Almanya Gündemi


Alman ceza kanununun 129 b maddesi kapsamında yargılanan bir Kürt siyasetçi daha hapis cezasına çarptırıldı. Geçen yıl Bremen'de gözaltına alınan Kürt siyasetçi Mustafa Çelik ‘Yurtdışında faal olan terör örgütünün üyesi’ suçlamasıyla 129 b maddesi kapsamında 2 yıl 6 ay hapis cezası aldı. Geçtiğimiz haftalarda da ömrünü cezaevinde geçirmiş bir Kürt siyasetçi olan Bedrettin Kavak aynı iddia ile 3 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı. Aynı davadan yargılanan diğer Kürt siyasetçilerin davası devam ediyor.

Almanya'da yaşayan Kürtler için artık rutin bilgi kapsamına giren 129 b maddesi Almanya dışında da (yurt dışında) "terör örgütü" faaliyeti kapsamına giren davaların soruşturulması ve ceza almasını düzenliyor. 129 b soruşturmaları direk Adalet Bakanlığı iznine tabi. Dolayısıyla ülkenin "dış ilişkileri" davaların ve suçlamaların seyrini belirleyici nitelikte. 

Hatırlarsanız Erdoğan ARD televizyonuna verdiği mülakatta Merkel'e 4 bin ismin yer aldığı bir dosya sunduğunu belirtmişti. Kendisine verilen bilgilere göre davaların devam ettiğini de sözlerine eklemişti. Bu dosyalardaki isimler açıklanmış değil, fakat dosyalardaki isimlerin hangi siyasi eğilimlerden olduğunu tahmin etmek güç değil. 

Özellikle Kürt siyasetçilerinin yargılamalarında rotanın Türkiye tarafından belirlendiği aşikar. 

Sadece yargılamalarda değil, aynı zamanda Kürtlerin düzenlediği etkinliklere yaklaşım da Almanya-Türkiye ilişkileri rotası çerçevesinde belirlilik kazanıyor. Alman polisinin, 3 Eylül’de ‘Öcalan’a özgürlük Kürdistan’a statü’ sloganı ile Köln'de Rhein-Energie Stadyumu’nda düzenlenmesi planlanan 24’üncü Uluslararası Kürt Kültür Festivali'ne izin konusunda engeller çıkarması tam da bu ilişkilerle bağlantılı. Kürtlerin yaptığı kitlesel etkinlikler için çıngar koparan havuz medyası nitekim Erdoğan'ın, darbe girişimi ardından Köln'de yapılan AKP mitingine telekonferansla bağlanması yasaklanınca, ilk elden 3 Eylül 2011 tarihinde Köln'de yapılan 19. Kürt Kültür Festivali'nde yayınlanan Murat Karayılan'ın görüntülü mesajını örnek vermiş, yine Kürtleri hedef göstermişti. 

AKP Kürtlerin bütün kazanımlarına karşı her saniye tetikte bekliyor. Darbe girişimi sonrası Almanya'da konuşan her AKP'li Kürt düşmanlığı üzerine argüman üreterek Alman devletine uyarılar gönderdi. İşte bu nedenledir ki; 1992'den bu yana Almanya'da merkezi olarak düzenlenen ve Kürtlerin taleplerini kamuoyuna ilettikleri bir etkinlik olma niteliğini de taşıyan festivalin düzenlenmesinin önünde gösterilen engeller, güvenlik gerekçeli değil, Türk-Alman ilişkilerinin rotasıyla belirlenen kararlardır. 

Fakat bütün engelleme çabalarına rağmen ısrarlı diyaloglar sayesinde Kürt Kültür Festivali'nin 24’üncüsü Köln Deutzer Werft'te (AKP'nin darbeye karşı miting gerçekleştirdiği alan aynı zamanda) gerçekleştirilecek. 

AKP'nin Kürtlerin çok önemli bir kazanımı olan Rojava'yı dağıtma planları çerçevesinde güncellediği Suriye politikası; IŞİD'e karşı mücadele kandırmacası ile Cerablus'a işgal seferidir. Dolayısıyla burada Kürtlerin kazanımları önünde bir kalkan oluşturma niyetindedir. Kürt şehirleri aynı savaş konsepti ekseninde yerle bir edildi. 

Kürt kazanımlarına karşı tahammül sınırları oldukça dar olan AKP, Almanya'yı da ilişkilerine güvenerek Kürtler hususunda baskı altında tutmaya çalışıyor. 

AKP'nin her geçen gün büyüyen Kürt nefreti karşısında, Kürtlerin Köln'de düzenlenecek festivalde verecekleri mesaj bu açıdan oldukça önemli. Bunun önemli bir ayağı da kitlesel katılım olacaktır.