
PYD Eşbaşkanı durumu özetledi
Gazetemizin yazarlarından Murat Çakır’ın moderatörlüğünde yapılan panelde konuşan PYD Eşbaşkanı Salih Müslim, Kürtlerin Baas rejimi döneminde karşılaştıkları zorlukları ve yürüttükleri özgürlük mücadelesini detaylı bir şekilde anlattı. Rojava’daki Kürtlerin temel hakları için uzun yıllardır mücadele ettiğine ve çok bedel ödediğine vurgu yapan Müslim, “Suriye’de iki yıldan beri süren bir isyan var. Ancak Rojava’daki Kürt isyanı, daha eskilere dayanıyor ve 2004 yılından beri de aktif bir şekilde sürüyor. Rejime karşı isyan başlatmış bir halkız. Bu isyanda çok sayıda insanımız işkence gördü ve şehit düştü. Suriye’deki devrimin başlamasından bu yana bin 555 arkadaşımız tutuklandı. Suriye rejimi kuşkusuz bizim de düşmanımızdır” dedi.
‘Kendimiz için savaşacağız’
PYD Eşbaşkanı, Batı destekli Suriyeli muhaliflere ilişkin yaklaşımlarını da şöyle özetledi: “Biz şu anda Suriye’deki barışçıl isyanı, şiddetin içine sokan tüm grupları iyi tanıyoruz. Müslüman Kardeşler’den tutalım silahlı çete gruplarına kadar hepsi rejime karşı savaşıyor ancak onlar da rejim gibi Kürt halkının kimliğini ve varlığını tanımak istemiyorlar. Yani her iki taraf da Kürtlere karşı. Biz de yeni bir stratejiyle hareket etme kararı aldık. Biz Kürtler başkası için savaşmayacağız. Biz kendi devrimimiz için savaşacağız.”
‘Amacımız Demokratik Özerklik’
Kendilerini tanımayan silahlı güçlerle ve Esad rejimiyle ilişkileri olmadığını vurgulayan Salih Müslim, “Bizim amacımız, Batı Kürdistan topraklarında Demokratik Özerklik’i inşa etmektir. Bu da barışçıl mücadeleyle olacaktır. Ancak kim bize silah doğrultursa, biz de ona karşı silahımızı doğrultacağız” diyerek tutumlarını net bir dille açıkladı.
Hunko: Almanya suç ortağı
Panelistlerden Sol Parti Milletvekili Andrej Hunko da iki yılı geride bırakan Suriye’deki iç savaşa ilişkin partilerinin tutumunu anlattı: “İki yıl önce Suriye’de başlayan isyanların, barışçıl bir içeriği vardı. Daha sonrasında dış güçlerin; yani Batı’nın, Suudi Arabistan, Katar ve özellikle de Türkiye’nin müdahalesiyle bu barışçıl ayaklanmalar çeşitli gruplara verilen silah ve para yardımlarıyla militarize edildi. Böylesi bir dış müdahale ile olay çıkmaz bir hal aldı ve ülke şiddet ortamına itildi. Kimi Avrupa ülkeleri bazı radikal İslamcı gruplara maddi ve askeri yardımlarda bulunmaktadır. Ancak Sol Parti olarak Federal Parlamento’da radikal İslami gruplara yönelik yapılacak her türlü yardımlara karşı çıktık. Bizimle birlikte FDP partisinin tutumu da oldukça net oldu. Onlar da böylesi bir yardımı desteklemediklerini açıkladı. Fakat Federal Hükümet kimi Avrupa ülkelerinin silahlı gruplara yaptıkları yardımlara sempatiyle bakıyor. Bu tutumuyla Almanya suç ortağı olmuş oluyor. Er ya da geç Almanya’nın da bu savaşın içine çekileceği görüşündeyim.”
‘PYD’yi destekliyoruz’
PYD ile yaklaşık iki yıldır temas halinde olduğunu anlatan Hunko, “Suriye muhalefeti içinde bugüne kadar barışçıl tutumuyla takdir edilmesi gereken PYD’yle ilişkilerimizi daha da güçlendirmek istiyoruz” dedi. Hunko kendisi gibi bir çok Sol Parti milletvekilinin de ‘Demokrasiye evet askeri müdahaleye’ hayır sloganıyla diyalog girişimlerinde bulunmak isteyen Uluslararası Suriye Barış İnisiyatifi’ni desteklediğini açıkladı.
Langthaler: Diyalogdan yanayız
İnisiyatif üyesi Wilhelm Langthaler de “Suriye’deki iç çatışmanın mezhepsel bir iç savaşa dönüşmesinden büyük endişe duyuyoruz. Bunun önüne geçmek için Suriye’deki tüm muhalif grupların birbirleriyle diyaloğa geçmesini destekliyoruz. Amacımız hem muhalifler arasında hem de muhalifler ve rejim arasında bir diyalog ortamını oluşturmaktır. Bu diyalog ortamıyla Esad rejiminin çekilmesi ve yerini geçici bir hükümete bırakması sağlanmalıdır” dedi ve ekledi: “Bizim için demokratik bir Suriye, Kürt sorununun çözümden geçmektedir.”
MUSTAFA İLHAN/DUİSBURG