Xıdır ALİ ŞENGALİ
Başûrê Kürdistan Federe Bölgesi’nde seçimler yapıldı. Başûr’da seçimler demokratik iradenin ortaya çıkması ve demokrasinin gelişmesi anlamına gelmiyor. Sadece demokratik olmayan siyasi zihniyetlerin kendilerine meşruiyet sağlama aracı kılınıyor. Özellikle KDP seçimleri böyle ele alıyor. Nitekim bu seçimlerin zamanlamasının Kürtlerin hayrına olmayacağını düşünenler çok fazla olmasına rağmen KDP seçimin yapılmasında ısrar etmiştir. Kerkük’te ve başka yerlerde Kürtlerin kazanımlarını kaybetmesi KDP’nin politikalarından kaynaklandığı halde elindeki basın ve diğer imkanlarla bunu diğer siyasi güçlerin üzerine yıkıp kazançlı çıkmayı hedefliyor. Hegemon olma zihniyeti o kadar fazla ki daha önce bir protokole bağlanmış Irak cumhurbaşkanlığını da ele geçirmek istiyor. Mesud Barzani izlediği yanlış politikalarla yıpranan imajını Irak cumhurbaşkanlığı ile gidermeyi amaçlıyor. Merhum Mam Celal Talabani’ye her şeyi söyleyenler şimdi Talabani karizması ve itibarını kendilerine dayanak yapmaya çalışıyorlar. Buna herhalde tarihin cilvesi derler.
Nasıl ki olumsuz siyasi koşullarda bağımsızlık referandumunu dayatarak Kürtlere büyük kaybettiren KDP eğer bu seçimlerden kazançlı çıkarsa sanki yanlış politikaları onaylanmış gibi ele alıp Kürtlere yeni kayıplar getirecek politikalara yönelecektir. KDP’de uzak görüşlü ve bir stratejiye, politikaya dayalı adımlar atma yoktur. Fırsatçılığı, şark kurnazlığını politika tarzı haline getirmiş. Komploculuğu, fırsat bulup arkadan vurmayı bir tarz haline getirmiş. Bu politik tarzı da Ortadoğu despotik geleneğinden öğrenmiş. Bu tarz da kesinlikle Kürt toplumsallığıyla bağlantılı bir karakter yoktur. İlişkide olduğu devletlerin en olumsuz özelliklerini siyasal tarz haline getirmiş.
Zaten hiçbir zaman kendi toplumuna, halkına dayanarak siyaset yapmamış. Bölgesel güç dengeleri içinde, bu dengeler üzerinde bir oraya bir şuraya oynayarak kendini güç yapmaya çalışmış. Kuşkusuz siyasette çelişkilerden yararlanma vardır. KDP’nin ki yararlanma değil; tümüyle bunu esas alan bir tarzdır. Dolayısıyla da yanlış hesap yaptığında Kürt halkına büyük zarar verdirmektedir. Aslında bu politikayla ayakta kalması zordur. Ancak PKK’nin varlığına günde 5 vakit şükretsin. PKK karşıtı güçler, PKK’nin siyasi çizgisinden hoşnut olmayanlar, kendisine koltuk değneği oluyor. Bu koltuk değnekleri çekildiğinde varlığını koruması bile zorlaşacaktır. Bir zamanlar Türkiye'de Apo ve PKK rantı yiyenler varmış. PKK karşıtlığı yaparak kendilerini var ediyorlarmış. KDP’nin de Ortadoğu’daki durumu benzerdir.
KDP Irak politikasını doğru yürütmediği takdirde kaybetmesi kaçınılmazdır. Kürtlere düşmanlığı tüm dünyaca bilinen Türkiye'ye dayanarak KDP’nin iflah olması mümkün müdür? Sadece Kürtlerin ahı bile KDP’yi bu politikasından dolayı iflah etmez. KDP’nin 2004 hamlesi KDP’ye çok önemli güç kazandırdı. Bu hamle olmasaydı başta Türkiye olmak üzere Kürt düşmanları bu federasyonu kısa sürede tasfiye etmek için her yolu deneyeceklerdi. Ancak PKK gerilla hamlesini 2004 Haziran’ında başlatınca bu federasyon kendine bir koruma kalkanı bulmuştur. KDP bunu anlamayacak kadar gaflet içindedir. Bu hamleye teşekkür edeceğine, bu hamleyi ezmek isteyen Türk devleti ile işbirliği yapıyor. Bu tutumuyla bindiği dalı kesiyor.
Başûr’daki seçimlerde yine T.C.den destek alıyor. Bir dönem T.C ile birlikte Irak hükümetine karşı ortak tutum koyarken; şimdiden Türkiye ile birlikte Irak'ta yaşanan sorunlardan kendilerine avantaj sağlamak istiyorlar. Bulanık suda avlanmak isteyen KDP böylece Kürtlerin çıkarına politika izleme yerine AKP iktidarının, daha doğrusu Tayyip’in Irak’ta yaşanan krizden yaralanma yaklaşımının figüranı haline geliyor.
Sadece Irak değil, Şengal politikasında da Türkiye'nin Kürt düşmanlığının parçası oluyor. Şengal’de YBŞ, YPJ, PADE ve oradaki meclislerle ortak bir politika yürütme yerine seçimden kazançlı çıkarsa Şengal’de Türk devletinin desteği ile bir hamle yapmak istiyor. Yine Rojava’ya yönelik saldırılar ve dayatmada bulunmaya hazırlanıyor. Efrîn işgalinde yer alan ENKS’lilere karşı tutum almayan KDP Rojava’nın diğer alanlarında da ENKS’ye benzer rol oynatmaya çalışıyor. ENKS KDP’den destek alarak başında beri Rojava Devrimini ve ortaya çıkan yönetimi tanımıyor, Rojava’ya düşmanlık yapıyor. Bu nedenle oradaki diğer partiler gibi serbest çalışma yürütmüyor. Rojava yönetimi, devrimi tanı, yönetimi tanı ve bu temelde özgürce siyaset yap, demesine rağmen ENKS’nin bunu kabul etmemesi kötü niyetini ortaya koyuyor. Mesud Barzani Rojava’da devrim yok, diyerek Rojava Devrimini tanımazsa; ENKS de böyle yapar. KDP ENKS’ye Rojava yönetimini tanı ve çalış dese ENKS hemen buna uyar. Bu açıdan ENKS’nin Efrîn ve Rojava’nın diğer yerlerindeki politikalarından KDP de sorumludur.
ENKS her tarafa girerek Rojava Devrimi düşmanlığı yapıyor. Türkiye'nin Rojava saldırılarında en temel dayanak olan güçlerin başında ENKS’liler geliyor. Zaten bunlar İdlib ve diğer yerlerdeki çeteler gibi Türk devleti ile kucak kucağadırlar. Türkiye diğer çetelere olduğu gibi bunlara da para desteği veriyor.
KDP Başûr seçimlerini işte böyle Kürt karşıtı politikalar yürüten ENKS’yi Rojava’da desteklemek için de kullanacak. Bunu tüm Kürtler bilmeli ve tedbirini almalı. Seçimden sonra Şengal’e de yeniden bir saldırı hamlesi başlatabilir. Türkiye ile ilişkileri bunu da gösteriyor. Bu açıdan KDP bu seçimlerde kazançlı çıkmamalı. KDP’nin kazançlı çıkması Kürtlerin kaybetmesi olacaktır. KDP Başûrê Kürdistan’daki diğer siyasi güçlerin parçalanmışlığında da yararlanmak istiyor. Seçimlerin alelacele yapılması bu gerçekliği gösteriyor.