Köyde olay çıktığını dedesine söylemek için çıkmıştı yola. Yüz adım yürümemişti ki silah sesleriyle irkildi, arkasına dönüp bakamadan yere yığıldı!
Kurşun narin bedenini delip geçmişti. Adı Şilan’dı, 14 Yaşına yeni girmişti. Kanının döküldüğü yere bir taş koydular. Ertesi gün bir tane daha ve her geçen gün bir sıra taş daha üstüne eklediler. Taşlardan küçük bir kule oluştu. Ta ki tetiğin ötesindeki evler taşınana dek…
Bir kan davasıyla iki köyün bir birini yok etmesine ramak kalmıştı. Ruspi’ler devreye girdi ve onların kararına herkes hürmet gösterdi. “On tane, yüz tane devlet toplanıp karar alsa dinlemeyiz ama Ruspi’ler onurumuzdur, toplumsal vicdanımızdır; onların sözünü çiğnetmeyiz!” dediler.
Bradost aşiretinin ileri gelenleri dâhil binlerce insan küçük Şilan’ın taziyesine akın etti. Herkesin ortak acısıydı Şilan. Çocuktu, günahsızdı; şehit sayıldı.
Her evde Şilan konuşuluyorken birden konu siyaset ve savaşa kaydı. Kerkük için bir şiir bile dizemesek Şilan için ne yapabilirdik ki? Oradan ilk şehadet haberini almamız çok sürmedi. Hogır yoldaştı sembolleşen ve halka direnme cesareti veren:
Ben dertli bir kemanım / Kerkük için ağlarım
Baba Gur Gur deyince / Yoluna can adarım
Türkmen, Arabım, Kürdüm / Yaralanmış Kerküküm
Bin kez ölsem uğruna / Kardeşliğe doymazam…
Televizyon Kerkük şehri ile birlikte 16 kasaba ve 44 nahiyenin Irak güçlerine teslim edildiği haberini geçiyordu. Tüm evlerde Şilan’ın yası vardı. Kerkük ihaneti öfke yaratmıştı ama Şilan’ın acısı daha öndeydi. Çok ilginç ve muhtelif yorumlar çıkıyordu iki köyün ahalisinin ağzından:
- Anlaşmayla terkedilen yerler Kürdistan’a aittir, kabul edilemez!
- Anlaşma değil ihanettir!
- Yine sattılar!
- Oralarda o kadar şehit verdik, hiç mi vicdanı yok bunların?
- YNK’nin parçalanması kesinleşti!
- KDP siyaseti YNK’yi en az üç parçaya böldü!
- Mam Celal gitti Kerkük de gitti!
- KDP referandum için PKK’yi dinlemeliydi, şimdi yapmamalıydı!
- Al sana referandum işte!
- KDP’yi artık kimse dinlemez!
- Kerkük gelirleri halkın değil zenginlerin kasasına gidiyordu, benim için değişen bir şey yok!
Kim ki halkın politik olmadığını iddia ediyorsa halkın evine konuk olsun, dinlesin. Maaş, gıda vb kesilmesi tehditleri olmasa bu vicdansızları dinleyecek bir kişi bulunamaz! Halk kendini yönetebilir. Açık gerçek budur. Küçük Şilan’ın ölümü üzerine toplanan, karar alan ve uygulatan Ruspi Meclisi, halkın kendi kendini yönetme gücünde olduğunun çok çarpıcı bir örneği olmuştur.
Şilan Kasım Cerdis 14 yaşında bir halk şehididir. Anısı halkın daha çok kavga etmesine değil birleşmesine vesile olmalıdır. Halkın iradesi ve kararı bu şekilde tecelli etmiştir.
Şilan 6. Sınıf öğrencisiydi. Annesi Züleyha takmıştı adını. Diğer kızlarına da Zilan, Dilan ve Şehran adını vermişti. Oğullarına ise Diyar ve Ahmet. Şimdi çok üzgün olsalar da hepsi Şilan gibi olma sözünü vermiş durumdalar.
Şilan yaşam doluydu, bitmez-tükenmez bir enerjisi vardı, hem okulda hem de köyde çalışkandı, sabahları en erkenden hayvanlara yem vermeye giden o olurdu, kardeşleriyle kavga etmez, üzgün olsalar teselli etmeyi bilirdi, altın kalpliydi, dedesi ve ninesine çok düşkündü…
Payiz yaprakları gibi solup gidecek bir güzellik değildir Şilan. Adı ve hatıraları hep yaşayacak.
Siyaset gündemi Şilan’ın taziyesinin ortasında Kerkük’e kaydı ve üzüntüye öfke eklendi. Ama Reqa’nın kurtuluşu umut bayrağını ayakta tuttu. Kürt halkı bölge halklarıyla birlikte özgürlüğünü sağlayacak. Kapalı kapılar ardında, saklı-gizli ve kirli ittifaklarla şehir idarelerinin el değiştirmesi halkların özgürlük mücadelesinin önüne geçemeyecektir.
Halkların örgütlü bilinci, iradesi ve direnişi özgürlük düşmanlarının amaçlarına ulaşmasını önleyecektir. Tıpkı küçük Şilan’ın katledilmesiyle hedeflenen halkın birliğinin parçalanmasının önüne geçildiği gibi…
Son taşların konulduğu gündü: Kanının döküldüğü yerde Şilan için dizilen taşlar konuştu, Şilan konuşur gibi hissettirdi. “Beni anlatır mısın?” diye inlerken incecik sesi dağlarda yankılandı. Dağlar ses verdi:
- Şilan gönlümüzde hep yaşayacak, hep aydınlık olacak, hep nasihat olacak, hep güzellik olacak; direniş, birlik ve özgürlük olacak!