Bölgeler arası ekonomik ve sosyal dengesizlikler, Türkiye’de iç göçün en önemli sebeplerinden. Bunlara hızlı nüfus artışı ile kırsalın nüfusu besleyemez hale gelmesi, tarımda makineleşme, tarımcıların gelir dağılımından az pay alması ve siyasi nedenler de ekleniyor. Türkiye’deki tarımsal faaliyetlerin yapısının bir sonucu olarak çalışma sürelerine göre ‘sürekli’ ve ‘geçici’ olarak ayrılan tarım işçilerinin büyük bir çoğunluğunu mevsimlik tarım işçileri oluşturuyor. Yılda yaklaşık dört ay Karadeniz’de fındık, Ege’de yaş sebze ve zeytin, Çukurova’da pamuk ve Orta Anadolu’da soğan, şeker pancarı ve kayısı sektöründe toplama, çapa, kurutma ve serme işlerinde çalışan işçiler, zor şartlarda yaşam mücadelesi veriyor. Geçimlerini sağlamak için çalışmaya istif şeklinde kamyon kasalarında yolculuk yaparak giden aileler, gittikleri yerlerde de genellikle çadırlarda tek göz odalarda kalıyorlar. Amed ise, aldığı göç kitlesi ve kentsel alandaki gelişmeler ile sosyal alanda yaşanan sorunlar açısından en fazla etkilenen kentlerden biri oldu. Bu etkilenmenin en önemli sosyo ekonomik sonuçlarının başında mevsimlik tarım işçisi göçü geliyor.


Günde 12 saat çalışma

5 yıl mevsimlik işçi olarak çalıştığını belirten iki çocuk annesi Welat Baran, Amed’den ta Karadeniz’e fındık toplamaya gittiklerini söyledi. Baran, “Su bulamıyorduk, çeşmelerden su taşıyorduk ve çadırlarda yaşıyorduk. Ev, lavabo, banyo yoktu. Günde 12 saat çalışıyorduk ancak karşılık olarak sadece 20-35 lira alabiliyorduk. 12 saat boyunca tarlada çalışmanın emek karşılığı bu değil” diyerek yaşadığı zorlukları dile getirdi. 


‘Uzaklarda çalışmak istemiyoruz’

Mevsimlik işçi ölümlerine de dikkat çeken Baran, ‘Birçok işçi yaşanan kazalar sonucu yaşamını yitirdi. Bunun bir çözüme kavuşmasını istiyoruz” dedi. Baran, tek isteklerinin artık Amed’de çalışabilmek ve emeklerinin karşılığını alabilmek olduğunu ifade ederek, şunları kaydetti: “Kentimizi geliştirelim. İnsanlarımız artık uzak yerlere çalışmaya gitmesin. Adapazarı gibi uzak yerlerde çalışan gençlerimiz suda boğuluyor ya da farklı kazalarla karşılaşıyor. Kadınlar üreten ve çalışkandır. Bizler istiyoruz ki burada, Amed’de çalışsınlar. Emeklerini kendi memleketlerine harcasınlar” ifadelerini kullandı.


‘Çalışma alanları oluşturulmalı’

Çocuk yaştan itibaren mevsimlik işlerde çalışan 19 yaşındaki Çiçek Baran ise, “Düşünün, biz daha küçükken yaşıyorduk bu zorlukları. Yetişkin bir kişi kadar çalışmamıza rağmen bizlere yarım yevmiye veriyorlardı” diye konuştu. Kendilerine eziyet çektirildiğini belirten Çiçek, “Mevsimlik işçilere destek olmak amacıyla sesimizi duyurmak istiyoruz. Amed’de çalışma alanlarımız olsaydı hem kadınlarımız muhtaç olmazdı hem de kendi haklarını savunurlardı” şeklinde konuştu. 

Yerel yönetimler ve DTK’nin mevsimlik işçiler için çalışma alanları oluşturması gerektiğini dile getiren Baran, “Kadınlar kendi toprağını işlemeli ve bunun için alanlar oluşturmalılar. Başkalarının topraklarını işleyip köle gibi çalıştırılmak istemiyoruz. Belediyelerimiz bu noktada adım atmalıdır” dedi. Gittikleri yerlerde hastane olmamasından kaynaklı gidemediklerini ifade eden Çiçek, çadırlarda yaşamın zorluklarından kaynaklı hastalıkların fazla olduğunu söyledi. 


BÊRÎTAN ELYAKUT/JINHA/AMED