Kızılbaş kültürüyle yetişen ve kendi kültürünün izlerinin peşine düşen sanatçı Ayfer Düzdaş, köy köy dolaşıp derleyip topladığı ezgileri ”Horasan’dan Çorum’a Kürt Alevi Ezgileri” adlı albümde buluşturdu. Albüm, repertuarını derleme ve kayıtlardan oluşturduğu ”Leylan ve Koçgiri Ağıtları” isimli albümlerinin devamı niteliğinde.

Koçgirili sanatçı Düzdaş, asimilasyon politikalarının sonucu olarak Türkçe okunmaya başlanmış Kürtçe deyişler ve beyitlerin izini sürüyor. Sanatçı Düzdaş ile Temmuz ayında çıkan yeni albümü üzerine konuştuk. Müziği kendi içsel dünyasına bir yolculuk olarak tanımlayan Düzdaş, çocuk yaşlarda köyde kuzuları otlatarak başlayan bu yolculuğun kendi memleketinden çok uzaklarda İstanbul’da, yine köy diyebileceğimiz başka bir yerde Gazi Mahallesi’nde devam ettiğini aktararak, çocukken dinlediği ve kendisinde iz bırakan mahalli sanatçıların doğduğu topraklara tekrar dönüş yapmasına vesile olduğunu söylüyor. 


‘İzlerimin peşine düştüm’

Bu arayışın kendisini köy köy dolaşarak yaşlılarla sohbet etmeyi, onlardan ne bulduysa kayıt altına almaya sevk ettiğini anlatan Düzdaş, ”Kendimde yaşadığım bu içsel arayış sohbet ettiğim yaşlılarla, kayıt altına aldığım seslerle biraz daha hafifler hale geldi. Bu durum yıllar sonra kendi izlerimin peşine düşmemi sağladı” diye belirtiyor. 

 

Köy köy dolaştı         

Kızılbaş pir ve ozanların ”Bizim kitabımız telli sazdır, inancımızın özü beyitlerde ve deyişlerde saklıdır” diyerek sözün Alevilikteki önemine vurgu yaptıklarına işaret eden Ayfer Düzdaş, ”Yıllarca farkında olmadan beni şekillendiren bu yaşam biçimi olan Kızılbaş kültürü, müziğe dair ne varsa toplamak için beni köylere, özellikle yaşlılara gitmeye yönlendirdi” diyor. 

 

Asimilasyon korkunç boyutta

Bu çalışmaya başlarken bu derece zorlanacağını düşünmediğini ifade eden Düzdaş, Kürt Alevilere dönük asimilasyon politikalarının sonuçlarına dikkat çekiyor: ”Malatya, Maraş, Adıyaman, Sivas, Varto ve Erzurum’da gittiğim köylerde dedelerle yapmış olduğum sohbetler ve kayıtlarda, asimilasyon politikalarının etkili olmasını görmek üzüntü verici bir durumdu. Varto’da cemleri Kürtçe yöneten bir dedeyi ziyaret ettiğimde, bana bunun kesinlikle doğru olmadığını, cemleri Türkçe yaptıklarını söyleyerek inkar etmesi, asimilasyonun boyutlarını göstermesi açısından karşılaştığım önemli durumlardan biridir.”

  

‘Türkçe sözlü Kürt halk müziği’     

Düzdaş, bu örneğin 1925’de yürürlüğe konan Şark Islahat Planı’nın Alevi toplumu üzerindeki etkisini göstermesi açısından önemli olduğunun altını çiziyor ve ekliyor: ”Kürt Alevi kimliğine yönelik asimilasyon politikası zamanla kendi dillerinde müzik yapan mahalli sanatçıların da yavaş yavaş ‘Türkçe sözlü Kürt Halk müziği’ icra eden sanatçılara dönüşmesine neden oldu.”

 

‘Alevi Kürtler Türkleştirildi’

Sanatçı Ali Ekber Çiçek’in bir röportajında ”1954 yılında TRT radyosunda çalışırken deyiş okumamız yasaktı. Deyişler sadece cemlerde söylenirdi. Hatta bir gün Hacı Taşan deyiş okumak istemiş ve Muzaffer Sarısözen izin vermemiş” açıklaması yaptığını aktaran Düzdaş, Batılı araştırmacıların yıllar önce bu alanda yaptığı çalışmaların sonuçlarına da atıfta bulunuyor: ”Bela Bartok’un ‘Aşık ve Ozanlar’la ilgili yaptığı çalışmasında Sivas, Maraş, Antep, Urfa, Malatya, Elazığ, Dersim, Erzincan, Erzurum, Kars ve Çorum’da bu geleneği devam ettirenlerin çoğunluğunun Kürt olduğunu belirtmesi önemlidir. ‘Cumhuriyet dönemi boyunca uygulanagelen politikalar sonucu başta Dersim, Sivas, Malatya’da Alevi Kürt kökenli unsurların önemli ölçüde eriyerek Türkleştiği görülmüştür’ tespitini yıllar önce yapmıştır.”

 

Türk değil Kürt Alevi ozanları

Türk Halk Müziği sanatçıları olarak bilinen Aşık Davut Sulari, Ali Ekber Çiçek  ve Aşık Daimi gibi isimlerin aslında önemli Kürt Alevi ozanlarından olduğunu özellikle belirtmek istediğini ifade eden Düzdaş, ”Dilin yasaklanması ve yapılan baskılardan dolayı Alevi ozanları eserlerini Türkçe okumaya başlamış ve sözlü gelenek olarak ifade ettiğimiz Kürtçe deyişler ve beyitler zamanla söylenmediği için unutulmaya başlanmıştır“ vurgusunda bulunuyor.


Dede, pir ve ağıtçı kadınlardan derledi

Bu misyonla yola çıktığını söyleyen Ayfer Düzdaş ”Alevi toplumunda kültürün taşıyıcıları olarak tarif edebileceğimiz dedeler, pirler ve ağıtçı kadınlardan yıllarca köy köy dolaşıp derleyip topladığım ezgileri, üçüncü çalışmam olan ’Horasan’dan Çorum’a Kürt Alevi Ezgileri’  adlı albümümde buluşturdum” diyor.  

 

Kızılbaş ve Yarsan ezgileri

Albüm repertuarını seçerken her yöreden müzikal olarak farklı ritmik yapıya ve içeriğe sahip ezgilere yer vermeye özellikle dikkat ettiğini belirten Düzdaş şöyle devam ediyor: ”Maraş, Koçgiri, Adıyaman, Çorum, Varto, Malatya’da yapmış olduğum derlemelerden ve kültürel yapı olarak Kızılbaşlarla benzer özelliklere sahip, ibadetlerini sazlı ve sözlü yapan İran’da yaşayan Yarsan ezgilerinden oluşturdum. Bu çalışmam kısa bir süre önce Kom Müzik’ten çıktı.”

      

Leylan ve Koçgiri ağıtları

Sanatçı Ayfer Düzdaş’ın bu albüm çalışması dışında alanda yaptığı derlemelerden ve kayıtlardan repertuarını oluşturduğu ”Leylan” isimli albümü 2008 yılında KOM Müzik’ten çıkmıştı. Bunun dışında Kızılbaş-Alevi kültürünün hâkim olduğu Koçgiri bölgesinin önemli bir geleneği olan kadınların cenazelerde ve yas yerlerinde yaktığı ağıtları ise 2012 yılında ”Koçgiri Ağıtları” adlı albüme dönüşmüştü.

      

Derleme çalışmaları sürecek

Sözlü taşıyıcı olarak tarif edebileceğimiz dedeler, pirler ve dengbêjlerin sanatsal olarak beslenmesinde hem de toplumsal belleğin dilden dile, nesilden nesile aktarılmasında ve yaşatılmasında çok önemli bir işleve sahip olduğunu vurgulayan Düzdaş, kültürel birikimin kaydedilmediği takdirde kaybedilen her anlatıcı ile birlikte yok olup gittiğini ifade ederek, ”Bundan dolayıdır ki kaynak ve destek bulduğum oranda derleme çalışmalarıma devam etmek ve kaydettiklerimi tekrardan gözden geçirerek, herkesin faydalanabileceği ürünlere dönüştürmeye devam edeceğim” diyor.   

 

Arguvan ezgileri destek bekliyor

Sanatçı Ayfer Düzdaş devam eden önemli bir çalışması içinse destek bekliyor: ”İki yıldır üzerinde çalıştığı albüm ve kitapçık olarak çıkarmayı düşündüğüm çok özgün bir çalışmayı tamamlamak üzereyim. Halk Müziği’nde türkü denince akla Arguvan gelir. Özelde Arguvan, genelde ise Malatya’nın diğer ilçelerini de kapsayan yaptığım derlemelerden oluşan, Kürtçe halk ezgilerinin bir arada olduğu bir çalışma. Hazır olduğu halde sponsor bulamadığım için bu çalışma iki yıldır bekliyor.” 


Ayfer Düzdaş kimdir?

1998 yılında Pera Güzel sanatlar Lisesi’nde keman ve şan eğitimine başladı. 1997 yılında Kürtçe’nin Dimilkî lehçesinde müzik yapan Venge Sodiri Müzik Grubu ve 1998 yılında da 11 kadından oluşan Koma Asmin kadın topluluğu içerisinde yer alarak, yurt içi ve yurt dışında çeşitli festivallerde konserler verdi. Mazlum Çimen’in ‘Şıx Senem’ ve Nail Yurtsever’in müziklerini yaptığı  ‘Esir Kalpler’ isimli televizyon filmlerinde vokaliyle yer aldı. 2000 yılında Mezopotamya Kültür Merkezi bünyesinde ‘Şahiya Stranan-1’ 2004 yılında da ‘Şahiya Stranan -2’ ve 2011 yılında ‘Şahîya Stranan-3’ isimli üç albüm çalışmasında yer aldı. Sanatçı 2008 yılında ilk solo çalışması olan ‘Leylan’, ‘Koçgiri Ağıtları‘, ‘Wayir’, ‘Anadolu Ninnileri’ isimli albümde Kürtçe’nin Soranî lehçesinde bir ninni seslendirdi.


 KÜLTÜR SERVİSİ