ABD ile AB'nin tüm karşı çıkışına rağmen Kırım'da süreç Rusya’nın lehinde ilerliyor. Pazar günü Kırım'da düzenlenen Rusya Federasyonu'na katılım referandumundan "evet" çıktı. Referandum Komisyonu'na göre, oylamaya katılanların yüzde 96.77'si Ukrayna'ya ait Kırım'ın yeniden Rusya'ya bağlanması yönünde görüş bildirdi. Referanduma katılım oranı yüzde 83'ü buldu. Bu yüksek oran da nüfusun yüzde 14'ünü oluşturan Tatarların boykot kararı ile ABD ile AB'nin yaptırım tehditlerinin halk üzerinde etkili olmadığını ortaya koydu.

Sokaklarda kutlamalar yapıldı

Rusya yanlıları başta başkent Simferopol olmak üzere birçok kentte sokaklara dökülerek referandum sonucunu kutladı. Kırım Başbakanı Sergey Aksyonov da başkentteki kutlamalara katıldı. Rus donanmasının bulunduğu Sivastopol'da da halk Rus bayraklarıyla sokaklara çıktı.

Kırım vakit kaybetmiyor

Kırım parlamentosu ise vakit geçirmeden Ukrayna'dan bağımsızlığını ilan etti ve Rusya Federasyonu'na katılmak için resmi başvuru yaptı. Kırım, BM'ye de tanınma talebinde bulundu. Kırım parlamentosu ayrıca bölgedeki Ukrayna askeri birliklerinin de dağıtılacağını açıkladı.

Moskova süreci hızlandırıyor

ABD'nin tehditlerine aldırış etmeyen ve silahlı milisler eliyle Kırım'ı fiilen denetiminde tutan Rusya da bölgeyi kendi topraklarına dahil etme konusunda aceleci. Rus parlamentosu yasal düzenlemeleri hemen yapacak. Rus parlamentosunun Kırım'ın federasyona katılımını öngören bir yasa teklifini bu Cuma günü görüşmesi bekleniyor. Konuya ilişkin Putin'in ise bugün Rus parlamentosunda bir konuşma yapacağı duyuruldu.

Ukrayna'da yedekler kışlaya

Kırım'ı kaybetme telaşına düşen Ukrayna parlamentosu ise kısmi seferberlik ilan ederek, yedek askerleri silah altına alma kararı verdi. Resmi açıklamalara göre, 40 bin yedeğin yarısı silahlı kuvvetlere, kalanı ise yeni oluşturulan "Ulusal Muhafız" birliğine katılacak. Yedek asker hamlesinin arkasında Rusya'nın Ukrayna'nın güneydoğusundaki Donetsk ve Harkiv'i de işgal edebileceği endişesi olduğu belirtiliyor. Bu iki şehirde Rus yanlıları yoğun olarak yaşıyor. Bu arada Ukrayna ve Rusya savunma bakanlarının Kırım’da 21 Mart’a kadar ateşkes yapılmasında anlaştığı da duyuruldu.

Batı sonucu tanımıyor

Kırım'ın Rusya'yı tercih etmesiyle birlikte Batı ile Rusya arasındaki gerginlik daha da tırmandı. AB gibi ABD de referandumu tanımıyor. Pazar akşamı sandıkların kapanmasıyla Putin'i arayan ABD Başkanı Barack Obama, "referandumu tanımayacağız" dedi. Obama ülkesinin Rusya'ya bedel ödetmeye hazır olduğunu da söyledi. Yardımcısı Joe Biden ise Polonya ve Litvanya'yı da kapsayan Doğu Avrupa gezisine çıkıyor.

Rusya'sız G7 planı

Öte yandan önde gelen 7 sanayi ülkesinin Rusya'yı izole edecek yeni adımlar atmayı planladığı bildirildi. Alınan bilgiye göre,  Rusya'nın davet edilmediği bir G7 zirvesi planlanıyor.

AB'den 21 isme yaptırım

AB dışişleri bakanları, Rusya'ya uygulanacak yaptırımları görüşmek için dün Brüksel'de bir araya geldi. Litvanya Dışişleri Bakanı, beklendiği gibi, seyahat yasağı ve mal varlığı dondurma konusunda anlaşıldığını açıkladı. AB belirlediği 21 isme yaptırım uygulayacak. Liste Rus ve Ukraynalı yetkililerden oluşuyor. Ancak listede Putin’e yakın isimlere yer verilmedi.  

Almanya maliyeti hesaplıyor

Kararın arkasında üye ülkeler arasında yaklaşım farkı bulunması yatıyor. İngiltere, "Kremlin’den bazı isimlerin listeye eklenmesinden yana" tavır alırken Almanya’nın başını çektiği bir grup bu yaklaşıma karşı çıktı. Zira Almanya, Rusya ile ilişkileri bozmaktan yana görünmüyor. Almanya, son yıllarda Rusya ile arasında son derece sıkı ekonomik ilişkiler kurdu. Alman şirketleri Rusya'da 20 milyar Euro'luk yatırım yaptı. İkili ticaret hacmi 76 milyar Euro'nun üzerine çıktı. Almanya Rusya'ya 36 milyar Euroluk ihracat yaparken bu ülkeden 40 milyar 400 milyon Euro'luk da mal ithal ediyor. Rusya Almanya'ya öncelikle ham madde ve enerji satıyor, karşılığındaysa pahalı tüketim malları, makine, tesis, otomobil, elektronik ve ulaşım altyapısı satın alıyor.  Enerji ihracatı Rusya'nın dış ticaret gelirlerinin yarısından fazlasını, milli gelirinin de dörtte birini oluşturuyor. Rusya ihracatının yüzde 80'ini Batılı ülkelere yapıyor. AB'nin Rusya'dan doğalgaz almamaya karar vermesinin devlet bütçesinde büyük gedik açacağı ve günlük döviz kaybının 100 milyon Doları bulacağı tahmin ediliyor.

Binlerce şirket iş yapıyor

Rusya ile iş bağlantısı bulunan özel Alman şirketlerinin sayısı ise 6 bin 200'ün üzerinde. Şirket temsilcileri, yaptırımların yol açabileceği olumsuz gelişmelerden duydukları endişeyle Almanya İhracatçılar ve Toptancılar Federasyonu'nu arıyorlar. Deutsche Welle'ye konuşan Federasyon Başkanı Anton Börner telefonların durmadığını söylüyor. Börner, "İş dünyasında güvensizlik hüküm sürüyor. İşletmeciler yaptırımlar ihtimal dahilinde mi, alacakları tehlikede mi değil mi, onu öğrenmek istiyorlar" dedi.

İş dünyası alarmda

Alman şirketleri, hükümete ekonomik yaptırımların sadece Rusya'ya zarar vermekle kalmayacağı uyarısında bulunuyor. Börner, Rusya ile ilişkilerin bozulması durumunda ihracatın yara alıp bazı şirketlerin iflas edebileceğini söylüyor. Alman İhracatçılar Birliği Başkanı, sert yaptırımlara başvurulmasının Putin'i yumuşatmaya yaramayacağını, aksine pozisyonların daha da katılaşmasına yol açacağını vurguluyor. Börner'e göre Alman şirketlerinin Rus ortakları da aynı görüşte.

HABER MERKEZİ