NAZIM DAŞTAN/ERDOÐAN ALTAN / REQA


YPG öncülüğündeki QSD savaşıları, Uluslararası Koalisyon’un da desteğiyle Reqa’nın özgürleştirilmesini amaçlayan Fırat’ın Gazabı Hamlesi’nin sürdürüyor. Savaşçılar, Kerama kasabasının büyük bir bölümünü temizledi, kasabanın geri kalan bölgelerinde yoğun çatışmalar dün öğle saatlerinde de devam ediyordu.

QSD savaşçılarının Reqa’ya doğru ilerleyişi sürüyor. Hamleyi yakından takip eden ANHA muhabirlerinin verdiği bilgiye göre, Reqa’nın 20 km doğusunda yer alan Kerama kasabasında yoğun çatışmalar yaşandı. Kasabanın büyük bir bölümü temizlendi, kalan bölgelerde ise  çatışmalar sürüyordu. Kerama kasabası Reqa çevresinde DAİŞ’in başlıca üssü ve QSD savaşçılarına yaptıkları saldırıların merkezi olarak kullanılıyordu.

5 merkez de son durum

Adım adım kuşatılan Reqa merkezine yönelik büyük operasyonun hazırlıkları da sürüyor. ABD, Reqa operasyonu kapsamında Kuzey Suriye’ye askeri sevkiyat yapmaya devam ederken, Rusya ise İdlip ve Dêrazor’da atmayı planladığı adımlar ile yeni kazanımlar elde etmeye çalışıyor. DAİŞ‘in Türkiye ve çetelerine bıraktığı Bab’ın Türkiye tarafından Suriye rejimine bırakılacağı belirtilirken, Türkiye’nin ağır bir saldırı başlattığı Minbic ise ABD ve Rusya’nın korumasına alındı. 6. yılında yüzbinlerce kişinin öldüğü, milyonlarca kişinin mülteci durumuna düştüğü Suriye’de, 5 kent hala hassasiyetini koruyor. 

REQA

QSD savaşçıları, kenti kuzey, doğu ve güneydoğu olmak üzere üç taraftan kuşatmaya aldı. Reqa’nın batısında bulunan Tebqa için de geri sayım başladı. Operasyonun 4. aşamasının Tebqa’ya yönelik olacak. ABD bu çerçevede Reqa ve Tebqa operasyonları için Kuzey Suriye’ye ağır silah sevkiyatını sürdürüyor. Bölgeye ısı güdümlü füze, havan topları, doçka ve diğer silahların yanı sıra zırhlı araçlar da sevk ediliyor. QSD çatısı altında Suriye’de bulunan birçok güç de operasyonun hazırlığını yaparken, DAİŞ’in de Reqa’ya güç yığdığı kaydediliyor. 

QSD’nin Reqa’yı kuşatması ve yoğun hava saldırıları karşısında, DAİŞ’in Reqa’nın güneyinden Yemen ve Ürdün’e kayabileceği belirtiliyor. Sahada DAİŞ’in önemli bir gücünü bu hat üzerinden Yemen’e aktararak, Husilere karşı savaştırmayı amaçlayacağı konuşuluyor. Bazı kaynaklar, DAİŞ’in bu hat üzerinden Akdeniz’e oradan da farklı ülkelere kayabileceğini söylerken, bazı kaynaklar da DAİŞ’in Reqa’da sonuna kadar direneceğini belirtiyor. ABD, direnmesi durumunda DAİŞ’e karşı daha fazla güç yığınağı yapacağı ve bölgede kalıcı olmayı planlıyor. Bölge hakkında ikili politika yürüten ABD’nin bu tutumunun önümüzdeki günlerde daha da netleşmesi bekleniyor. 

DÊRAZOR

Suriye yer altı kaynaklarının büyük bir bölümünün bulunduğu Dêrazor’un da kurtarılması için hazırlıklar yapılıyor. Dêrazor Askeri Meclisi kurulurken, kentin ileri gelen aşiretleri askeri meclis çatısı altında örgütlenmeye devam ediyor. ABD ve Rusya’nın Suriye sahasında büyük oranda anlaştığı ortaya çıkarken, iki büyük gücün Dêrazor’da bulunan kaynakların dağılımı noktasında halen anlaşamadığı ifade ediliyor. Sadece kent merkezinin bir bölümü ve hava alanının rejim güçlerinin kontrolünde bulunduğu Dêrazor’da, DAİŞ’in en büyük finans kaynağının petrol olduğu biliniyor. Büyük bir bölümü DAİŞ’in işgali altında olan kentin kurtarılması için operasyon hazırlıklarının sürdüğü ifade edilirken, ABD ve Rusya’nın kentin kontrolünün kimde olacağı noktasında da halen anlaşamadığı belirtiliyor.

MİNBİC

2 yıl boyunca DAİŞ işgali altından bulunan Minbic’ın 73 gün süren şiddetli çatışmalardan sonra Minbic Askeri Meclisi tarafından özgürleştirilmesi ile özgür, eşit, birlikte yaşamın gerekleri bir bir hayata geçirildi. Son dönemlerde Türkiye ve ÖSO etiketi altındaki çetelerin saldırılarına maruz kalan kent, ABD ve Rusya tarafından korumaya alındı. ABD ve Rusya, 2. Dünya Savaşından sonra ilk kez Minbic’in batısında bir araya gelmiş oldu. Bu durum Türkiye’yi frenledi.

BAB

Suriye savaşında kilit nokta haline gelen Bab toprakları, DAİŞ‘ten TSK ve ÖSO’ya geçti. Güneyinde Suriye rejimi, doğusunda Minbic Askeri Meclisi ve batısında Efrîn güçlerinin yer aldığı kentin kuzeyinde ise Türkiye ve ona bağlı “Fırat Kalkanı Harekâtı” grupları yer alıyor. DAİŞ’in kademe kademe TSK ve ÖSO gruplarına bıraktığı Bab’da şimdilerde yeni gelişmeler yaşanıyor. Rusya’nın Halep hattını güçlendirmek için Türkiye ile pazarlıklarının sürdüğü ve Bab’ın Türkiye ve ona bağlı ÖSO gruplarından Suriye rejimine geçeceği belirtiliyor. 

İDLİP

Kentin tamamına yakını El Nusra ve Ehrar El Şam öncülüğündeki çetelerin denetiminde. Halep’ten sonra İdlip’te de grupları çıkarmaya çalışan Rusya, burada da yeni hamleler peşinde. Rusya’nın kenti temizlemek için Türk yetkilileri ile birçok defa görüştüğü ifade edilirken, görüşmelerde İdlib’e karşı Şehba bölgesinde bulunan bazı yerlerin Türkiye’de kalmasına müsaade edileceği kaydediliyor. Türkiye de bu şekilde Kuzey Suriye’de kalıcı olmayı amaçlıyor,

Öte taraftan Dêrazor ve Reqa’nın kurtarılmasıyla Akdeniz’e ulaşmak için yeni bir koridorun açılmasının söz konusu olduğu, Bab ve İdlip üzerinden Akdeniz’e ulaşan hattın eskiye nazaran etkisini yitireceği belirtiliyor. Özelikle ABD’nin Reqa ve Dêrazor üzerinden Ürdün, Yemen ve körfez üzeri Akdeniz’e ulaşma hesabından uzak olmadığı belirtilirken, böylelikle Suriye’den çıkarılan yeraltı kaynakların, Reqa ve Dêrazor’un kurtarılmasıyla beraber yeni bir koridor üzerinden de dış ülkelere ulaştırılması sağlanacak. Bu adımlar Suriye sahasında yeni gelişmelere kapı aralarken, adım adım Suriye savaşında sona gidildiği belirtiliyor. 


Çete elemanları Şehba yolunda


Rejim ile çeteler arasında Humus eyaletinde çıkan çatışmalar nedeniyle El Weir Mahallesi’nden bin 300 çete elemanı Şehba bölgesine geldi.

Rusya ile Türkiye ilişkileri biraz düzelince, Türk devleti kendisine bağlı çete gruplarını tasfiye etmeye başladı. Bu çerçevede birçok bölgede rejime karşı savaşan bin kadar silahlı selefi grup, rejimle savaşmaya son verip kontrollerindeki bölgeleri de rejime devrederek geri çekildi.

Son olarak Humus’un El Weir Mahallesi’ndeki selefi gruplar rejimle yapılan anlaşma sonucu denetimlerindeki mahalleyi ve çevresini rejime teslim etti. Edinilen bilgilere göre Türk devleti güdümünde faaliyet yürütülen bin 300eleman bölgeden çıktı. Bu sayının önümüzdeki günlerde 15 bine çıkması tahmin ediliyor.

Türk devleti ve Baas rejiminin ortak operasyonlarıyla Şam, Humus ve Hama’dan çıkarılan bu gruplar Cerablus, Bab ve Ezaz bölgelerine, yani Şehba bölgesine yerleştiriliyor. Yerel kaynakların aktardığı bilgilere göre; şimdiye dek İdlib bölgesindeki Türkmenler başta olmak üzere bölge dışından binlerce kişi Şehba’ya getirilip yerleştirildi. Suriye rejimi yetkililerinin aktardığı bilgilere göre; Humus eyaletinden 15 binden fazla çete elemanı ve aile üyeleri Cerablus’a yerleştirilecek.