Güney Kürdistan’ın 25 Eylül’de yapacağı bağımsızlık referandumuna günler kala, Türkiye ve Güney Kürdistan’daki uzantılarının provokasyonları sürüyor. 

Türkiye destekli Türkiye destekli Irak Türkmen Cephesi’ne (ITC) bağlı kontralar, önceki akşam referanduma destek amacıyla düzenlenen araç konvoyuna ateş etti, bir Kürt gencini katletti. 

5 kişiyi de yaralayan saldırganın Kerkük Asayişi tarafından tutuklandığı belirtildi. 

Kerkük’te önceki gece yerel saatte 22:00 civarından referanduma destek için araç ve motorlarla kentte tur atan gençlere, Bağdat yolu üzerinde bulunan ITC binasından açılan ateş sonucu Raid Ebdulqadir Ebdurahman isimli genç yaşamını yitirdi, 5 genç ise yaralandı. 

Saldırı bununla da sınırlı kalmadı. Kerkük’e bağlı Musalla Mahallesi’nde bir polis aracına yönelik havanlı saldırı oldu. Saldırıda can kaybı yaşanmazken maddi hasar meydana geldi. 

Kentte, bu saldırıların ardından sokağa çıkma yasağı ilan edildi. 

Öte yandan, Irak’ın Haşdi Şabi Şii milislerini önceki akşamdan itibaren kente yığdığı da gelen haberler arasında. 


Kerkük İl Meclisi’nden Bağdat’a ret

Kerkük İl Meclisi, Irak Meclisi’nin Vali Necmedin Kerim hakkında verdiği ‘görevden alma’ kararını reddetti.

Kerkük Valisi, Irak Başbakanı Haydar Ebadi’nin talebiyle görevden alınmıştı. 

Kerkük İl Meclisi Kürt üyelerinin oylarıyla, Kerkük’ün 25 Eylül’de Güney Kürdistan Federe Bölgesi’nde yapılması planlanan bağımsızlık referandumuna dahil olması yönünde karar almış,  Ebadi ise 14 Eylül’de, Vali Kerim’in görevden alınması kararını imzalayarak oylama için Irak Meclisi’ne göndermiş, Meclis de Kerim’in azli yönünde oy kullanmıştı.

Kerkük İl Meclisi ise Irak Meclisi’nin Vali Kerim hakkında verdiği ‘görevden alma’ kararını reddetti.


Sürekli tehdit

Referanduma başvurulmaması için İran, Türkiye ve Irak, Güney Kürdistan’a askeri, siyasi ve ekonomik yaptırımları içeren tehditte bulunuyor. Türk devleti, Güney Kürdistan Yönetimi’ne gözdağı vermek için Silopi’de askeri tatbikat gerçekleştirdi. Ayrıca sınıra çok sayıda tank ve zırhlı araç yığdı. 

ABD ve BM gibi güçler de referandumun zamanlamasının yanlış olduğunu belirterek ertelemesi yönünde KDP’ye baskı yapıyor.

Daha önce gazetemizin görüşlerine yer verdiği çok sayıda Kürt siyasetçi ise Türkiye’nin Güney Kürdistan’da işgal eden çok sayıda askeri üssün olduğunu, Kürtler arasında ulusal birliğe KDP’nin engelleyici tavır aldığını ve Güney Kürdistan Parlamentosu’nun kapalı olduğunu belirtmişti. 

Kürt siyasetçiler, referandum gibi kader tayin edici bir kararın ulusal birlik ekseninde geliştirilmesini talep etmişti. Kürt siyasetçiler, Kerkük ve Şengal gibi alanların statüsüne ilişkin daha Güney Kürdistanlı güçlerden daha açık ve net bir tutum bekliyor. 


 HABER MERKEZİ