
Ocak ayından bu yana Kilis'e katyuşa roketleri ile saldıran DAİŞ, 21 sivil yurttaşı katletti. Hükümetin sessizliğini koruduğu saldırılara Cumhurbaşkanı Recep T. Erdoğan "DAİŞ saldırarak en ağır kaybını verdi. Böyle devam ederlerse kayıpları artacaktır" diyerek DAİŞ'e yaklaşımını ifade ederken, Kilisli esnaflar, dükkanlarının camlarına "Cenaze dolayısı ile kapalıyız. Kilis öldü başımız sağolsun", "Hükümetin sorumsuzluğundan dolayı kapalıyız" ve "Roket saldırıları sonucunda kapalıyız" yazarak tepkilerini gösteriyor. Bir çok esnaf günlerce dükkanını açmazken, açan küçük bir kesim de iş yapamadan kapatıyor.
Medyanın Kilis'i yeterince yansıtmadığından şikayetçi olan Baki Aslan isimli esnaf, "İş yapmamız çok önemli değil. İnsanlar ölüyor, ama yetkililer hala sessiz. Bu sessizlik kaç can öldükten sonra bitecek" diyerek tepki gösterdi. Aslan, "Bize saldıran IŞİD terör örgütü ama hükümet bunları terör bile saymıyor. Esad'ı devirmek istiyor ama kendi beslediği teröristler bize saldırıyor buna anlam vermek çok zor" dedi.
Nüfusun yarısı kentten kaçarken, terminaldeki yurttaşların yoğunluğu dikkat çekiyor. Kentin Sivil Toplum Kuruluşları (STK) hükümete "Ölüyoruz, çözüm bulun" diye seslendiler.
'Kilis Erdoğan'ın gündeminde yok'
CHP Kilis İl Başkanı Abidin Uslu, gizli bir elin insanları göçe zorladığını belirterek, "Kilis'te nereye giderseniz gidin bütün dükkanlar kapalı. Yurttaşlar tedirgin, okullar eğitim vermiyor, kentin hemen, hemen yüzde 50'si boşaldı" dedi. Devletin zirvesinde ayrı bir kriz, aşağısında ayrı bir kriz olduğunu kaydeden Uslu, "Ülkede hükümet yok. Başbakanı, Cumhurbaşkanı azletti. Anayasa askıya alındı. Kilis'e bombalar atılıyor, Erdoğan muhtarlarla bir arada. Ne hikmetse Kilis hiç gündeminde değil. Sınırda her gün 'bombalıyoruz diyorlar' nereyi bombaladıkları belli değil" şeklinde konuştu.
'Evimizden başımızı çıkaramıyoruz'
Yaşanan saldırılara karşı seslerini duyurmaya çalıştıklarını söyleyen Kilis Baro Başkanı Muammer Fazlı Ağaoğlu ise "Kilis şu anda terk edilmiş bir şehir konumunda. Bütün esnafın dükkanı kilitli. Nereye ne düşeceği belli değil. Atılan roketlerden kaynaklı yurttaşlar tedirgin ve ne yapacağını bilemez vaziyette" diye konuştu. "Kilis saldırı altında acele edin, ölüyoruz" diyen Ağaoğlu, şöyle devam etti: "Kilis'te şu anda kimse siyaseti konuşacak durumda değil. Çünkü öncelikle can güvenliğimiz yok, bundan daha öte bir şey var mı? Siyaset konuşacak olursak yüreğimiz dolu ama şu anda o dertte değiliz evimizden başımızı çıkaramıyoruz."
'Bir şehir ölüyor'
Kilis Sanayi ve Ticaret odası Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Erdal Öndeş ise 18 Ocak tarihinden bu yana Kilis'e dönük roket saldırılarında ciddi oranda zarar gördüklerini söyledi. "Saldırılar başladığından bu yana ne ekonomi ne ticaret kaldı" diyen Öndeş, şunları ekledi: "Savaş ekonomiyi etkilemedi, tamamen bitirdi. Her şey durmuş durumda; mağazalar kapalı, iş yerleri kepenk açmıyor, insanlar şehri terk ediyor. Kilis halkı perişan durumda. Çevre kentler Kilis'te hiç bir şey olmuyormuş, yapılan saldırılar normalmiş gibi bekliyor. Bir şehir ölüyor."
3 bin DAİŞ'liyi biliyorlar
Türk İçişleri Bakanlığı'nın 51 ilin İstihbarat Şube Müdürlükleri'ne gönderdiği "gizli" ibareli bir yazıda Ocak 2015 itibariyle aralarında patlayıcı eğitimi de alan 3 bin DAİŞ'linin Türkiye'ye giriş yaptığı yazılıyor.
İçişleri Bakanlığı'nın "muhtemel eylem" bağlığıyla 6 Şubat 2015 tarihinde 51 ilin İstihbarat Şube Müdürlükleri'ne gönderdiği yazıda, DAİŞ çetelerinin Türkiye ve Avrupa'daki bazı hedefle dönük terör saldırısı gerçekleştirmek için Türkiye'ye geldiği bilgisine yer verildi. Bu kapsamda Ocak 2015 ayı itibariyle 3 bin DAİŞ mensubunun Türkiye'ye giriş yaptığı bilgisini istihbarat şube müdürlüklerine bildiren İçişleri Bakanlığı, söz konusu DAİŞ mensuplarının Hatay ve civarıyla, Adana, Ankara, İstanbul başta olmak üzere Türkiye'nin muhtelif bölgelerine yerleştiğini kaydetti.
Patlayıcı eğitimi alanlar var
Suriye üzerinden Türkiye'ye giriş yapan DAİŞ üyelerinden bazılarının bazılarının alt ve orta seviyede taktik liderler olduğunu, bazılarının da patlayıcı yapımı konusunda eğitimler aldığını aktardı.
Bir kısmı Avrupa'ya geçti
Bakanlık, aynı yazıda 3 bin DAİŞ'liden bazılarının Bulgaristan üzerinden Avrupa'ya geçmek üzere Türkiye'den ayrılmaya hazırlandıklarını, Avrupa'ya geçmeyi planlayan DAİŞ mensuplarının 18 ve 25 yaş aralığındaki Suriyeli ve Filistlinli erkek şahıslardan oluştuğunu bildirerek, bu kapsamda bu bilgiler ekseninde çalışma yürütülmesi ve geri bildirimde bulunulmasını istedi.
İstihbarat Daire Başkanı Yardımcısı'nın imzasını taşıyan yazı aralarında Ankara, İstanbul, Diyarbakır, Bursa gibi büyük illerinde bulunduğu 51 ayrı il istihbarat müdürlüklerine gönderildi. O iller ise şöyler: Adana, Ağrı, Aksaray, Ankara, Antalya, Artvin, Ardahan, Aydın, Balıkesir, Batman, Bolu, Bursa, Çanakkale, Denizli, Diyarbakır, Düzce, Edirne, Erzurum, Gaziantep, Giresun, Hakkari, Hatay, Iğdır, İstanbul, İzmir, Kars, Maraş, Kastamonu, Kayseri, Kırıkkale, Kırklareli, Kilis, Kocaeli, Konya, Malatya, Mardin, Mersin, Muğla, Niğde, Ordu, Osmaniye, Rize, Sakarya, Samsun, Şanlıurfa, Şırnak, Tekirdağ, Trabzon, Van, Yalova ve Zonguldak.
Ardından saldırılar başladı
Bakanlığı gönderdiği bu yazı Şubat ayına ait. Yazının gönderilmesinden sonra DAİŞ'in ilk saldırısı 18 Mayıs'ta HDP'nin Adana ve Mersin il binalarına dönük eş zamanlı olarak gerçekleşti. Şans eseri kimsenin yaşamını yitirmediği bombalı saldırının zanlısının saldırıdan sonra Suriye kaçtığı öğrenilen Savaş Yıldız olduğu ortaya çıktı.
Bu saldırıların üzerinden bir ay geçmemişken bu kez Diyarbakır'da HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş'ın katılacağı seçim mitingine dönük bombalı saldırı, bu bilgilendirmenin ardından gelişen ikinci saldırı oldu. 5 Haziran 2015'teki bu saldırıda 5 kişi yaşamını yitirirken, yüzlerce kişi yaralandı.
Temmuz 2015'te ise Suruç'ta SGDF'li gençlere dönük bombalı saldırıda 32 genç yaşamını yitirdi.
DAİŞ'in Türkiye'deki en kanlı saldırısı ise 10 Ekim 2015'te Ankara'da Barış, Emek ve Demokrasi Mitingine dönük gerçekleşti. Katliamda 100 kişi yaşamını yitirirken, yüzlerce kişi de yaralandı.
Sultanahmet ve Taksim'de de yabancı turistleri hedef alan DAİŞ'in her iki saldırısında 15 kişi yaşamını yitirdi.