KNK Üyesi Perwin Aziz, KDP’nin baskınlarının ulusal ihanet olduğunu belirterek, Parlamento ve tüm sivil toplum kuruluşlarını ulusal duruş sergilemeye, demokratik eylemler geliştirmeye davet etti. KDP’ye gereken tavrın gösterilmediğini, böylece giderek ulusal çalışmaları da berheva etmeye başladığını kaydeden Aziz, "Kurum çalışanlarından özür dilemeli, kurum yerlerini çalışanlara teslim etmeli ve çalışmalara devam edilmelidir” dedi.

Demokratik İslam Kongresi Üyesi Mamoste Mela Nadir de ulusal birliği zedeleyen uygulamalara imza atıldığını belirterek, “Tutuklama, öldürme, halka baskı uygulama politikaları Baas rejimine benzer uygulamalardır. Bu baskı, gözaltı ve saldırıları kınıyorum. KDP uyguladığı bu saldırılar ardından halktan özür dilemelidir. Bu talan kültürüne karşı sessiz kalınmamalıdır” diye konuştu.

İran ve KDP kınandı


Kürt sanatçılar, İran'da 59 Kürt siyasetçi için verilen idam kararı ile KDP'nin Kürt kurumlarına operasyonunu kınadı.
Amed'de kültür sanat çalışmalarını yürüten Dicle Fırat Kültür Merkezi, Aram Tigran Kent Konservatuarı ve Cegerxwîn Kültür ve Sanat Merkezi çalışanları, İran'da 59 Kürt siyasetçi için verilen idam kararı ve KDP baskınlarına ilişkin basın açıklaması yaptı. Dicle Fırat Kültür Merkezi'nde açıklama yapan tiyatrocu Ömer Şahin, İran rejiminin idamları Kürt Özgürlük Hareketi'ne karşı bir silah olarak kullandığına dikkat çekerek, idamların birer insanlık suçu olduğunu vurguladı. İran'ın Batılı güçlerle diyalog içerisine girerek üzerindeki ambargoyu hafifletme arayışına girdiğini ifade eden Şahin, Batılı devletlerin ise, İran'ın idam politikalarına karşı gözlerini kapatarak, seslerini çıkartmadıklarını söyledi. Şahin, Kürt sanatçıları olarak İran'ın idamlardan biran önce vazgeçmeye çağırdı.
KDP'nin Kürt kurumlarına karşı yaptığı operasyonlara ilişkin de konuşan Şahin, "Yürüttüğünüz ambargo ve yaptığınız hendekler yetmedi mi?" diye sordu. KDP'nin Kürt düşmanlığı temelinde uluslararası güçlerle ortaklaştığını ifade eden Şahin, "Geçmişte Kürt halkının düşmanlarının kullandığı argümanları bugün KDP'nin kendi basın kuruluşları aracılığıyla yapıyor" dedi. Kürt halkının en büyük beklentisinin Kürt Ulusal Kongresi'nin biran önce gerçekleştirilmesi olduğunu aktaran Şahin, "KDP biran önce bu düşmanca tutumundan vazgeçmeli ve doğru yola, ulusal birlik yoluna girmelidir" diye vurguladı.

Kürtler için talihsizlik


Mezopotamya Demokratik Değişim Partisi (MDDP), Ortadoğu’daki ciddi sarsıntılara öncülük eden Kürt halkının kendisiyle uğraşmasının “büyük bir talihsizlik” olduğunu belirterek, KDP’yi bu “yanlış tavrından derhal vazgeçmeye” çağırdı.
Yazılı bir açıklama yapan MDDP, Kürt halkının yaşayacağı çelişkilere sevinmeyeceklerini kaydetti. MDDP açıklamasında şunlar vurgulandı:  “Asuri/Süryani/Keldani halkı Kürt halkının yaşayacağı çelişkiyi felaket olarak görüyor, Kürt halkının ulusal demokratik birliğini destekliyor! Kürt halkının fedakâr mücadelesi sonucu, ilk defa bu yüzyılda Kürdistan coğrafyasına birleşme, Kürtlerin kendi iradesini birleştirme ve halklarla birlikte demokratik diyalog zemininde ortak bir yürüyüşü sunmuştur.
Asuri/Süryani/Keldani halkı, Kürt halkının bu onurlu yürüyüşünü selamlıyoruz. Bu yürüyüş yıllardır PKK öncülüğünde, Türkiye’de kesintisiz devam etmekte ve halklarla belirli bir aşamaya gelmiş bulunmaktadır.
Bu yürüyüşün zihinsel perspektifi, Türkiye’de yaşayan bütün kesimlerin sorununa çözüm yolunu ortaya sermiştir. Günümüzde Ortadoğu politikalarında ciddi sarsıntılar yaşanırken, şüphesiz bu sarsıntılarda Kürt halkının öncülük ettiği demokratik yeniliğin etkisi büyüktür. Kürt halkı böylesi bir dönemde kendi ulusal birliğini sağladığı sürece kendisini güç haline getirecek ve bir asırdır onu sömüren güçlerden kurtulacak, özgür bir iradeye kavuşacaktır. Tabi Kürt halkının böylesi bir zihniyetle birleşmesi, diğer halkların da kendi demokratik haklarına kavuşması anlamına gelmektedir. Ortadoğu’nun yeniden dizayn olduğu bir dönemde, sömürgeci egemen güçlerin sistem yapılanmaları tek tek çözülürken, Kürt halkının kendisiyle uğraşması, büyük bir talihsizliktir.
Kürt halkının yakaladığı ulusal birlik sürecinin gerçekleşmesi, kendi demokratik haklarına kavuşması ve toplumsal demokratikleşmeye öncülük edebilmesi açısından KDP’nin, Kürdistan Özgürlük Mücadelesinin legal alanda çalışma yürüten kurumlarına karşı takındığı siyasi yasak tavrı doğru bulmuyoruz!
MDDP olarak, KDP’yi bu yanlış tavrından derhal vazgeçmesini doğru buluyoruz. Kürt halkının acil ihtiyacı olan gerçek ulusal demokratik birliğinin hayata geçmesidir. Bizler Asuri/Süryani/Keldani halkı olarak, Kürt halkının yaşayacağı çelişkiye sevinmediğimizi belirtiyor, bir an evvel bu sorunun aklıselim bir şekilde KDP tarafından çözülmesini temenni ediyoruz!”

Süleymaniye'de protesto

Güney Kürdistan’ın Süleymaniye kentinde çok sayıda sivil toplum örgütü ve siyasi parti, KDP’nin demokratik kurumlara yönelik baskılarını protesto etti.
PÇDK’nin çağrısıyla düzenlenen eylem Kürdistan Parlamentosu’nun Hewlêr bürosu önünde gerçekleşti.
Eyleme çok sayıda dernek, parti ve Süleymaniyeli parlamenter katılarak destek verdi. Eyleme destek verenler arasında Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani’nin partisi YNK, Güney Kürdistan’ın ikinci partisi Goran, İslami parti Yekgirtu, Kürdistan Ulusal Kongresi (KNK), Batı Kürdistan Demokratik Toplum Hareketi (TEV-DEM),  Demokratik İslam Kongresi, Kürdistan İnsan Hakları Örgütü (KMMK), RJAK, Özgür ve Eşit Yurttaş Hareketi (Bizotnewey Hewlatî Azad û Yeksan) de yer aldı.
Eylemde bir konuşma yapan PÇDK sorumlularından Muhammed Abdullah, bu eylemi parlamento temsilciliği önünde yapmalarının nedeninin, parlamentonun derhal toplanarak bu sorunu tartışmasını talep etmek olduğunu söyledi. KDP’den hesap sorulmasını isteyen PÇDK yetkilisi, başta saldırıya, işkence ve hakarete maruz kalanlar olmak üzere Kürdistan halkından özür dilenmesini istedi.
Protesto eylemi, Süleymaniyeli parlamenterlerin KDP’nin saldırılarını eleştiren konuşmaları ile son buldu.

Barzani yanlışlıktan dönmeli

Rusya’daki Kürt kurumları, KDP’nin Rojava politikasını ve Kürt kurumlarına yönelik terörünü kınadı.
Moskova Kürtlerin Haklarını Savunma Kurumu Mezopotamya, Moskova Kürt Kadın Kurumu Viyan, Uluslararası Kürt Dernekler Birliği, Agirî Kültür Sanat Kurumu, Ukrayna Kürtleri Birliği Midiya, yayınladıkları ortak bir bildiri ile Mesud Barzani’nin lideri olduğu KDP’nin Güney Kürdistan’da KNK ve PÇDK’nin de aralarında bulunduğu çok sayıda kuruma yönelik baskın ve gözaltılarını kınadı. Bildiride şöyle dendi: “Böylesi tarihi süreçte bu tür yaklaşımlar Kürt ve Kürdistan halkını parçalamakta, Kürt halkının düşmanlarına hizmet etmektedir. Biz Rusya Kürtleri olarak bu yaklaşımı kınıyor, bu politikalardan vazgeçilmesi çağrısında bulunuyoruz. Barzani bir Kürt olarak bu yanlışlıklardan dönmeli, Kürt gençlerinin kanı ile elde edilen değerlere değer katmalı.”