Gazeteci-yazar Özer Akdemir tarafından kaleme alınan Kuyudaki Taş adlı kitap, daha çok 2000-2002 yılları arasında yaşanan ve Bergama köylülerin direnişinin kırılmasında etki yaratan büyük bir oyunu belgeleriyle ortaya koyuyor. Kitapta, Bergama köylü direnişine karşı yürütülen psikolojik savaşın devletin en üst düzey organı MGK’de nasıl ‘Milli Tehdit’ olarak ele alındığı çarpıcı bir şekilde anlatılıyor. Kitaptaki iddiaları DİHA’ya değerlendiren Özer Akdemir, psikolojik savaş aracı olarak Dr. Necip Hablemitoğlu tarafından yazılan “Alman Vakıfları ve Bergama Dosyası” kitabındaki iddiaları çürütürken, Hablemitoğlu’nun sır olan cinayetini de en ince ayrıntısına kadar irdeliyor.

Alman vakıfları iddiası

Bu iddianın özelikle Dr. Necip Hablemitoğlu tarafından “Alman Vakıfları ve Bergama Dosyası” isimli kitap ile gündeme geldiğini hatırlatan Akdemir, böylece “psikolojik savaş”ın devreye girdiğini, çevre hareketine ve yaşam savunucularına büyük zarar verdiğini belirtti. Bu konuda tek bir kanıt bile olmadığını dile getiren Akdemir, “Aradan onca yıl geçmesine rağmen etkisinin hala devam ettiğini, hala her fırsatta bu yalanın gündeme getirildiğini görüyoruz. Başbakan Erdoğan’ın Alman Vakıfları’nın PKK ve CHP’ye yardım ettiği iddiasının ardından, onlarca gazete, dergi ve televizyon kanalında Hablemitoğlu’nun kitabının gündeme getirildiğini, altın madenlerine karşı verilen halk direnişlerinin yine karalanmaya çalışıldığını gördük” diyor.

Milli tehdit!

Akdemir, Bergama köylü hareketinin zaman içinde çevre duyarlılığından öte demokratik talepleri de dile getirdiğini hatırlatarak, bunun için bu hareketin MGK’de ‘Milli Tehdit’ olarak algılandığı ve bu savaşta ise en önemli rolü Hablemitoğlu’nun aldığını belirtiyor. Hablemitoğlu’nun kitabında ortaya koyduğu belgelerin sahte olduğunu belgeleriyle kanıtladığını söyleyen Akdemir, Bergama köylü hareketinin ortadan kaldırılması için uluslararası altın tekelleri ve devlet tarafından örgütlenen psikolojik oyuna, zamanla cemaat ve bilumum “derin güçlerin” de dahil olduğunu aktarıyor.

Ölümü kitabı da kurtardı
Hablemitoğlu’nun öldürülmesinin hem ona hem de yazdığı kitaba dokunulmazlık getirdiğini iddia eden Akdemir, Hablemitoğlu tarafından kaleme alınan kitabın ise en çok uluslararası altın tekelleri ve Gülen Cemaati’ne yaradığını kaydetti. Akdemir, “Bu olaylardan bir kaç yıl sonra Bergama Ovacık Altın Madeni’nin cemaate yakınlığı ile bilinen KOZA şirketine satıldığını (yüzde 60 Normandy, yüzde 39 KOZA), ayrıca cemaatle adları anılan KOZA ve Çalık Grubun onlarca altın madeni ruhsatı aldığını unutmayınız” diye belirtiyor.
Siyanürle altın arama işinin Türkiye’de giderek yaygınlaştırılmaya çalışıldığını belirten Akdemir, bu kitapla yaşam savunucularını nasıl bir komployla susturulduğunu aktarmak istediğini dile getiriyor.

İSHAK DURSUN - DİHA/İZMİR