Mersin’in Akdeniz ilçesinde önceki akşam Kürdistan’daki katliamları protesto eden gençlere gerçek mermiyle saldıran polis, Gündoğdu Mahallesi Kıbrıs İlköğretim Okulu yanında 21 yaşındaki Sedat Baran’ı katletti. İsimleri öğrenilemeyen 3 genç de yaralandı. 

Mahalle sakinleri, zırhlı araçtan inen polisin hiçbir uyarı yapmadan Baran’ı önce ayağından vurduğunu ardından kurşun yağmuruna tuttuğunu anlattı. Görgü tanığı Salih Atay, “Gençler katliamları protesto ediyordu. Katledilen genç tek başına birden bu tarafa gelince polisler hiçbir uyarı yapmadan gencin üzerine ateş etti. Köşede ilk önce ayağından vuruldu. Kaçmaya çalıştı ama polisler hiç durmadan ateş etmeye devam etti ve en sonunda büfenin önünde düştü” dedi. 

Polis ambulansı yaklaştırmadı

Gencin yanına gitmeye çalışanların polis tarafından tehdit edildiğini belirten Atay, 15 dakika sonra gelen ambulansın geçisinin de engellendiğini söyledi. “İlk gelen ambulans polis tarafından engellenmeseydi belki ölmezdi” diyen Atay, şöyle konuştu: “Ambulansı yaklaştırmadılar. İkinci ambulans 1.5 saat sonra geldi. Sadece baktı ve pencerenin kenarından izleyebildiğimiz kadarıyla ‘yaşamını yitirdi’ diyerek gitti.”

Morg önünde saldırı 

Savcı olay yerine gelince polisin cenazeyi almaya çalışan halkın üzerine ateş açtığını aktaran Atay, “Gencin cenazesini alana kadar tüm sokakları ablukaya alarak kimsenin yaklaşmasına izin vermediler” diye konuştu. Gencin elinde hiçbir şey olmadığının da altını çizen Atay, polislerin gencin yanına silah bırakma ihtimaline karşı da gizlenerek pencereden izlediklerini belirtti. 


Otopsi infazı doğruluyor


Mersin Devlet Hastanesi’nde yapılan ön otopsi raporu da görgü tanıklarını doğruluyor. Rapora göre, Baran’ın kalbine bir kurşun ve sağ bacağına 3 kurşun isabet etti, sol bacağının diz kısmını ise 2 kurşun sıyırdı. Adana Adli Tıp Kurumu ise gencin “ateşli silah yaralanmasına bağlı iç organ delinmelerinden gelişen iç kanama sonucu” öldüğünü belirledi. 


Hesabını mutlaka soracağız

Baran’ın infazı haberinin duyulması ardından ailesi ile HDP ve DBP’li yetkililer hastane önüne akın etti. Mersin Devlet Hastanesi’nde morgun etrafını ablukaya alan ve girişi engelleyen polis kitleye biber gazıyla saldırdı. HDP Mersin İl Eşbaşkanı Selman Günbat yaralandı. Gencin annesi ise şöyle feryat etti: “21 yaşındaki çocuğumu katlettiğiniz. Sizin de yüreğiniz yansın. Bu gece bir ananın daha yüreğini yaktınız. Bu acı ahirete kalmayacak. Bunun hesabını mutlaka soracağız. Sizin ocağınıza ateş düşer inşallah.”


Binler uğurladı

Baran’ın cenazesi dün ailesi tarafından alınarak defnedilmek üzere Mersin’e götürüldü. Güneykent Mezarlığı‘ndaki törene binlerce kişi katıldı. Baran’ın tabutu arkadaşları tarafından omuzlandı. Oğlu toprağa verilirken ağıtlar yakan annesi “Sana ölüm yakışmadı” derken, kızkardeşi ise ağabeyine, “Mücadeleni yerde bırakmayacağız. Katillerinden hesabını soracağız. Bu mücadele son bulmayacak” diye veda etti. 


 DİHA/MERSİN




Amirim yaşıyorlar: Sık, sık!


Amed’in Yenişehir ilçesi Şehitlik semtinde polisler tarafından katledilen Mehmet Mutlu, Sezgin Demirok ve Cüneyt Yeni isimli gençlerin infaz edildiğine dair yeni tanıklar ortaya çıktı. DİHA’nın ulaştığı tanıklara göre Mutlu ve Demirok da tıpkı Yeni gibi elleri arkadan kelepçelendikten sonra infaz edildi. Saldırıya tanıklık eden ismini vermeyen mahalle sakini, polisin yaralı bir şekilde yerde yatan Mutlu ve Demirok’un ellerini kelepçelediğini belirterek, “İlk gelen polisler iki kişinin ellerini kelepçeledikten sonra uzakta olan bir polis daha yanlarına geldi. Bu polise, yerde yatanlar için ‘amirim yaşıyorlar’ dediler. ‘Amirim’ denilen polis, iki kişinin başında bekleyen polise bağırarak, ‘Sık sık’ dedi. Yaralı gençlerden biri elini kaldırdı. Başındaki polis gülüp dalga geçerek ona ateş etti” dedi. Başka bir görgü tanığı ise şunları anlattı: “Polisler ateş ettikten sonra yaralı iki kişiden fotoğraf karesinde daha uzakta yer alan kişi (Sezgin Demirok) kafasını kaldırdı, ancak polisler hakaretler ederek kafasına bastı. Polis, genç her defasında kafasını kaldırdığında ona bağırıp, hakaret edip, kafasına ve ellerine basıyordu. Sonra ellerini kelepçeledi arkadan. Tekmeliyordu onları. Polis pencereden baktığımızı görünce bana bağırıp, silah doğrultarak içeri girmemi söyledi. Ben içeri girdikten sonra birinin ‘sık sık’ sözünü duydum ve 2 el silah sesi geldi.”