
ANF’nin sorularını yanıtlayan Sipan Hemo, peşmergelerle omuz omuza aynı mevzide savaşmaya hazır olduklarını belirterek, sadece söylemle kalmadıklarını, şu anda bazı yerlerde peşmerge güçleri ile birlikte çetelere karşı savaşarak harekete geçmiş olduklarını söyledi.
Musul ve Kerkük’e yönelik çete saldırıları gelişti. Bu saldırıları nasıl değerlendiriyorsunuz?
Son günlerde bölgede ve özellikle de Kürdistan’da çok önemli gelişmeler ve değişimler yaşanıyor. Biz YPG olarak yaşanan bu gelişmeleri yakında takip ettik, etmeye devam ediyoruz. Çünkü bizi çok yakından ilgilendiriyor bu gelişmeler. O yüzden buna göre bazı planlar yapmaya ve tedbirlerimizi almaya da çalışıyoruz. Buna göre bir hazırlık içindeyiz.
Bir süre önce bu türden gelişme ve değişimlerin emareleri ortaya çıkmıştı. Ardından birkaç gün önce IŞİD çete grubu Güney Kürdistan’ın bazı yerlerinde YNK’nin bazı merkezlerine yönelik vahşi saldırılar gerçekleştirdi ve çok sayıda şahadet yaşanmıştı. Bundan sonra Musul kenti ile Kerkük çevresine yönelik saldırılar gerçekleştirdi. Bazı alanları işgal etti.
Yaşanan bu değişim ve gelişmelere ilişkin biz daha önce arada bir bu konuda bazı uyarılarda bulunuyorduk. Çünkü biz, bir yıldan fazla bir zamandır Rojava’da IŞİD ve benzeri çetelere karşı bir savaş ve çatışma içindeyiz. Birliklerimiz bir yıldan fazladır bu gruba karşı direniş göstererek Kürt halkı ile Rojava halklarını korudu. Korumaya da devam ediyor. Güçlerimiz gösterdiği bu görkemli direnişle Rojavada Kürtler ile tüm Kürdistani halkları kahramanlıklarıyla savundu. Arada bir açıklamalarımızın içinde, ‘bize yönelik bu saldırıların tüm Kürt halkına karşı bir saldırı’ olduğunu söylüyorduk. Rojava’nın hedeflenmesi aynı zamanda tüm Kürdistan’ın hedeflenmesi olduğunu açık bir şekilde dile getiriyorduk. Ne yazık ki bazı partilerin dar çıkarlarını hesaplayan yaklaşımlarından dolayı farklı farklı yaklaşımların gelişmesine neden oluyordu bu açıklamalarımız, uyarılarımız.
O yüzden bu saldırılar bugün Güney Kürdistan halkımızın üzerine çok vahşi saldırılar biçiminde gelişmesine neden oldu. Biz YPG olarak kendimize, halkımıza şu sözü vermiştik; nerede olursa olsun Kürt halkına yönelik bir saldırı geliştiğinde biz onların savunma gücüyüz ve Kürtlere yönelik tüm saldırılara karşı savunmayı geliştireceğiz… Kendimize ve halkımıza verdiğimiz bu sözle bağlı olarak Güney Kürdistan’da halkımıza karşı saldırılar gelişirse oradaki halkımız ile Kürdistani halkları savunmayı görevimizin olduğunu hesabını yapıyorduk ve kendimizi bununla görevli olarak görüyorduk. Şimdi bu görevimizi yerine getirmeye çalışıyoruz.
Bu saldırılar öyle bir anda da mı ortaya çıktı, sizce saldırıların arkasında uluslararası ve bölgesel bazı güçler yok mu?
Son birkaç gün içinde yaşanan gelişmeler çok ciddi bir durumdur. Bu gelişmelerin ciddi bir şekilde değerlendirilmesi gerekir. Bölgede yaşanan değişimler rastgele, kolay değişimler değil. Bunun için uzun süreli bir hazırlık, uzun süreli hesaplar yapılıyor. Musul gibi bir şehir ya da Irak’ın başka bazı şehirleri öyle bir gün ve gecede bir grup kalkıp ele geçirebilecek yerler değil. Bunun için uzun süreli hazırlıklar var. Bu hazırlıklar ile bu saldırıları gerçekleştiren grubun arkasında farklı güçler var. Musul gibi bir şehrin birkaç saat içinde bir grup tarafından düşürülmesi uluslararası güçlerin istihbarat örgütlerinin bilgilerinin olmaması mümkün değil. Yine bu saldırıları gerçekleştiren grubun yaptığı hazırlıklardan haberlerinin olmaması mümkün değil. Binlerce kişi toplanıyor, binlerce kişi kendini hazırlıyor, ağır silahlarını sevk ediyorlar ve dünyanın gözdesi olan bir şehre saldırmak için harekete geçiyorlar. Kimsenin haberinin, bilgisinin olmaması mümkün mü? Bu söylemlerin hiç biri doğru değil. Gerçeğinde hazırlıkları var, hesaplar var, planlar var, farklı girişimler var ve arkasında da farklı farklı güçler var. Öyle bir anda ortaya çıkmış bir durum değil. Çünkü farklı güçlerin arkasında olduğu ve uzun süreli hesapların olduğu bir girişim ve saldırıdır bu. Tarih bu saldırıdan uluslararası birçok gücün haberi ve bilgisinin olduğunu açığa çıkaracak. Bu uzun da sürmeyecek.
Saldırıların amacı nedir?
Bu saldırılar, bölge ve özellikle de Kürdistan’a yönelik saldırıların sadece bir parçasıdır. Bölgeyi farklı biçimlerde parçalamanın çabalarıdır. Halkları, kültürleri, toplum ve toplulukları, inançları birbirine düşürmenin çabalarıdır. Ortadoğu’nun iç savaş, boğuşma ve sürüklendiği bataklıkta debelenmesi çabalarıdır. Ardından bazı uluslararası güçlerin çıkarlarını sağlama ya da silah başta olmak üzere her ticaretini geliştirme amaçlıdır.
Bu gelişmeler hangi seyirde devam ederse etsin biz hareket olarak Ortadoğu’da üçüncü dünya savaşının yaşandığını tespit etmiştik. Suriye ve Irak’ta yaşanan savaşta bugün bölgede üçüncü dünya savaşının çok derin ve şiddetli bir şekilde yaşandığı ispatlanıyor.
YPG olarak nasıl bir tavır alacaksınız?
Irak’ta, Suriye’de değişimler ve gelişmeler ne olursa olsun Halk Savunma Birlikleri (YPG) olarak bizim için önemli olan Kürt halkı ile Kürdistani halkların çıkarı, kazanımlarıdır. Kürt, Arap, Keldani, Asuri, Süryani, Ermeni, Türkmen ve diğer halkların kazanımları, özgür yaşamları ve özgür gelecekleri bizim için önemlidir. Bunların savunulup korunması, garanti altına alınmasıdır. Biz bunların garantörlüğünü yapıyoruz. Bizi birinci dereceden ilgilendiren Kürdistani halkların kazanımlarının savunulmasıdır. Biz bunu Rojava’da çeşitli ve yoğun saldırılar karşısında savunduk. Bunu başardık. Bugün çok açık bir şekilde Güney Kürdistan’da da resmi gücü olan Peşmergelerle birlikte halkımız ile Kürdistani halkların savunmasına hazır olduğumuzu belirttik. Bunu önce bir istek olarak açıkladık. Ardından pratik uygulamasına da geçtik.
Bugün YPG, Rabia kentinde ve Şengal yakınlarında bazı yerlerde de Peşmergelerle birlikte IŞİD çetelerine karşı bir savaş ve çatışma içindedir. Rojava’da olur, Güney Kürdistan’da Musul olur, Kerkük olur hiç fark etmez. Biz kardeşlerimiz Güney halkı ile birlikte aynı mevzide halkımızı, topraklarımızı ve kazanımlarımızı korumaya hazırız. Bunun için son saldırıların beraberinde getirdiği büyük tehlike, biz bütün Kürt güçleri için bir şeyi şart kılıyor.
Son günlerde bir tavır ya da tutum ortaya koyduk. Aslında bu tutumumuz yeni ortaya çıkmış bir şey değil. Baştan beri düşüncemiz, çizgimiz budur. YPG olarak ilk kuruluş günümüzden şimdiye kadar izlediğimiz çizgi bu olmuştur. Çizgimiz Kürt bölgelerine yönelik saldırı ve tehlike durumunda, bu saldırı ve tehlike Kürdistan’ın neresinde olursa olsun hazır olduğumuzu söylemiştik. Bazılarına göre YPG yeni böyle bir çizgiyi benimsemiştir. Öyle değil, bu YPG’nin kuruluş çizgisi ve felsefesidir. Şimdiye kadar geliştirilen saldırılara karşı durarak direniş gösterdik. Ancak düşünce ve çizgi olarak Kuzey Kürdistan’da da, Doğu Kürdistan’da da saldırı durumunda tutumumuz bu olur. Nerede ve ne zaman olursa olsun YPG olarak her zaman için bu tutumun sahibiyiz.
Bununla bağlantılı olarak biz şimdi çok açık bir şekilde şunu söyleyebiliriz. YPG olarak yaklaşık bir buçuk yıldır IŞİD çete grubuna karşı ciddi ve şiddetli bir savaşım içinde olduk. Efrîn’den tutalım Cizîrê ve Tel Koçer’e kadarki geniş alanda bu çete grubuna karşı savaşım verdik. Bu savaşım bir yıldan fazla bir süredir devam ediyor. Bu direniş ve savaşım içinde gücümüz tecrübe kazandı. Güçlerimiz bu çete gruplarına karşı savaşımda uzmanlaşma düzeyini yakaladı. Kendimize olan bu inanç ve güvenimizle Güney Kürdistan’da halkımızı ve ülkemizin halklarını koruma, topraklarını çiğnetmeme savaşımını vermeye bu yönlü görevimizi yerine getirmeye hazırız.
Tabii ki Güney halkımızın resmi güçleri var. Ki bu Peşmergedir. Bu güçlerin istemi, talebi ve yardım istemeleri durumunda her yönlü destek vermeye; yardıma koşmaya, orada direnmeye hazır olduğumuzu söylüyoruz. Onlarla birlikte hareket ederek, aynı mevzide yer alarak saldırgan, işgalci, Kürt halkının tamamını kendisine hedef yapan bu gruba karşı direnmeye, onları yenmeye hazır olduğumuzu belirtiyoruz. Tecrübe aktarmaya, imkan sunmaya ve aynı mevzide savaşmaya da hazırız.
Bu saldırılar Kürtlere ve Kürdistani halklara nasıl bir yol izlemelerini gösteriyor?
Rojava’yı uzun bir süre hedef haline getiren bu karanlık güçlerin bu saldırılarla tüm Kürtleri hedefledikleri bugün açık bir şekilde ortaya çıktı. Bu saldırılar biz Kürt güçleri için bir gerçeği görmemizi zorunlu kılıyor; Kürt ulusal birliği, Kürtlerin ortak tavrının ortaya çıkmasıdır. Kürtlerin hepsinin ulusal bir kongre ile bir araya gelerek birliklerini sağlamaları, ortak bir güç, ortak bir siyaset, ortak bir savunma gücü ile bölgelerini, ülkesini savunma anlayışını geliştirmeyle ancak bu tehlike ve saldırıların önüne geçilebilir. Bu artık bizler için bir tercih değil, zorunluluk haline gelmiştir.
Bu saldırılar tehlikeli olduğu kadar Kürtler ve Kürdistan açısından fırsata dönüştürülebilecek yönleri de mi var?
Bunları söylediğimiz saatlerde Kobanê ve Cizîrê alanında bu çete grubuna karşı savaşımız sürüyor. Bu savaşımızla birlikte Güney’de de kardeşlerimizle birlikte aynı mevzilerde savaşmaya hazırız. O denli örgütlü, düzenli ve göreve hazır bir gücüz. Çünkü adını IŞİD koyan bu grubun bölgedeki hedefi Şia değil; Suriye’de bu kanıtlanıyor. Hedefi Sünniler değil; bu Irak’ta ispatlanıyor, Türkiye ile açığa çıkan ilişkilerinden anlaşılıyor. Kendileri için hedef yaptıkları Kürdistani halklardır ve Kürdistan’dır.
Bu saldırılara karşı bizim yani Kürdistani halkların yapması gereken ise ruh birliği, duygu ve düşünce birliği ile hepimizin vatanı olan bu toprakları korumaktır. Bu saldırılar çok tehlikeli olmalarının yanı sıra aynı zamanda bir fırsattır da bizim için.
Kürtler için Kerkük bir rüyaydı. Bu gün Irak ordusu koruyamayacağını net bir şekilde açıkladı. Kürtlerin Kerkük’ü her şeyleriyle savunmaları gerekir. Biz YPG olarak da bu kutsal görev için hazırız.
Kerkük Kürlerin Kudüs’üdür. Kerkük Kürdistan için en önemli yerlerden biridir. Kerkük’ün Amed, Qamişlo, Mahabad’dan hiçbir farkı yok Kürtler için. Biz YPG olarak her koşul altında kardeşlerimizle birlikte Kerkük’ü savunmaya hazır olduğumuzu belirtiyoruz ve tüm Kürdistani güçlerin bu konuda net ve açık bir tutum sahibi olmaları gerekir.
Kürtler için doğan bu tarihi fırsat elden bırakılmamalı ve sahip çıkılmalıdır. Zafer biz Kürtler ile Kürdistani halkların olacak. Çünkü haklı olan biziz, bizleriz…
SEYİT EVRAN/ANF/QAMİŞLO