Türkiye’de devlet yöneticileri, ağzını açtıklarında, Kürtlerden söz etmekte ve hatta et ve tırnak gibi kardeş olduklarını vurgulamaktalar.
Peki, bu kardeş halkın demokratik hakları yok mu?
Bir halktan söz ediliyorsa, o halkın en başta, Birleşmiş Milletler Bildirgesi’nde sözü edilen olmazsa olmaz koşulu: demokratik ve kültürel haklardan söz etmek gerekmektedir....
Kürt halkı bu hakları istiyor sadece... Bu hakları istemek, onun için uğraş vermek hangi ülkede bölücülük ve vatan hainlikle suçlanıyor? Bu uğraşı veren ve hatta teşebbüs eden on bine yakın Kürt cezaevlerine konuldu, bölücülük ve vatan hainlikle yargılanıyorlar.
Kürdistan coğrafyasını ve dolayısiyle Kürt halkını inkar eden Türkiye, İran, Irak ve Suriye devletlerin oluşumundan 1400 yıl önce Kürdistan’ın var olduğu dünya tarihinin (Dünya haritasına bakılınca) bir gerçeğidir.
Ne acıdır ki, bu Kürdistan toprağın büyük parçası Türkiye’ye verilmek üzere, sözü edilen devletlere emperyalist devletlerin eliyle bölüştürülmüştür.
Türkiye, Kürdistan coğrafyasını ve üzerinde yaşayan Kürtleri yok etmek için inkarı seçmiş. Dağın, taşın, şehrin, kasabanın, köyün, mezranın, ovanın, insanların ve hatta üzerinde yaşayan hayvanların isimlerin Türkçeleştirmekle işe başlamış. Başbakan Erdoğan, gündüz parlayan güneşe bakarak, şu an karanlık, güneş yok dercesine “Kürt sorunu yok dersen, sorun olmaz” diyerek gülünç durumlara düşmeyi göze almıştır.
Değişen dünyada Kürtler de uyanmışlar. Diğer halklar gibi özgürce yaşamak için, yasak olan anadillerini kullanıp kültürlerini geliştirmek, Kürtçe düşünüp Kürtçe yaşamak istemişler, örgütlenmişler. 90 yıla yakın bu ulusal mücadele veriliyor. Son 30-35 yıldır da “ya herro, ya merro” sınırına dayanmış.
Türk devleti, bunu önlemek için her türlü katliamı, yoketmeyi, işkenceyi, yerlerinden sürmeyi ve hatta ocaklarını yakmaktan çekinmemiştir.
Doğuştan sahip oldukları evrensel insani haklarını kullanmak isteyen Kürtleri, Türk hükümeti, bölücü ve vatan haini olarak yargılamak istiyor / yargılıyor da....
Kürtler diyor ki: Cumhuriyeti, Türklerle birlikte kurduk, bizler de Türkler gibi eşit haklara (ana dilimizi her alanda kullanmalıyız, siyasi örgütlenmemizi yapmalıyız) sahip olmalıyız. Bunlar bölücülük, vatan haini sayılır mı?
Ülkenin yeraltı ve yerüstü zenginlik kaynaklarını ABD başta olmak üzere yabancı devletlere peşkeş çekenler vatan haini sayılmıyor.
3000 köyü yakıp, yıkıp haritadan silenler, vatan haini sayılmıyor. Kendi köyün, şehrin, ...ve kendi orjinal ismini, Kütçesini isteyenler, bölücü ve vatan haini sayılıyor.
Ormanlarda gerilla vardır deyip yakanlar, vatan haini sayılmıyor. Yangını söndürmeye giden köylüler, teröriste yardım ediliyor diye cezaevine konanlar bölücü sayılıyor.
Kürt coğrafyası benimdir deyip 80 yıldır bombalayanlar vatan haini sayılmıyor. 20 milyon Kürdü yok sayanlar vatan haini sayılmıyor. İnsanları diri diri yakanlar cezalandırılmıyor. Mahkemeleri zaman aşımına uğratılıyor. Bu haksızlığı dile getirenler ise bölücü sayılıyor.
Kürt halkı tarihsel ivmesini kazandı bir kere, bundan kaçış yok. Kervan yola dizildi. Bundan sonrası Kürt halkı ve onun öncü gücü özgürlük hareketinin inisiyatifinde, gelişmesine devam edecektir. Bugün yaşadığımız ve yarın yaşayacağımız budur. Bunun dışındaki hiç bir formil yaşam bulmaz. Bu böyle biline...
elbistanliali@fsmail.net
Kim vatan haini, kim bölücü?