki, Kürt halkı ve Kürdistanlı diğer halkların çıkarları bizim için her şeyin üstündedir. Bu pencereden baktığımızda, eğer çıkarlar önemli güçlerin bir araya gelip geleceğe yönelik projeler geliştirilmesini gerektiriyorsa bunu yapmak gerekiyor. Öncelikle herkes buna davet edilecek. Böyle bir birlik çalışmasında birilerini dıştalamak Kürtleri zayıflatır. Daha önce yapılan çağrılarda ısrarla KDP’nin kongrede yer alması istendi. Hatta Önder Öcalan, ulusal kongrenin başkanlığı için bizzat sayın Mesud Barzani’yi önerdi. KDP, Kürdistan’da küçümsenmeyecek bir güçtür; dolayısıyla katılması önemlidir.
Ben bunları Kürt ulusal çıkarları adına söylüyorum. Fakat KDP, daha önceki kongre deneyimlerinde takındığı olumsuz tavırda ısrarcı olursa, bir araya gelen güçlerin bu noktada politika üretmesi gerekecektir. Çünkü artık Kürdistan’daki konjonktür, Kürt ulusal birliğini gerektirmektedir. Ayrıca bölgedeki diğer halkların sorunlarının çözümünün de Kürt halkıyla doğrudan ilişkili olması bunu elzem kılmaktadır. Bu hususlar göz önüne alındığında hiç kimse kendi partisel çıkarları adına bunun önüne set koymamalı. Fakat eğer set konulursa Kürt siyaseti mutlaka bir tavır sergileyecektir.
Kongrenin yapılmasında Türk devletinin engelleyici bir tavrı muhtemel midir?
Tarih bize çok önemli fırsatlar sunuyor. Şu anda Türk devleti ciddi sarsıntılar yaşıyor. Türk devleti, hem uluslararası alanda hem de Türkiye içinde meşruiyeti tartışılacak duruma geldi. Ne yaptığı siyasi ve diplomatik çalışmalarla ne de Kürdistan’da yürüttüğü kirli savaşla herhangi bir sonuç alabiliyor. Bu açıdan şu anki süreçte Kürtlerin önündeki ciddi engeller kalkmış durumda. Bu yüzden Türk devleti, birliğimizi engelleyemez. Bizler de ulusal birlik politikasıyla sömürgecileri demokratikleştirerek sorunlarımızı aşabiliriz. Bunun için tekrardan ulusal kongre projesinin gündeme alınmasını, kongrenin Kürt evinde, ortak Kürt aklıyla yapılmasını diliyoruz.
KDP: Anlaşma, çelişkileri derinleştirir
Anlaşma ardından KDP yazılı bir açıklama yaparken, YNK ve Goran yetkilileri ile Irak Parlamentosu’nun Kürt milletvekili Mahmut Osman, basına demeçler verdi.
KDP: Kürdistan Demokrat Partisi siyasi taraflar arasında yapılan anlaşmaları meşru görmektedir, ancak bu anlaşmalar başka bir tarafa yönelik olmamalıdır. Bu anlaşma, mevcut iç çelişkileri daha da derinleştirecek ve çözüme hizmet etmeyecektir. Çünkü bu anlaşma, bizi geçmişte yaşanan duruma götürecektir. Tutumu Gorran Hareketi’nden farklı olan YNK önünde de engellere yol açacak, tutumunu sertleştirecek ve krizlere doğru götürecektir. YNK böyle bir stratejik anlaşma yapmadan önce yine KDP ile Kürdistan yönetimini paylaşmasına rağmen bizimle tartışmamış ve bizi bilgilendirmemiştir. KDP ile sorunları olan bir başka siyasi tarafla böyle bir anlaşma yapmıştır. Bu durumda yaşanan sorunların bir parçası olmuştur. YNK’nin tutumu KDP ile daha önce birlikte hareket ettiği durumun tersine dönmüştür. Geçmiş deneyimler de göstermiştir ki, KDP’siz Kürdistan bölgesini yönetmek zordur. KDP, siyasi, idari, güvenlik, iradenin zayıflatılması ve peşmergenin direnişinin kırılması yönündeki hiçbir girişime izin vermemiştir. (1)
YNK Parti Meclisi Üyesi Abdullah Bor: Tüm Kürt partileri arasında birlik ve ittifak sağlanmalıdır. YNK - Gorran Anlaşması’nda da ulusal birlik ve bağımsızlık için ulusal uzlaşı maddesi vardır. Dolayısıyla KDP’ye, başka bir parti veya tarafa karşı değildir. Biz bugün Peşmerge olarak cephede ortak düşmanlarımıza karşı Kürdistan topraklarının birliğini savunmak için çarpışıyoruz. Eğer siyasal birliğimiz olmazsa, bu savaşın ne anlamı kalır ki? Yine bu birlik olmazsa halkın bağımsızlık ve özgürlük istemi nasıl gerçekleşir ki? YNK ve Gorran arasında sağlanan anlaşma, kendi evimizi düzenlemek için atılmış bir adımdır.
Gorran Milletvekili Salih Hamit: KDP’nin Kürdistan’ın dört parçasındaki partilerin adımlarına karşı “benim rızam neden alınmadı“ tutumu sergilemesi doğru değil. Sayın Barzani gibi ömrünü Kürt halkının mücadelesine adamış biri, büyüklüğünü göstermeli. KBY’de yaşanan siyasi krizin aşılması için çabalamalıdır. KDP’nin razı olmaması halinde olabilecek senaryolardan sözediliyor ki bunlar KBY için tehlikeye işaret ediyor.
Irak Parlamentosu’nun Kürt Milletvekili Mahmut Osman: Bu yakınlaşma sonucunda ilerde tek parti olmaları ihtimali de var. Bence bu durum her iki taraf açısından da beklenilir bir durumdu. Bu yakınlaşma KBY’de yeni bir durum doğurmaz. KDP bu anlaşmaya karşı tepkisini ortaya koydu. Kürt siyasetinde parçalanmayı derinleştiren adımlar olumlu sonuçlar doğurmuyor. Kürt güçleri bu tarihi dönemde, 1988’de olduğu gibi bir ulusal cephenin kurulması için çabalamalıdır. Sadece bu temelde sağlanacak bir birlik tüm tarafların ve Kürt halkının çıkarlarına hizmet eder. Bence KDP’nin ve İslami tarafların da katılacağı ortak bir çözüm üzerine çalışmaları daha değerli olur. YNK ve Gorran’ın ayrı, İslamilerin ayrı, KDP ve diğer bileşenlerin ayrı anlaşmalara varması ne Parlamento’yu ne de Hükümeti aktifleştirir.
Anlaşma maddeleri
Kürdistan Yurtseverler Birliği ile Gorran Hareketi arasında, 17 Mayıs’ta yapılan anlaşma, üç temel başlık altında toparlanan maddeleri içeriyor. Maddeler, hem Güney Kürdistan’ı hem de bütünen Irak’ı ilgilendirdiği gibi Kürt ulusal çıkarlarına dair çeşitli hususları da vurguluyor.
Anlaşma şöyle:
Başlıklar
1- Uzun vadede amaçlar
2- Kısa vadede amaçlar
3- Her iki partinin amaçları
1- Uzun vadede yapılması için üzerinde anlaşılan hususlar
a) Güney Kürdistan ve Irak’ta demokrasi adına demokratik güçlerin, adaletli toplumun ve yasaların hüküm sürdüğü bir devlet anlayışının desteklenmesi.
b) Kürdistan parçaları arasındaki olası bir savaşa ve parçalar arasında anlaşmazlığa sebebiyet verecek herhangi bir duruma karşı tavır almak.
c) Kürdistan ve Irak’taki demokratikleşme sürecinin gelişmesi için dünyadaki sosyalist ve demokrat güçlerle dayanışmak ve onlarla siyasi ittifakları güçlendirmek.
d) Selefi akımların nüfüzuna karşı Kürdistan, bölge ve dünyada çalışmalar yürütmek.
e) Siyaset, ekonomi ve barış konularına ilişkin dünya devletleri ile anlaşmalar yapmak ve yapılmış anlaşmaları güçlendirmek.
2- Kısa vadede yapılması için üzerinde anlaşılan hususlar
2.1- Irak üzerine
a) Ulusal Hükümet kurumlarının hepsinin demokratik bir yapıya kavuşturulması.
b) Irak’ın her alanda gelişmesinin sağlanması ve bunun için sadece petrol kaynağı yerine tüm kaynaklarının kullanılması.
c) Devlet kurumlarında şeffaflığın sağlanması, rüşvetin engellenmesi ve rüşvet yiyenlerin cezalandırılması.
d) Ordu, asayiş ve diğer güvenlik kuvvetlerinin idarelerinin yapılması ve bunların profesyonelleştirilmesi.
e) Sivil toplumun oluşturulması ve toplumun özgürleştirilmesi.
f) Sosyal sistemin Irak vatandaşı herkes için tesis edilmesi.
2.2- Kürdistan üzerine
a) Kürdistan’daki eski sisteme dair reformlar yapılması ve güncel bir demokratik sistemin çağın değişen koşulları dikkate alınarak oluşturulması.
b) Kürdistan’daki rüşvetçiliğin önlenmesi ve rüşvet yiyenleri araştırmak üzere bir komisyonun kurulması ve rüşvet yiyenlerin cezalandırılması.
c) Eğitim sisteminin bilimsel ve çağdaş esaslara göre değiştirilmesi.
d) Gelir dağılımında adalet sağlanması ve ekonomik gelirlerin parlamento tarafından denetlenmesi.
e) Kadın ve erkeklerin siyaset, toplum ve eğitimdeki eşitliğinin sağlanması ve aynı zamanda kadına yönelik şiddetin önlenmesi ile şiddet uygulayanların cezalandırılması.
3-Her iki partinin amaçları
a) Ortak bir çalışma ruhuyla her iki taraf (YNK-Gorran) organ ve kadrolarının eğitilmesi.
b) Aradaki anlaşmanın uygulanması konusunda ortak çalışma yürütülmesi.
c) Genel seçimlerde birlikte çalışmalar yürütülmesi; sendika seçimlerinde ve sendikaların aktifliklerinde dayanışma içinde olunması.
d) Irak parlamento seçimlerinde ortak bir liste üzerinde anlaşma sağlanırsa her iki tarafın bu listeyi desteklemesi ve bu listenin esas alınması. Ayrıca Kürdistan parlamento seçimlerinde iki tarafın birbirine karşı tavır almaması ve ortak demokratik bir listeyi desteklemesi.
ARGEŞ KAYA / HABER MERKEZİ