Almanya’da Linz kenti merkezli çalışma yürüten Kadın Buluşma Merkezi UTAMARA, kadınlara yönelik eğitim çalışmalarına devam ediyor. Her dönem farklı kentlerden kadın ve çocuk gruplarını ağırlayan UTAMARA, kadın meclisleri ve özgün örgütlenme üzerine 3 günlük kamp düzenledi.   Frankfurt’ta Amara Kürt Kadın Meclisi’nde çalışma yürüten kadınlar UTAMARA’da 4-5-6 Ocak tarihleri arasında 3 günlük eğitim kampına katıldı. 15 kadının yer aldığı grupta kadın meclisleri, özgün örgütlenme modelleri, kadın mücadele deneyimleri ve kadın cins bilinci üzerine tartışmalar yürütüldü. Gezi programları düzenlendi. Tartışmalara katılan kadınlar meclisler, yaşanan sorunlar ve çözüm yollarına ilişkin görüşlerini aktardı.

Kolektif çalışma önemli


Eğitim kampı çalışmasına katılanlardan Vildan Dirik 4 yıldır Frankfurt Amara Kürt Kadın Meclisi’nde çalışma yürütüyor. Meclislerin toplumun her kesiminin kendini ifade edebildiği, yönetebildiği bir örgütlenme modeli olduğunu belirten Dirik, asıl önemli olanın meclislerin toplumun ihtiyaçlarını doğru tespit edip, çalışmalarını halka mal etmesi olduğunu söyledi. Dirik, “Amara Kadın Meclisi kuruluşundan bu yana çok çalışma yaptı. Ama meclis işleyişini tam kavrayamadığımızdan, sistemli bir çalışma tarzına ulaşamadık” diye konuştu. Kadınlar olarak meclis çalışmalarını tartışma, özümseme hususlarında da yetersiz kaldıklarını belirten Dirik, “Bir meclis için en temel ölçü kendini sürekli üretebilmek ve kolektif bir çalışma tarzını yakalamaktır” dedi.


Savaşın yarattığı sorunlar


Amara çalışanlarından Delal Yaman da, Franfurt’ta, savaştan dolayı Kürdistan’nın birçok kentinden gelen Kürdistanlıların yaşadığına dikkat çekerek, “Savaş psikolojisi ve travma en çok kadında yaşanıyor. Yine kültürel farklılıklar, sosyal ve psikolojik olarak yaşanan sorunlar var. Kadın meclisi bu sorunlara karşı alternatif çözümler üretmek durumda” ifadesini kullandı.
Meliha Danışır ise, kadınların kendi yaşadıkları sorunlar karşısında, kendi çözümlerini üretmeleri gerektiğini belirtti. Danışır, “Biz kadınların yaşamıyla ilgili yüzyıllardır hep erkekler ve egemen sistemler karar verdi. Meclisler bize kendi yaşamımız adına kendi kararlarımızı alma şansını veriyor. Cins bilincini örgütlü bir güce dönüştürmek için meclisler temel ifade alanımız ve örgütlenme mekanizmamız oluyor” diye konuştu.

Cins bilinci zayıf


Ruken Karakoç da, ilk kurulduklarında amaçlarının mümkün olduğu kadar çok kadını bir araya getirmek olduğunu belirterek, hala amatörlüklerinin olduğunu söyledi. Geniş bir kadın ağına ulaşma, meclis bünyesinde cins bilincini geliştirme ve dayanışma hususlarında zayıflıkların olduğunu ifade eden Karakoç, ortak çalışmanın önemine dikkat çekti. Karakoç, “Kadınların ve çocukların yaşadığı çok ciddi sorunlar var. Bunların hepsini tartışmak, genel halk meclislerinin de gündemine getirmek ve ortak çözümler üretmek temel hedefimizdir. Bölgedeki bütün kadınlara çağrımız eğer sorunlarımızı kendi özgücümüze dayalı olarak çözmek istiyorsak, kadın meclislerimizi güçlendirelim” diye konuştu.

Örgütlenme için eğitim


Erkeklerin kadın çalışması yapmalarını istemediklerini belirten Aynur İnal ise, tüm kadınların bu gerici zihniyet ile mücadele etmesi gerektiğini söyledi. Yine giderek artan erkek şiddetine karşı, daha güçlü bir şekilde mücadele edilmesi gerektiğini belirten İnal, “Meclisler örgütlenmemiz için çok önemli. Meclis çalışmaları ile güçlenmeliyiz ki, hep birlikte mücadele edebilelim” diye konuştu.
Yapılan değerlendirmelerde, kadınların kendi sorunlarını kapsamlı bir şekilde tartışıp, kendi çözüm yollarını ortaya koyabildiği dikkat çeken hususlardan olurken, buna benzer eğitim çalışmalarının yaygınlaştırılarak devam ettirilmesinin de, kadın örgütlenmesi için bir ihtiyaç olduğu belirtildi. Tartışmaların ardından gezi programı düzenlendi.


HABER MERKEZİ