Kelepçe-pranga yetmedi, Veysel'i kayışla bağladılar

Diaspora Haberleri —

16 Kasım 2020 Pazartesi - 23:00

  • Stuttgart 129b davasında tutuklu yargılanan Kürdistanlı Veysel S. göz doktoruna götürülürken ayaklarına pranga, ellerine kelepçe takıldı. Yetmedi, kayışla bağladılar.

 

PERVİN YERLİKAYA

Stuttgart 129b davasında tutuklu yargılanan Kürdistanlı Veysel S. göz doktoruna ayaklarına pranga, ellerine kelepçe takılarak götürüldü. Bununla da yetinmeyip vücudu bir kemerle bağlanan Veysel S.’ye doktor kontrolünde de 8 güvenlik ve polis eşlik etti. Avukatı Martin Heiming, "Onur kırıcı bu muamele kabul edilemez. Yaşananlar karşısında insanın nutku tutuluyor" dedi.

Stuttgart’ta Alman Ceza Kanunu’nun 129b maddesinden yargılanan Kürdistanlılarla ilgili davada hak ihlalleri bitmek bilmiyor. Yargılamanın devam ettiği Stammheim Cezaevi’nde mahkeme ve cezaevi idaresinin skandallarına bir yenisi daha eklendi. Davada tutuklu yargılanan Veysel S. göz doktoruna sevk edilirken Türk devletinin uygulamalarını aratmayan uygulamalara maruz kaldı.

Ele kelepçe, ayağa pranga

Veysel S., Agit K., Özkan T. ve tutuksuz yargılanan Cihan A. ve Evrim A.’nın 70. duruşmaları 12 Kasım Perşembe günü görüldü. Savunma avukatlarından Martin Heiming söz alarak müvekkili Veysel S.’nin doktora götürülürken yaşadığı ihlaller hakkında bilgi vererek, konunun soruşturulmasını istedi. Müvekkilinin 3 ay önce alınan göz muayenesi için 11 Kasım Çarşamba günü doktora götürüldüğünü belirten Av. Heiming, "Müvekkilim doktora götürülürken elleri kelepçelendi, ayaklarına zincir vuruldu, üst vücudu hareket etmeyecek şekilde bir kayışla sarıldı" diyerek, söz konusu uygulamalara tepki gösterdi.

İnsanın nutku tutuluyor

Müvekkilinin tercüman hakkı olduğu halde bu hakkından da mahrum bırakıldığını ifade eden Av. Heiming, "Tercüman tutulmadan gidilmiş" dedi. Doktor muayenesinin de 8 polis ve güvenlik eşliğinde yapıldığını aktaran Avukat, "Muayeneye 8 polisin eşlik etmesinin hiçbir anlamı yok. Müvekkilim tek bir kelime edememiş. Doktor da hiçbir kontrol yapmadan gözüne bakıp göndermiş. Yaşananlar karşısında insanın nutku tutuluyor" dedi.

Onur kırıcı muamele kabul edilemez

Mahkeme heyeti ise yaşananlardan kendilerinin değil cezaevi idaresinin sorumlu olduğunu belirterek, duruşmada konuyu kapatmayı tercih etti. Duruşma ardından ulaştığımız Avukat Martin Heiming, "Müvekkilime yapılan bu onur kırıcı muameleyi kabul etmemiz mümkün değil. Cezaevi yönetimine de şikayetimizi bu hafta içinde ileteceğiz. Müvekkilimin bir kayışla vücudunun üst tarafını sarmışlar. Elleri bükülerek kelepçelenmiş. Ayakları da zincirlenmiş, hareket edemediği için bir sandalyeye oturtmuşlar" dedi.

Söz konusu ihlallerin 129a/b yargılamaları gerekçe gösterilerek meşrulaştırılmaya çalışıldığının altını çizen Av. Heiming şöyle devam etti: "Bu aşağılıyacı yaklaşımın sebebi 129a ve 129b yasasıdır. Hiçbir insana bu tür muamele yapılamaz. Üstelik çok sayıda polisle doktora götürülüyor. Bu yıldırma metotları insan haklarını hiçe saymak anlamına geliyor."

İlk skandal değil

Stammheim Cezaevi’nde 3’ü tutuklu, 2’si tutuksuz 5 Kürdistanlı’nın yargılandığı dava daha önce de birçok kez hak ihlalleriyle gündeme gelmiş, savunma heyetinin tepkileri sonucu mahkeme heyeti bazı uygulamalardan geri adım atmak zorunda kalmıştı.

İhlallerden bazıları şöyle:

⇒ 16 Nisan 2019’da başlayan duruşmada tutuklular cam bir kafesin içerisinde tutulurken, avukatlar ve savunma heyeti ile izleyiciler cam bölmelerle birbirinden ayrılmıştı. Avukatlar mahkeme heyetini protesto etmiş, tartışmalar nedeniyle mahkemeye iki kez ara verilmişti. Tutuklular da kimlik bildiriminde bulunmamıştı. Yapılan itirazlar sonucu 9 Mayıs’ta cam kafes uygulaması sona erdirildi.

⇒ Tutsaklar ilk günden itibaren mahkemeye kelepçe takılarak getiriliyor. Mahkemede verilen kısa aralarda dahi salondan çıkarılırken tekrar kelepçeleniyorlar.

⇒ Avukatlar müvekkillerinin mahkeme aralarında bekleme odasına götürülürken abartılı aramalardan geçirilmesi ve görüş odasında avukat ile müvekkil arasında camlı bölme bulunmasına tepki göstermişti.

⇒ Tutuklu Agit K. ve Veysel S.’nin Stammheim Cezaevi’nden mahkemeye prangayla getirilmesine avukatları birçok kez itiraz etti. Uygulamaya bir dönem ara verilse de zaman zaman tekrar hayata geçiriliyor.

⇒ Stuttgart dışından duruşmaya getirilen Evrim A. ve Özkan T.’ye duruşma boyunca su verilmemesi tepkiye yol açmıştı.

⇒ 25 Eylül 2020’de savunma avukatları bir kez daha Veysel S.’ye yönelik arama esnasına gerçekleştirilen baskıcı uygulamaları gündeme getirmiş ve mahkeme heyetinden bu uygulamaların önüne geçmesini istemişti.

⇒ Duruşmayı izleyenler de ihlallere maruz kalıyor. Herkes ayrıntılı aramadan geçirilip  kemer ve saat gibi eşyalarına el konuluyor.

Protesto edilecek

Stuttgart’taki Kürt tutsakların duruşmasına 19 Kasım Perşembe günü devam edilecek. Tutsakların Sesi Platformu da aynı gün saat 11.30’da Stammheim Mahkemesi önünde bir eylem gerçekleştirerek, yaşanan hak ihlallerini protesto edecek.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2020 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.