
KCK Genel Başkanlık Konseyi, 65’inci yaşına girecek olan Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın doğum günü vesilesiyle yazılı bir açıklama yaptı. KCK Genel Başkanlık Konseyi, 4 Nisan’ın mezara konulmuş Kürt halkının üzerine dökülen betonu çatlatarak ayağa kalkacağının habercisi olduğunu belirterek, Öcalan’ın rolünü şöyle betimledi: “İnsanlığa beşiklik yapmış bir coğrafyada toprağa gömülmek istenen tarihin en kadim kültürlerine mezar bekçiliği yapmanın hiçbir onuru olamaz. Ancak dünya kapitalist sisteminin Kürt halkını egemenlikleri altında tutan sömürgeci rejimlere verdiği rol buydu. Farklı kimlikler ve kültürlere birer öcü gibi bakan bu rejimlerin uyguladıkları kültürel soykırım politikası altında Kürt toplumu atomlarına dek parçalanmış ve örgütsüzlük Kürt toplumuna bir kader gibi dayatılmıştı. Örgütsüzlük Kürtler için dehşet verici bir kölelik zeminiydi. Önder Apo Kürt toplumunu kendisi olmaktan çıkaran örgütsüzlük illetine son verdi ve bu yüzden Kürt halkının beyninde ve yüreğinde taht kurdu.”
Dönülmez yola girildi
Örgütlü toplum olduğu bilinciyle donanmış Kürt halkının bu temelde özgür yaşamın dönülmez yoluna girdiğini vurgulayan KCK Genel Başkanlık Konseyi, Kürt Özgürlük Hareketi’nin bu anlamda Kürt halkının sonuna kadar özgür yaşama kararlılığının cisimleşmiş ifadesi olduğunu belirtti.
Elinde ne kadar modern silahlar olursa olsun, hiçbir savaşçı-iktidar gücünün özgür yaşamakta karar kılmış ve bunun için her bedeli ödemeye hazır bir halkı yeniden köle yaşamına mahkum edemeyeceğini ifade eden KCK Genel Başkanlık Konseyi, şunlara dikkat çekti: ”Kimliksiz kölelikten ‘ya özgür yaşam ya hiç’ duruşuna yükselen Kürt gerçeği, bir başka deyişle ‘serkeftin halkı’ Öndeliğimizin en muhteşem eseridir.
Önderliğimizin doğuşu Kürt halkının kendi tarihsel kökleriyle buluşması ve kökleri üzerinde özgür yaşama yeniden giriş yapmasıdır. Önderlik gerçekleşmesiyle birlikte Kürt meşesine vurulan yabancı aşılar kesilip atılmış, Kürt halkı dünya halklar ailesi içinde onurlu yerini almaya başlamıştır. Kürtlerin dirilişi aynı zamanda bu coğrafyadaki tüm kadim kimlikler ve kültürlerin de dirilişi olmuştur. Bu durum Kürt halkının tarihte hep bir ana gibi başkalarını beslemesi gerçeğiyle de uyum içindedir. Önderliğimizin Kürt halkının âdeta her zerresine nakşettiği ruh halkların kardeşliği ruhudur. Farklı kimlikler ve kültürleri kendi potasında eriten ulus-devletin tek renge boyamaya çalıştığı bu coğrafya Önder Apo ile birlikte yeniden çok-kültürlü yapısına kavuşmaktadır. Maruz bırakıldığı korkunç vahşete ve çektiği akıl almaz acılara rağmen, Önderliğini izleyen Kürt halkı acılarını bal eyleyip güzelliklerin kaynağı haline getirmekte kararlıdır. En cezbedici güzellik ise kimlikler ve kültürlerin özgürce bir arada yaşama gerçeğindedir. Apoculukta milliyetçiliğin kırıntısı bile yoktur. Apocu Kürt milliyetçilikten arınmış Kürt’tür.
Yeniden doğuş ve ayağa kalkış
Önderlik doğuşu bıçağın altına yatırılmış kültürlerin, hiçleştirilen kadının ve ciğerleri sökülmüş doğanın dirilişi ve yeniden doğuşudur. Bu doğuş kültürlerin tüm ihtişamıyla ayağa kalkışı, özgür kadınlığın tekrar ana tanrıça tahtına yükselişi ve doğa ananın insanlıkla yeniden kucaklaşması hedefine sevinçle yöneliştir. Bu hedefe yönelmiş Kürt gerçeğinde büyük adımların atıldığı ve paha biçilmez kazanımların ortaya çıkarıldığı kesindir. Kürt kadını kadın cinsine en derin köleliği yaşatan kapitalist modernitenin karşısına âdeta bir anıt gibi dikilmektedir. Kürt uluslaşması devletleşmeyi dışlayan demokratik bir uluslaşma olarak kadın özgürlüğü ekseninde gelişmekte olup, halk olarak özgürlüğümüzün en büyük teminatı durumundadır. Önder Apo’nun çizdiği yolda ilerleyen Kürt kadınının özgürlük yürüyüşü Kürt halkının özgürlük davasının yenilmezlik iksiridir.
Kaos içinde umut arayışı
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan şahsında yakalanan çözümün ulusal değil evrensel bir nitelik taşıdığını belirten KCK Genel Başkanlık Konseyi, Kürdistan’da gelişen özgürlük yürüyüşünün, sistemin yaşadığı kaos sürecinde umut arayışı içindeki halkları ve tüm insanlık için çıkış yolunu gösterdiğini kaydetti. Açıklamaya şöyle devam edildi: “Bu anlamda Kürt halkı sahip olduğu manevi ve moral değerleriyle bir tür çağdaş peygamberlik rolü oynamaktadır. Zaten kapitalist moderniteden kopuş ve kapitalist sisteme karşı direnişin başarı kazanması da peygambersel duruşların sergilenmesine bağlıdır. Donandığı soylu değerlerle Kürt halkı, üstlendiği bu misyonu layıkıyla yerine getirebilecek güçtedir. Önderliğimiz tarihte umut arayışlarının hep hâkim sistemlerin kıyılarında, dağların ve çöllerin kuytularına sığınmış topluluklarında arandığını söylerken bu gerçeğe parmak basmaktadır.. Kürt toplumu bu tür toplulukların günümüzdeki en çarpıcı örneğidir.”
4 Nisan’ı kadınlar başlattı
Kürdistan’da 4 Nisan kutlamalarının uluslararası komplo sonrasında Kürt kadınlarının öncülüğünde başladığını hatırlatan KCK Genel Başkanlık Konseyi, kutlamaların giderek gelenekselleştiğini belirtti. Açıklama şöyle sürdürüldü: “Önder Apo gözünü açtığı dünyayı karşı tavır almış, bu dünyanın kirletilmiş yaşamına katılmayı reddetmişti. Çünkü bu dünyaya egemen olan sistem kadının bedensel ve ruhsal olarak köleleştirilmesi üzerinde varlığını sürdürüyordu. Verili yaşam biçimine karşı tavır alış, aynı zamanda kadının bu vahşi köleleştirilmesine karşı tavır alıştı. Kadın insan yaşamının asli unsuruydu. Dolayısıyla özgür kadın arayışı özgür yaşam arayışının ta kendisi oluyordu. Bu nedenle Önderliğimiz kadın özgürlük savaşımının anayurt savaşlarından daha önemli ve değerli olduğunu söyledi. Kadının bu gerçeği toplumun öteki kesimlerinden daha derin hissettiğine ve bu temelde bu güne büyük anlam yüklediği kesindir.”
Amara yürüyüşünün önemi
4 Nisan tarihinde yapılan Amara yürüyüşünün artık bir gelenek haline geldiğini de kaydeden KCK Genel Başkanlık Konseyi, ancak bu noktaya gelmenin hiç de kolay olmadığını anımsattı: “Halkımız bu yürüyüşte iki değerli evladını şehit verdi. Bu şehitlerimizin ölümsüz anıları önünde saygıyla eğiliyoruz. Halkımızı Amara yürüyüşüne en geniş katılımı sağlamaya davet ediyor, bu yılki yürüyüşün daha önceki tüm yürüyüşlerden daha görkemli geçmesini için seferber olmaya davet ediyoruz.”
Onursuzluk kabul edilemez
KCK Genel Başkanlık Konseyi, önderliği tutsak olan halkın da tutsak olduğuna dikkat çekerek, açıklamasını şöyle tamamladı: “Bu nedenle Önderliğimizin özgürlüğü kendi özgürlüğümüzdür. Amara yürüyüşü özgür Önderlikle buluşmak için geliştireceğimiz kesintisiz mücadelenin önemli bir adımıdır. Önderliğimiz tutsak oldukça barıştan söz etmek anlamsızdır. Kölelik üzerine kurulu bir barış en kahredici savaştır. Kimliğine, kültürüne ve onuruna sahip çıkan ve kendisinin efendisi olmak isteyen bir halk, böylesi bir onursuzluğu asla kabul etmeyecek. Bu açıdan gün mücadele günüdür, zulüm ve zorbalığa karşı direniş günüdür.”
ANF/BEHDİNAN