ABD Dışişleri Bakanlığı’nın yayınladığı Irak raporunda, Mesud Barzani başkanlığındaki KDP’nin Êzîdîler başta olmak üzere muhalifler üzerinde baskı oluşturduğu, gazetecileri öldürdüğü veya tutukladığı, rüşvetin yaygın bir yöntem olarak kullanıldığı vurgulandı. Raporda, Şengal ile Rabia bölgelerine gönderilen gıda, ilaç, tıbbi malzeme ve diğer yardımların engellendiği kaydedildi. 

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Dışişleri Bakanlığı’nın Irak’ta 2016 yılında yaşanan insan hak ihlalleri raporunda, Federe Kürdistan’ı görevi bitmesine rağmen zorla yöneten Mesud Barzani’nin genel başkanı olduğu Kürdistan Demokratik Partisi’nin (KDP) muhalifler ve azınlıklar ile Êzîdî halkı ve basın üzerindeki hak ihlallerine geniş yer ayrıldı. Rapora göre, KDP’nin kontrol ettiği bölgelerde azınlıkları hedef alan saldırı ve tehditler yaşandı. Raporun yazım sürecinde BM başta olmak üzere uluslararası ve yerel insan haklarının belgelerinden yararlanıldı. 

RojNews muhabirini katletti

KDP’ye bağlı güçlerin işlediği cinayetlere yer verilen raporda, ailelerin cinayetlerden Barzani güçlerini sorumlu tuttuğu belirtildi. Duhok’ta 13 Ağustos’ta kaçırıldıktan sonra ölü bulunan RojNews muhabiri Wedat Hüseyin Ali’nin işkence gördüğü belirtilen raporda, Ali’nin KDP iç güvenlik servisi tarafından hedef alındığı ve PKK ile ilişkisi olduğu gerekçesiyle öldürdüğü belirtildi. 

İşkence cezasız kalıyor

BM’nin Irak’taki yetkililerinin Hewlêr’de yaptığı gözlemlerin yer bulduğu raporda, Anti-Terörizm Müdürlüğü’nün aşırı kalabalık olduğu kaydedildi. Yine Federe Kürdistan’daki bazı cezaevlerinde yetişkinler ile çocukların aynı hücrelerde tutulduğu belirtildi. Hem merkezi hükümet hem de KDP’ye ait tesislerde gözaltında kötü muamele yapıldığına dair ciddi şikayetler geldiği kaydedilen raporda, buna karşın yetkililerin herhangi bir kovuşturma yürütmediği aktarıldı. Bağımsız İnsan Hakları Komisyonu ve Meclis İnsan Hakları Komisyonu’na göre cezaevlerinde çokça işkence olayı meydana geldi. Cezaevleri ve gözaltı merkezlerinde yapılan ziyaretlerde 70 tutuklunun, sorgu sırasında işkence ve kötü muamele gördüğüne de vurgu yapıldı. 

Rüşvet yaygın bir yöntem

KDP idaresindeki kurumlarda rüşvetin yaygınca kullanılan bir yöntem olduğunun altı çizilen raporda, gözaltı ve tutuklama süreçlerinde rüşvet verilerek farklı işlemler yaptırıldığı kaydedildi. Uluslararası ve yerel insan hakları örgütlerinin, tutuklu ailelerinin ziyaretlerine izin verilmediğini tespit edildiği ifade edilen raporda, ziyaretçi görüşmesi yapmak isteyen ailelerden de rüşvet alındığı vurgulandı.

Muhalifler tutuklanıyor

Dışişleri Bakanlığı’nın raporunda, KDP asayişi tarafından idare edilen cezaevlerinde bazı tutukluların 6 ay boyunca mahkemeye çıkarılmadan bekletildiği, buna örnek olarak da maaş kesintilerini protesto eden öğretmenlerden 13’ünün 1 Aralık’ta gözaltına alınması gösterildi. 

Suç işleyen KDP güvenlik güçlerinin cezasızlık zırhına büründüğü belirtilen raporda, yıl boyunca rütbeli subayların tecavüz ve adam öldürme iddialarının olduğu vurgulandı. Savcı ve avukatların çalışmalarını yürütürken, sık sık engellerle karşılaştığı, davaların idari nedenlerle gereksiz yere uzatıldığı da raporda ele alınan başlıklar arasında yer aldı. Raporda, mahkemelerce serbest bırakılan bazı kişilerin, KDP iç güvenlik servisi tarafından uzun süreler boyunca gözaltında tutulduğuna dikkat çekildi. 

Êzîdîlere yardımlar engellendi

KDP’nin farklı kesimlere yönelik baskıcı uygulamalarının dikkat çektiği raporda, Êzîdîlerin yaşadığı Şengal ile Rabia bölgelerine gönderilen gıda, ilaç, tıbbi malzeme ve diğer yardımların KDP’ye bağlı kontrol noktalarında engellendiği veya kısıtlandığı vurgulandı. 

Kendi medyasına iltimas

KDP’nin Kürdistan Parlamentosu’nda 2013 yılında kabul edilen “Bilgi Edinme Yasası”nı uygulamadığına yer verilen raporda, sistematik olarak bazı medya kuruluşlarına parti temelli ayrım gözeterek bilgi erişimi sağladığı aktarıldı. Buna örnek olarak şu gösterildi: KDP’nin kalesi Duhok ve Hewlêr’de, KDP’ye bağlı olan Rûdaw ve KTV, KDP’nin bütün departmanına erişebiliyor.