Özellikle Nisêbîn’de (Nusaybin) ağır kayıplar veren ve oradaki direnişi kıramayan AKP hükümeti, bunun intikamını Rojava’ya saldırarak almak istiyor. Direniş karşısında ilerlemeyen ve ciddi bir moral çöküntü yaşayan hükümetin, Nisêbîn’e Qamişlo üzerinden silah, mühimmat ve eleman takviyesi yapıldığını ileri sürerek, “Nusaybin’de veya bir başka ilde PYD kaynaklı herhangi bir saldırı karşısında angajman kurallarını uygulayacağı” iddia edildi. 


Rojava’ya saldırı gerekçesi

Hükümete yakın Yeni Şafak gazetesinde yer alan haberde, “PYD’den Nusaybin’de PKK’ye destek verildiği veya PYD’lilerin burada Türk güvenlik güçlerine karşı savaştığı tespit edilmesi” halinde veya “PYD kaynaklı herhangi bir saldırı gerçekleşmesi” ihtimali halinde Türkiye’nin Rojava’ya saldıracağı ifade edildi. 


DAİŞ’i yerleştirmeye çalışıyor

Sınıra konuşlandırılan tankların namlularının Efrîn ve Kobanê’ye çevrildiği belirtilen haberde, bu ağır silahların gelecek olan “vur emrini” beklediği belirtildi. Kilis’e yönelik süren DAİŞ saldırılarına karşı seyirci kalan; kırmızı çizgi algısıyla DAİŞ’in Kilis’e yönelik saldırıların üssü haline gelen Cerablus hattına yerleşmesinin önünü açan Türkiye, şimdi de PYD’ye saldırarak DAİŞ’in yeniden o bölgelere yerleşmesinin önünü açmaya çalışıyor. Çünkü Türkiye daha önce Girê Spî’nin DAİŞ’ten temizlenmesine karşı birçok kez rahatsızlığını dile getirerek, bölgeye saldırı sinyalleri vermişti. 

ürkiye, en son Şubat ayında Minak Havaalanı ve Tel Rifat ilçesinin  özgürleştirilmesinin ardından bölgeye defalarca saldırıda bulunmuş ve bu saldırılar üzerine hem Rusya, hem ABD hem de AB ülkelerinden Türkiye’ye Rojava’ya yönelik saldırıları durdurması çağrısı yapılmıştı. Bu saldırılara rağmen YPG, olayın “provokasyon” olduğunu belirterek, duruma müdahale etmemişti. Türkiye daha önce birçok kez Rojava bölgesine saldırılarda bulundu. 


 ANKARA