Kerkük il meclisinin aldığı Irak bayrağının yanında Kürt Bölgesel Yönetimininde bayrağının asılması kararından sonra Kerkük’te resmi binalara ve Kerkük kalesine Bölgesel Kürt Yönetiminin bayrağının çekilmesi başta Ankara olmak üzere Bağdat ve Tahran’ın tepkisini çekti. TC Reis-i Cumhuru Ortadoğu’daki tek dostu IKBY’nin Başkanına kaşlarını çatarak Kerkük’te göndere çekilen bayrağın indirilmesini istedi. M.Kemal’in vasiyeti vardı İnönü’ye „Şartlar müsait olduğu zaman Kerkük ve Musul’u misak-i millinin hudutları içerisine katacaksınız“ diyordu ölüm döşeğinde. Bu sadece Kemalistlere yapılmış bir vasiyet değildir. İslamcısından tutun liberaline, solcusuna kadar tüm Türk halkına yapılmış bir vasiyettir. Bu nedenle Perinçek’in, Bahçeli’nin, Muharrem İnce’nin, Akşener’in, Erdoğan’ın alayının tepkisi anlaşılırdır. Anlaşılır olmayan ise „Bağımsız Kürdistan“ sloganı atanların halen referandumda Erdoğan’ın tek adam anayasa değişikliğine Kürdistanlıların gözlerinin içine baka, baka evet demeleri, sandıkları boykot etmeleridir.
Kerkük il meclisinin aldığı karar doğrudur. Bu karardan geri adım atmak ise siyasi intihardır. Kürtler, Kürdistanlılar sömürgeci dayatmalara karşı geri adım attıkları, içe büzüldükleri müddetçe hep kaybedeceklerdir. Birliklerini sağlayıp ileriye doğru attıkları adımlardan taviz vermedikleri zamanda hep kazanacaklardır. Şüphesizki birlik sadece istemekle de olmuyor. Herkesin ilk önce diline, kalemine ve de Kürtlerin, Kürdistanlıların menfaatini kendi parti ve kişisel çıkarlarının önüne çıkarmasına bağlıdır!
16 Nisan Anayasa Referandum’u oylamasında son viraja girildi. Türkiye’deki tüm TV ve basın AKP-MHP koalisyonu lehine çalışıyor. Oluk oluk para akıtılıp, promosyon dağıtılıyor. Dokuz Kürt ilinde (Erzurum, Erzincan, Elazığ, Malatya, Bingöl, Antep, Urfa, Adıyaman, Ardahan) evet çıkma olanağı kuvvetle muhtemel. Geriye kalan iller ise devlet güçleri tarafından kısmen yerle bir edildi. Beşyüzbin Kürt başka illere göç etmek zorunda kaldılar. Bunların yüzde kaçı oylarını gittikleri yerlerde kullanmak için gerekli işlemleri yaptırdılar bilemiyorum! HDP’nin eşbaşkanları, milletvekilleri, belediye başkanları, il ve ilçe yönetimleri, çalışanlarının yüzde altmışı halen tutsak. Bu koşullar altında yapılan halk oylaması ne kadar sıhhatlıdır, demokratiktir? Normal demokratik ortamda yapılacak halk oylamasında Kürt illerinde hayır oyları önde olacaktı. Ancak bugünkü koşullarda alınacak sonuç Kürtlerin gerçek iradesini temsil etmeyecektir. Tüm Türkiyelilerin katılım sağladığı tüm parti ve demokratik kurumların görüşlerini alınarak yapı-lacak bir demokratik anayasa değişikliğine Kürdistanlılar da evet diyeceklerdi. Ancak tek adam iktidarına, ulusal ve demokratik haklarının gasp dildiği bir anayasa değişikliğine Kürtlerin çoğunluğu evet demiyecektir. İnşallah 16 Nisan akşamı yanılmadığımı görürüm.
Ceylanpınar olayında yeni gelişmeler var. Son duruşmada devlet güvenlik güçleri tarafından gönderilen olay yeri zabıtlarında yapılan incelemeye göre tutuklu olan zanlıların parmak izlerine merhum polislerin evinde rastlanmamış. Evrensel gazetesinin detaylı olarak yaptığı haberde bu noktaya değiniliyor. Ceylanpınar olayı 2014 Ekim’inde MGK alınan ‘çökertme planı’nın ilk kıvılcımı idi. Devlet oyununu iyi oynadığı gibi Yapılan yanlış açıklamalarda bu oyunun oynanmasına yardımcı oldu. Hiç bir şey gizli kalmayacaktır. Ceylanpınar olayı tüm gerçekliği ile açığa çıktığında olayın tipik bir 1925 Piran olayının bir başka versiyonu olduğu anlaşılacaktır. Bu zemini yaratmak için her türlü olumsuzluğa rağmen sandık başına “hayır” demeye çağırıyorum namuslu vatandaşları.
KÜRDİSTAN TARİHİNDE BU HAFTA:
* 14 Nisan 1925’da Bitlis Askeri Mahkemesi’nin verdiği karar sonucu Miralay Halit Bey, Yusuf Ziya Bey, kardeşi Teğmen A.Rıza, damadı Faik ve Mola Askeri Bitlis’te idam edildiler.
* 16 Nisan 1925’te Şeyh Sait ve arkadaşları Varto’da Abdurrahman Paşa Köprüsünde Binbaşı Kasım’ın planı sonucunda teslim oldular.
* 15 Nisan 1932’te Celadet Bedirxan Bey yönetiminde Hawar dergisi Kürtçe Latin alfabesi ile yayınlanmaya başladı.
* 17 Nisan 1925’te Dr.Fuat ve Siverek Karacadağlı Şeyh Eyüp Gülpınar Diyarbekir’de Ulu Camii önünde idam edildiler.