MHP'nin -bugünkü AKP’nin o zamanki kökünün- ortak sloganı bu dönemde duyulmaya başlandı, cinayet izleri arasında…
Kürtlerden devşirdikleri katilleri, sakallı, cübbeli kılık içinde Allahuekber naralarıyla saldılar ortalığa. Katil birlikler daha bahar karları delinmeden alana salınıyordu. Onlar da Kürtleri bastırıp susturma ihalesini kazanan müteahhitler olarak bir önceki yıla göre daha çok sivil insan öldürüyor, çok köy yakıp yıkıyor, daha çok soygun, talan, hırsızlık yapıyorlardı.
Günün güç dengeleri ve olayların akışı da o dönemde onlardan yanaydı. Dünya, o sırada paylaşım savaşının "yeni çağ yangını"yla yaralıydı. İkinci Dünya Savaşı'ndan hemen sonra başlayan "soğuk savaş", Sovyet İmparatorluğu'nun paramparça yenilgisiyle sonuçlanmış, Afganistan’dan Avrupa içlerine kadar uzanan fay hattındaki enkazı üzerinde bölgesel savaşlar tetiklenmişti. NATO, daha çok alan kapatma savaşındaydı.
Soğuk Savaş yıllarında Batı'nın çıkar bekçiliğinde tetikçi ileri karakol rolü üstlenmiş TC, yeni hizmet döneminde Afganistan’a, Afrika (Somali), Yugoslavya’ya gönderdiği askeri taburlara karşılık Kürtlere karşı yürüttüğü kirli savaşta Batı’nın (Amerika ve Avrupa) askeri ve diplomatik desteğini ardına aldı. Soyları kurutulmak istenen Kürtler, bundan sonra dünyanın teröristi ilan edildiler.
Böylece, onların kişiliğinde insanlığa karşı işlenen suçlar meşru kılındı. Askeri yardımların yanında, Türk devletine en büyük destekti bu.
Mafyayı, dini sloganlar bağıran kiralık katil çeteleri (Hizbullah) yedekleyenler, bu desteğe güvenerek, "Bu yaz bitireceğiz” diyorlardı.
Ama Kürtler, birleşmiş güçlere ölümüne direnerek niye nice yaz mevsimini geride bırakarak onur savaşlarını sürdürdüler?
Gelinen yerde, dünya dünkü durağında değildir. Ortadoğu’da bile büyük ayrışmalar yaşıyor. Birinci Dünya Savaşı'nın alevleriyle çizilen haritalar çoktan kül oldu.
Soykırıma karşı (inkar ve yasak soykırımdır) başkaldıran Kürtleri terörist, TC’yi, terörizmle savaşıyor gösterenler de kulvar değiştirdiler.
Amerika, Fransa ve Britanya’nın başını çektiği Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin raporunda TC, İslami terör çetesi IŞİD'e (DAİŞ) silah yardımı yapan suç ortağı…
Yaptırımları, yani cezası, cürmü ardından gelir ya da ne zaman gelir bilinmez ama bu TC’nin terör listesine alınmasının resmi söylemiydi…
Bu bir düşüştü. Kürtleri bitirme hayaliyle IŞİD’e açılan ihalenin sonucu, çukura yuvarlanmaydı.
Öte yandan AKP, içerde elinin altında dünyanın en kalabalık ordularından biri dururken, polis ve MİT birlikleri varken, bunlardan vazgeçip Kürt hareketini bitirme umudunu cübbeli, sakallı katiller çetesi Hizbullah’a havale ediyordu.
AKP’nin kalemlerinden biri dün, Hizbullah katillerini dindar gösterip "Kürt hareketini bitirecek tek güç” diyordu…
Bu devletin çeteleşmesi, çeteciliğin çözüm süreci gölgesinde, 1990’lardaki hakimiyetine dönüşüydü.
Yani, kimin kılavuzluğunda gagası ne hal alacak bilinmez, ama aynı haltı bir kez daha karıştıracaklar.
Daha önce yıkandıkları kirli suda bir kere daha yıkanacaklar. Kirliklere yakışan da bu.