
Van’ın Yukarı Bakraçlı köyünde bulunan 8. yüzyılda inşa edilen tarihi Varagavank Manastırı (Yedi Kilise) yok olmayla karşı karşıya. Yedi kiliseden oluşan manastır 1915 Ermeni katliamından sonra büyük hasar görmüş, 1960’lı yıllarda ise dönemin valisi tarafından bazı kısımları yıktırılmıştı.
Kilisenin önemli bir kısmının tahrip edildiğini söyleyen Van Çevre ve Tarihi Eserleri Koruma Derneği (ÇEV-DER) Başkanı Ali Kalçık, ‘’Varagavank Manastırı’nın duvarlarından sökülen taşlar, köyde bulunan evlerde, ahırlarda ve samanlık gibi yerlerde kullanılıyor. Köydeki yapıların birçoğu manastırın taşlarıyla yapıldı’’ diyor.
Kilise yok olmakla yüz yüze
Köyün camisi ve kuran kursunun da kilisenin içinde bulunduğunu aktaran Kalçık, ‘’Kilisenin taşları sökülerek köydeki cami yapımında kullanıldı. Bu taşların sökülmesi yüzünden kilise, her gün biraz daha yok olmayla yüz yüze’’ dedi.
Manastırın yaşadığı onca talana ve üzerinden binlerce yıl geçmesine rağmen ihtişamını hala koruduğunu anlatan Kalçık, manastırın bir şahıs üzerine tapulandığını belirtti. Kalçık, ‘’Meselenin ilginç tarafı bahse konu olan şahıs, Urartulardan kalma Van Kalesi’nin güney batısındaki, 1. derece sit alanı olan Horhor Bahçesi’nin de tapusuna sahip. Urartu yerleşkesi ve sit alanı nasıl olur da bu malum şahsın tapulu malı olur?” diye sordu.
Böyle giderse temelleri bile kalmayacak
Tapunun şahsa ait olmasının Manastırın onarılmasına da engel olduğunu söyleyen Ali Kalçık’a göre Tarihi Eserleri Koruma Kurulu ve Kültür Turizm Müdürlüğü de burayı önemsemiyor. Kalçık, “Hıristiyan alemi için tarihi bir öneme sahip bu yapıların birçoğu yok oluyor. Kalanlarsa benzeri bir kaderi yaşıyor. Yetkililer gibi bu inanç sahipleri de kendi değerlerine ve ibadethanelerine ne yazık ki gereken önemi göstermiyor. ÇEV-DER olarak birkaç defa yetkililere, bu inanç sahipleri ile kurumlara yazmamıza ve konu ile ilgili bilgi vermemize rağmen herhangi bir adım atılmadı. Böyle giderse yakın tarihte temelleri bile kalmayacak...”
HABER MERKEZİ
Manastır köylüye tapulandı
Erzincan’da bulunan tarihi Surp Dırtad Manastırı 16 kişi üzerine tapulandı. Devletin kiliseyi resmen köylülere dağıttığını Ermeni Azınlıkları Derneği Başkanı Aziz Dağcı, ”Şu an kiliseye gidip ibadet etmek için devletten değil tapu sahiplerinden izin almamız gerekiyor” dedi.
Erzincan’ın Kamah ilçesine bağlı Doğanköy’de (Tortan) bulunan Surp Dırtad Manastırı, 2005 yılından beri “Doğanköy Kilisesi” adıyla sit alanı olarak tescil edilirken, daha sonra gündeme definecilerin saldırısıyla geldi.
Gelen tepkiler üzerine Surp Dırtad Manastırı’nın, Kamah Tapu Müdürlüğü’nde bulunan 23 Mayıs 2017 tarihli tapu kayıtlarında, Yusuf Dündar, Mehmet Dündar ve Rıza Demirbaş adına kaydedildiği öğrenildi. Bu üç kişinin hayatını kaybetmesinin ardından kilise, bu üç kişinin mirasçısı olan 16 kişinin adına kaydedildiği belirtildi.
Ermeni Azınlıkları Derneği Başkanı Aziz Dağcı, kilisenin Vakıflar Kanunu’na göre azınlıkların olması gerektiğini söyledi ve ekledi: “Kilisemizi devlet resmen köylülere dağıtmış ve bununla da yok edilmesini istiyor. Nitekim yok edilmiş. Şu an kiliseye gidip ibadet etmek için devletten değil tapu sahiplerinden izin almamız gerekiyor. Tapu sahipleri izin vermezse giremeyiz.”
Dağcı, devletin kendilerini köylü ile yüz yüze getirmek istediğini belirtti. İbadet yerlerinin bu yolla gasp edildiğini dile getiren Dağcı, “Sen bizim canımızı al ama bizim kilisemizi bizden alma” diye kaydetti.