KCK Yürütme Konseyi Üyesi Rıza Altun, özgürlüklerin inkarı, Kürt soykırımının derişleştirilmesi hedefiyle oluşturulan dinci-milliyetçi koalisyonun, ulus devletin en faşistleşmiş hali için getirmek istediği anayasa değişikliğine kesinlikle ‘Hayır’ denilmesi gerektiğini söyledi. 

KCK Yürütme Konseyi Üyesi Rıza Altun, Bakurê Kürdistan ve Türkiye’deki siyasal ve ekonomik duruma ilişkin ANF’den Rojbin Deniz ve Dicle İto’nun sorularını yanıtladı.

Dinci-milliyetçi bir çizgiyle yeni bir rejim oluşturulmaya çalışıldığını belirten Altun, “Bu rejim özgürlüklerin inkarını, Kürt soykırımının derinleştirilmesini öngördüğü için demokrasinin olmadığı bir ideolojik politik yapılanmayı gerekli buluyor. MHP ve AKP, bütün siyasi yetkilerin tek elde toplandığı bir anayasa ve bunu elinde tutan tek kişinin otoritesine dayalı bir siyasal rejimi, ulus devletin en faşistleşmiş halini hayata geçiriyor. Yeni anayasa değişikliği, bunun gereğidir” dedi.

Türkiye’deki toplumsal muhalefetin zayıflığına, çok geniş yelpazede bir demokrasi mücadelesinin gelişememesine dikkat çeken Altun, şunları söyledi: “Bizim geliştirdiğimiz özgürlük mücadelesi ve Kürt halkının direnişini saymazsak, geçekten de bunların karşısında varlık olabilecek herhangi bir durum şu anda söz konusu değil. Olmak isteyenleri de çok kötü bir durumda ezdiler. Mevcut rejimi tasvip etmeyen kesimler, ya hepsi yılgın ya da çaresiz bir biçimde suskunluğa gömüldüler. Ya cezaevlerine konuldular ya yurt dışına çıkarıldılar. Hiçbir toplumsal muhalefetin ortada kalmasına fırsat vermediler. Bu durum devam ediyor.”

Gerekli çalışma yapılmalı

Meclis’ten geçen anayasa değişikliğinin, iyi bir çalışma yürütülmezse referandumdan onay alacağını kaydeden Altun, bunun için gerekli çalışmaların zorunlu olduğunu söyledi. “Anayasaya ‘hayır’ oyunun kesinlikle verilmesi gerekiyor. Kesinlikle çıkmasına müsaade edilmemesi gerekiyor” diyen Altun, şöyle devam etti: “Çünkü böyle bir anayasa çıkarsa tek parti, tek lider sultası altında hiç kimsenin kendisini ifade edebileceği bir imkan olmaz.”

HDP’nin tavrı net

Halkların Demokratik Partisi (HDP), hafta sonu gerçekleştirdiği Parti Meclisi ve Merkez Yürütme Kurulu toplantılarında referandum sürecinde yürütülecek kampanyanın ana hatlarını masaya yatırdı. İki gün boyunca devam eden toplantıların sonuçlarını ise HDP Sözcüsü Ayhan Bilgen kamuoyu ile paylaştı. Parti Genel Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısında açıklamalarda bulunan Bilgen, toplantılarda “kalıcı OHAL süreci” olarak değerlendirdikleri Anayasa değişikliğini ve referandum sürecinde yürütecekleri kampanyayı kısmen planladıklarını bilgisini verdi. 

Bilgen, referandum sürecinde kadar kaygılarını paylaşarak, “Seçim hilelerine dair bir kaygımız var. ‘Hayır’ demenin ne kadar özgür bir ortamda gerçekleşeceğine dair kaygımız var. ‘Hayır’ diyen, diyeceği tahmin edilen çevrelere dönük şimdiden baskılar yapılmakta, bu da sürecin ne kadar antidemokratik olacağının göstergesidir” ifadelerini kullandı. 

Herkes aktif olmalı

Bilgen, referandum tavırlarının bir kez daha “net biçimde hayır” olduğunun altını çizerek, “Bizim açımızdan sokağın, toplumsal kesimlerin, insanların günlük hayatını etkileyecek olması, bu seçime duyarsız kalmaması, sandığa gitmesi gerekmektedir. Bu süreç kararsız kalınacak, dışında kalınacak bir süreç değildir. Bu süreç, herkesin söz söylemesi gereken, aktif olması gereken bir süreçtir” dedi. 

Kampanya planlaması sürüyor

Bilgen, kampanya sürecinin somutlaştırılması tartışmalarının devam ettiğini de belirterek, şu ana kadar netleşen planlamalarına ilişkin şunları söyledi: “Netleşen bazı toplantılarımız var; Kadın Meclisi’mizin bir Ankara toplantısı planlaması var. Ayrıca biz bileşenlerimizle tartışmalarımızı yapacağız. Biri Diyarbakır, biri de İstanbul olmak üzere iki deklarasyonla demokratik mücadele çağrısı yapacağız. Bütün çevrelerin sorumluluğunu yerine getirmesi için destek verici bir sorumluluk üstleneceğiz. Farklı kesimlerle bu süreci tartışıyoruz. Referandum bizim için OHAL’e hayır deme referandumudur. Çeşitli kesimler, platformlarla Türkiye’deki farklı gruplarla buluşmalar planlamaya devam edeceğiz. Şubat ayının ilk haftalarında halk toplantıları organize edeceğiz. Mümkün olduğunca çok il ve ilçede bu süreci halkımızla tartışacağız. Bu süreçteki medya sansürü karşısında da sesimizi duyurmanın yol ve yöntemlerini belirleyeceğiz.” 

Spekülasyon anlamsız

Açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Bilgen, “boykot” tartışması gündemlerine girip girmediği sorusuna “Hiçbir şekilde böylesi bir alternatif dahi gündeme gelmedi. Hiçbir spekülasyon yapılamayacak kadar net bir ‘Hayır’ı en güçlü şekilde sandıktan çıkaracağız. En net hayır bizim seçmenimizdedir. Yüzde 85’in altında HDP seçmeninde ‘Hayır’ bulan anket sonucu yok. Bu tabloya rağmen HDP seçmenin ‘hayır’ demesi için net gerekçesi varken sadece HDP üzerinden bir polemik yaratmayı da siyaseten doğru bir strateji olarak görmüyoruz. Boykot gündemimizde yok” yanıtını verdi.  


BEHDİNAN / ANKARA