
Fransız Komünist Parti Temsilcisi Dominique Torre, Fransa, Belçika ve Almanya’daki avukat ve kurum temsilcilerinden oluşan heyetle birlikte incelemelerde bulunmak üzere Çukurca ve Malatya’ya gitmişti. Dominique Torre izlenimlerini gazetemizle paylaştı. 36 HPG’linin kimyasal silahla kullanılarak katledildiği iddiaları üzerine geçtiğimiz günlerde çatışma bölgesi Çukurca/Kazan Vadisi’ne giderek inceleme bulunduklarını hatırlatan Torre, „Topraktan ve etrafta bulduğumuz giyecekler ile ölü bir köpeğin leşinden örnekler aldık. Bu bulduğumuz tüm verileri incelenmek üzere Almanya’da bir laboratuvara verdik. Çıkan sonuçlardan sonra kamuouyunu bilgilendirici bir açıklamada bulunacağız. Gördüklerimizden anlaşılıyorki çok sayıda farklı silah kullanılmış. Buna dair çok sayıda bulguya rastladık. Tamamen yok etmeye dayalı bir saldırı yaşanmış. İncelemeler sırasında çevrede bulunanlarla da görüşmeler yaptık. Onların anlatımları da çarpıcıydı.“
HPG’lilerin cenazelerinden de örnek almak istediklerini ancak Türk savccılığının buna izin vermediği gibi kendilerini makamından kovduğunu aktaran Torre, „HPG’lilerin cenazelerinin tutulduğu Malatya’daki morga girişimize izin verilmedi. Bu konuda devletin katı bir politika izlediği çok açık. Orada yaşananların bilinmesini istemiyorlar.“
Torre, yaşananların takipçisi olacaklarını belirterek, Avrupa’daki tüm kurumları bu konuda duyarlı olmaya çağırdı.
Devlet yardımları bloke ediyor
Van giderek depremzedeleri de ziyaret ettiklerini aktaran Torre, “devletin yardımları bloke ettiğini ve BDP’li belediyenin faaliyetlerinin engellendiğine şahit oldum” diyerek kentte yaşanan trajediyi şu cümlelerle anlattı: “Hala insanlar -11 derece soğukta dışardalar. Çadırlar çok kötü. Çoğu insan için hala çadır yok. Devlet yardımları belediyeye ulaştırmıyor. İnsanlar tam bir dram içerisinde. Sürekli bir biçimde yeni sarsıntılar oluyor. Ben oradaykende deprem oldu. Kendi yaşadığım korkuyu düşündüğümde oradaki insanlar bunu her an yaşıyor. Bu insanlık dışı bir durum. Kürtler üzerindeki baskıyı ve onlara verilen yaşamı daha net bir biçimde görebiliyor insan.”
SELMA AKKAYA - PARİS