Almanya'nın Gelsenkirchen kentinde 8. Zîlan Kadın Festivali gerçekleşti.
Cumartesi günü gerçekleşen festivale, başta Almanya olmak üzere Avrupa'nın değişik ülkelerinden binlerce Kürdistanlı katıldı. Kürt kadınlarının kendi renkleri ile yer aldığı festivalde renkli görüntüler yaşandı. Kürt Kadın Barış Bürosu'nun (Cenî) organize ettiği festival, iki bölüm halinde gerçekleşti.
Programın ilk bölümünde 'Soykırım Operasyonları ve Amaçları, Cezaevindeki Çocukların Durumu, İran'da Cezaevi Gerçekliği ve Kadın Boyutu, Kırım Politikalarına Karşı Kürt Kadınların Mücadelesi' başlıkları altında yapılan sunumlar ile bir panel gerçekleşti. Moderatörlüğünü gazeteci Yağmur Erdem’in yaptığı panele, Kars BDP Milletvekili Mülkiye Birtane, Pozantı Cezaevi mağduru Agit Bağrıyanık, Avrupa Kürt Dernekleri Konfederasyonu (KON-KURD) Eşbaşkanı ve Doğu Kürdistanlı aktivist Nigar Enayeti ve Avrupa Kürt Kadın Hareketi'nden Gülistan Hasan konuşmacı olarak katıldı.

Operasyonlara 'KCK' kılıfı 
Panelde ilk sözü Kars BDP Milletvekili Mülkiye Birtane aldı. Birtane şöyle konuştu: "Operasyonlara 'KCK' kılıfı uyduruldu. Günde 10 ila 100 arasında gözaltılar oluyor. Kürtler yoksullukla, açlıkla terbiye ediliyor. 75 yaşındaki anadan tutun BDP'li seçilmişlere kadar herkes aynı suçtan yargılanıyor. Bu Türk Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın 'tek millet, tek dil, tek din' anlayışının sonucudur. Bir günde onlarca avukat tutuklandı. Yaklaşık 8 bin aktivist, milletvekili, belediye başkanı, il ve ilçe genel meclisler üyesini tutukladılar. Bununla siyaset yapma hakkı elinden alınıyor. 326 gündür Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'la görüşme yapılamıyor. Egemen basın, ekmeğini Kürt sorunundan yiyor. Kürtçe'nin seçmeli ders olarak verilmesi ile de bir kez daha açığa çıkmıştır ki, AKP'nin Kürtleri yok etme planından başka bir çözümü yoktur. Uluslararası siyasetin planı da Kürtlerin parçalanmasına yöneliktir. Gurbetteki halkımız buna karşı uyanık olmalı."
 
Pozantı mağduru konuştu

İkinci konuşmacı ise Pozantı Cezaevi mağduru Agit Bağrıyanık'tı. Bağrıyanık, cezaevlerindeki çocukların durumu hakkında konuştu. Bağrıyanık, "Sokaklar adeta bir zulüm merkezine dönüşmüş. İnsanlar sorgusuz sualsiz gözaltına alınıyor. Zindanlarda 'ıslah' projesi devreye konuldu. Bu 'ıslah' projesi Pozantı vahşeti biçiminde yansıdı. 2008 yılında Pozantı'yla başladı, Sincan'la devam ediyor" diye konuştu.
Antep Cezaevi'nden daha sonra gönderildiği Pozantı Cezaevi'nde maruz kaldığı uygulamaları anlatan Bağrıyanık, "Baskılar vardı, işkence vardı. Karanlık hücrelere koyuyorlardı bizi. Her gün 20-30 kişilik müdür ve gardiyan ordusuyla sayım yapıyorlardı. Birinin bir hata yapması durumunda, üzerimize üşüşüp dövüyorlardı. Soğuk sıcak demeden günde üç defa koğuş yıkatıyorlardı. Avluda gezerken bizi sürekli gözetliyorlardı. İçimize adli suçtan yatanları ajan olarak sızdırıp, provokasyon yaratmak için görevlendiriyorlardı. Zindandan çıktığımızda, bizi yaşananlara dair konuşmamamız için uyarıyor, buraya geri göndermekle tehdit ediyorlardı" ifadelerine yer verdi.

'Tecavüz edip idam ediyor'
Panelistlerden KON-KURD Eşbaşkanı Nigar Enayeti, İran'daki baskılara yönelik konuştu. Enayeti, "İran ülkesinin kendisi bir zindandır. Kendi içinde çürüyen bir sistem. İnsanların idam edilmesi nedeniyle insan kasaphanesi olarak anılıyor. 1979-1984 yılları arasında 2 binden fazla Kürt öldürüldü. 1985-1994 yıllarına ilişkin bir denetleme heyeti istatistiksel bir veri hazırladı ama bugün dahi bu sonuçlar açıklanmış değil. İran rejimi buna izin vermiyor" şeklinde konuştu.
"Kürt kadınları tecavüz edildikten sonra idam ediliyordu" diyen Enayeti şöyle konuştu: "Bir rejimin gerçekliği cezaevlerinden belli olur. Kürt halkı tecavüz, irade kırma yoluyla teslim alınmaya çalışılıyor. İran'da Fars, Kürt, Beluci, Azeri vs. çok sayıda halk yaşıyor. Ancak ayaklanma korkusuyla bunların birleşmelerine, örgütlenmelerine izin verilmiyor. İlk defa PJAK örgütüyle bir hareketlilik oluştu. İran'da bizi özgürlüğe götürecek, sorunları çözecek model, demokratik İran, özerk Kürdistan'dır."

'Mücadelemiz sürecek'
Panelin son konuşmacısı Avrupa Kürt Kadın Hareketi'nden (AKKH) Gülistan Hasan ise, 'Kırım Politikalarına Karşı Kürt Kadınlarının Mücadelesi' hakkında konuştu. Hasan, "Özgürlük mücadelesi veren ülkelerde kadın da yerini almıştır. Ancak hiçbir ülke kadına ait bir model oluşturmadı. Ancak Kürdistan'da kadının her alanda yerini aldığı bir sistem oluşturuldu" dedi. Berlin'de başı kesilerek katledilen Semanur Subay'a dikkat çeken Hasan, "AKKH olarak şiddete karşı ideolojik, siyasi, felsefik, sosyal alanlarda verdiğimiz mücadele devam edecek" şeklinde konuştu.
Festivalin sahne programı ise, ilk olarak söz alan Kürt Kadın Barış Bürosu (CENÎ) Başkanı Dr. Gulê Polat, politik, sosyal ve kültürel kırıma karşı mücadele ettiklerini söyledi.
Festivale misafir olarak katılan BDP'li Mülkiye Birtane ise, "Binlerce bedel verilerek bugünlere gelindi. AKP hükümeti, kürt kadınlarından ve çocuklarından korkuyor. Bu yüzden saldırıyorlar. Taviz vermeden değerlerimize ve onurlu mücadelemize sahip çıkacağız" dedi.Federal Almanya Sol Parti Milletvekili Ingrid Remmers da, "Baskı altında olan halk, haklarını almak için başkaldırır ve mücadale eder. Türkiye'deki Kürtler de canları pahasına bunun mücadelesini veriyor. Türkiye'de olaylar büyüyor ve sorun yerinde sayıyor. Bizim özgürlük ve adalet mücadelemiz devam etmeli. Dayanışma içinde ve sizinle beraber" diye konuştu. Festivalde, KJB Koordinasyonu ve Avrupa Demokratik Kadın Hareketi'nin de mesajları okundu.

Renkli sahne programı
Festival alanında Öcalan ve Zîlan posterinin yanı sıra, Kürdistan Özgürlük Mücadelesi'nde yaşamını yitiren kadınların posterleri dikkat çekti. Ondan fazla kurumun yanı sıra, kadınların el becerilerinin sergilendiği standlar ilgi odağı oldu.
Festivalin kültürel programında, 'Kadın ve Erbane' adıyla sanatçı Sosin ve grubu, Zelal Gökçe, Rojan, Şehrîbana Kurdî sahne aldı. Katılımcılar, yağmura rağmen sanatçıların şarkıları eşliğinde halaylar çekti. Bu sene 25'incisi düzenlenen Mîhrîcan birincileri Koma Laleş kadın folklor grubunun oyunları ilgiyle izlenirken, tiyatrocu Kewê'nin esprili sahne çıkışları da alkış ve sloganlarla karşılandı.


 EVÎN AKSOY / SOZDAR DÊRSİM / M. ZAHİT EKİNCİ-GELSENKİRCHEN