
Dersim Çocuk Korosu ne zaman oluştu? İsmini nereden aldı?
Bu koroyu oluşturma motivasyonunu anlatmak istiyorum öncelikle. Neden Çocuk Korosu ? Bunun iki temel nedeni var. Birincisi yok olmayla yüz yüze olan bir dil var. Benim anadilim Kirmancki (Zazaki). Bu dilin yaşaması için yeni kuşaklara aktarılması gerekiyor. Ancak bu durumda genç kuşaklara bu dili aktarmak çok da kolay değil. Çünkü pazarda, okulda, televizyonda sokakta konuşulmayan bir dili öğrenmek çocuklar için de aileler için de çok çok çekici olmuyor maalesef.
Bu anadil olsa bile. Bir dilin öğrenilebilmesi için de çeşitli güdüler olması gerek. Yani ya bu işin farkındalığında olan, sorumluluk sahibi olan biri; yurtseverlik, sorumluluk güdüsüyle bunu yapacaktır. Yada bu dili öğrenmenin bir cazibesi olmalı ki çocuklar da aileler de istekli olsun. İşte ben de bunun farkındalığında ve sorumluluğunda olduğum için Çocuk Korosu fikriyle yola çıktım. Ben de anadilimi sonradan öğrendim. Çünkü 38 katliamı ve 80 darbesi Türkiye’de tüm diğer halklarda olduğu gibi Dersim’ de de ciddi bir asimilasyon gerçekleştirmişti. Ben de bunların sonucunda asimile olmuş bir çocuktum. Ancak lise yıllarında bir öğretmenimin teşvikiyle anadilimi öğrendim. Ve öğrenirken müziğin gücünü fark ettim. Bundan dolayı müziğe başladım. Ve müziğin insanları nasıl etkilediğini bildiğim için bu sefer bunu genç kuşaklara aktarmaya sıra geldi. Bunun için de başta bir Çocuk Korosu gerekliydi.
Çünkü çocuklardan başlanmalıydı çünkü, bu dil başta onlara aktarılmalıydı. Koro olmalıydı çünkü bu çalışma kolektif bir hareketle başlamalıydı. Dersim’ de olması anlamlı olacaktı. 2010 yılında Dersim Belediye Başkanı Sayın Edibe Şahin’e bu projeyi sunduğumda hemen kabul etti. Çünkü kendisi de çocukların ve müziğin gücünü iyi biliyordu. Daha önce İstanbul MKM ‘de böyle çalışmalar içerisinde bizzat yer almış biriydi. Ve şimdi Dersim’de bunu yapmak daha heyecan vericiydi. Dersim Belediyesi Gençlik Kültür Merkezi de böyle bir çalışma için en uygun yerdi. Zaten daha önceki yıllarda Gençlik Merkezi yöneticisi olan Kemal Karabulut bir çocuk korosu oluşturmuştu. İşte bu koro üzerine çocuk şarkılarından oluşan özgün bir repertuarla Omedya Mestu Çocuk Korosuna dönüştürdük.
Omedya Mestu yani Yarınların Umudu. İşte bu çocuklar bu dilin yaşaması için bir umut olacakları için yarınların umudu dedik onlara.
Kaç çocuktan oluşuyor? Kaç yaş grubundan oluşuyor? Ve çalışmalarınızı nerede yapıyorsunuz?
Omedya Mestu Çocuk Korosu’nu kurumsal bir kimlik olarak düşünüyoruz. Yani bir grup çocuğun bir araya gelip oluşturduğu bir koro olarak değil. Onlar büyüyüp gittiğinde onların yerine yenilerinin gelip yer alarak sürdürdükleri bir koro. O yüzden sayı her zaman değişebiliyor. Her geçen gün yeni katılımlar oluyor. Şimdilik toplam sayı 60 civarında. Her gelenler yeni gruplar içerisinde çalışmalara katılıyor. Ancak, programlara katılım elbette SINIRLI sayılarla mümkün oluyor. Bunu da dönüşümlü sağlıyoruz. Dersimde Belediye Gençlik Merkezinde çalışmalarını yürüten koroya her an katılım mümkün. Ancak şimdilik 8-14 yaş sınırlandırması var. İleriye yönelik olarak bunu daha da ihtisaslaştırıp çeşitlendirmeyi hedefliyoruz. Yani 5-8 yaş arasından oluşan bir Minikler Korosu; 8-13 yaş arası çocuklardan oluşan bir çocuk korosu ve 13-18 yaş grubundan oluşan bir de Çok Sesli Gençlik Korosu hedefliyoruz. Ancak herşey olanaklar ölçüsünde mümkün olacak. Ben Almanya’da yaşadığım için bir mekansal uzaklık söz konusu ve ayrıca bu çalışmaların yapılabilirliğini mümkün kılacak bir de finansal bir altyapı olması gerekli. Biz şimdilik enerjimiz ve ideallerimizle yolda yürüyoruz..
Hangi dilde, lehçede şarkılar söylüyorsunuz? Repertuarınızda hangi şarkılar yer alıyor?
Bu koro elbette başta kaybolmayla yüz yüze olan Kirmancki’ nin genç kuşaklara aktarılması için oluşturuldu. Ancak Dersim’in Çocuk Korosu dedik onlara. Ve Dersim’ de yaşayan ve yaşamış dillerden eserler seslendirmemiz de bir borç oldu. Ondan dolayı Kirmancki, Kurmanci, Türkce ve Ermenice dillerinden de eserler seslendirmeliydiler. Ancak sembolik olarak Kurmanci, Ermenice ve Türkçe dillerinden birer eser aldık. Ve bir de dünya çocuklarıyla ortak bir şarkıları olmalıydı. Bunu da tüm dünyada yeni yıl şarkısı olarak bilinen Jingle Bells adlı eseri toplam 4 dilde seslendirerek yaptık. Yani bir kıta Türkçe; bir kıta Kirmancki, bir kıta Kurmanci ve nakaratı İngilizce olacak şekilde yaptık. Tüm bunların dışında 8 adet de Kirmancki çocuk şarkısı yer alıyor. Çocuk şarkıları olmalıydı. Çünkü çocuk korosu çocuk şarkıları seslendirmeli. Bunun için ilk müzik yıllarımdan beri çocuklar için yapmış olduğum çocuk şarkılarını bu çalışmada topladık.
Sizin müzik çalışmalarınızın çocukların ‘’dil’’ olarak gelişimlerinde, kültürel gelişimlerinde rolü nedir?
Bu çalışmalarla en temel hedeflerden biri bu dili çocuklara aktarmak. Elbette bir koro çalışmasıyla Kirmancki tüm çocuklara aktarılamaz. Bir tek bu çalışmayla bu dil kurtarılamaz. Ancak bu Çocuk Korosu çalışmamız ve yine Kadın Korosu çalışmalarımızın asıl hedefi bu dili insanların fikirlerinde hayalinde meşrulaştırmak. Yani şunu düşünün. İlk çalışmaya başladığımızda çocuklardan birisinin annesi ‘’hocam emeğinize saygı duyuyorum ama bu dil zaten yok olmuş. Yani çocuklar İngilizce öğrenseler daha iyi olmaz mı?“ dedi. Elbette bu anne bunu söylerken art niyetle bunu söylemedi. Ancak şimdiki toplumsal algı bu maalesef. Çünkü yukarıda dediğim gibi pazar, ekonomi, tv, eğitim ve sokakta yeri olmadığı için maalesef böyle. Ancak bu çalışmalar işte bunu kıracak. Yani bu çocuklar bu çalışmalara katıldılar emek verdiler ve emekleri boşa gitmedi. Bir albümleri çıktı, festivallerde onbinlere konserler verdiler, basında oldukça yer buldu, şimdi Avrupa’ya geliyorlar. Tüm bunların hepsi hem çocuklarda hem ailelerde bazı duvarları kırıyor. Yani ‘’Kirmancki de bir işe yarıyormuş“ imgesi oluşuyor. Yani dil, yasaklı olan dil beyinlerde meşrulaşıyor. Ve asıl bu meşrulaşma yaşandıktan sonra dil öğrenme yada öğretme isteği başlayacak.
Çocukların müzik eğitimlerine koro çalışmalarına yaklaşımları nasıl?
Çocuklar her şeyden önce bunu bir sosyal aktivite bir kültürel çalışma olarak görüyorlar. Ancak onlar da bir sorumluluk altına girdiklerinin farkındalar. Yani yok olmayla yüz yüze olan bir dilden çalışma yapmak onların da omuzlarına bir yük yüklemiş durumda. Ve bu çalışmalara severek katılıyorlar. Sanıyorum ki bu çalışma onların hayatlarını da şekillendiriyor. Herkesin sanatçı, yorumcu olması gibi bir hedefimiz yok. Hedefimiz çocukların toplumsal bir bilince kavuşmaları. Kendilerini her alanda en iyi düzeyde eğiterek; davranışlarıyla, yaptıklarıyla yaşıtlarını ve toplumu olumlu yönde etkileyecek bir düzeye kavuşmaların sağlamak.
Ülkedeki ve Avrupa’daki Çocuk koroları deneyimlerini inceleme şansınız oldu mu? Bu çabaları nasıl değerlendiriyorsunuz?
Elbette olanaklarım ölçüsünde Avrupa ve ülkedeki koro çalışmalarını takip etmeye çalıştım. Ancak ortada çok büyük bir fark olduğunu belirteyim. Biz yok olmayla yüz yüze olan bir dilin çalışmasını en kısıtlı olanaklarla yapmaya çalışıyoruz. Ama buna rağmen bir çok Çocuk Korosu ile aynı seviyede hatta bazılarından daha olumlu bir pozisyonda olduğunu düşünüyorum. Elbette tüm bu yaptığımız çalışmalar yeterli değil. Asıl idealimde düşündüğüm seviyede değil. Ancak, senede üç dört defa gidiş gelişle idealimdeki çalışmaya ulaşmak maalesef mümkün değil. Ancak koromuz tüm bu SIKINTILARA rağmen oldukça iddialı.
Çalışmalarınız hakkında bilgi verebilir misiniz?
Benim bir çok alanda farklı çalışmalarım var. Çocuk Korosu bu çalışmalardan sadece biri. Bunun dışında yine Dersim’de Belediye Gençlik Merkezinde Vengê Awe adlı bir kadın korosu çalışmam var. Almanya’da ise çocuklarla ve gençlerle ilgili müzikal calışmaların yanı sıra Kirmancki dil kursları çalışmalarım var. Ve tabi ki iki albüm çalışması. Biri Vengê Awe adlı Kadın Korosu çalışması diğeri ZELEMELE’nin yeni albüm çalışması. Her iki çalışmayı da Newroz’a kadar tamamlamayı hedefliyoruz.Tabi yaklaşık 2 aydır çok yoğun olarak Omedya Mestu’nun Almanya turnesine hazırlanıyoruz. Oldukça zor bir çalışma. Yani hem çocuk oldukları için sorumluluk çok yüksek. Hem kalabalık olduğu için maliyetler yüksek ve organizasyonu oldukça yorucu.
Omedya Mestu Çocuk Korosu ile Almanya turneniz ne zaman ve hangi şehirlerde konserleriniz olacak?
Bu turne kapsamında 23 Kasım’da Waiblingen’de bir konser; 24 Kasımda Mainz’de bir konser; 29 Kasım’da TV10 stüdyosunda konuklarla canlı bir program ve son olarak 30 Kasım’da Düsseldorf’ta yine bir konserimiz olacak. Bunların dışında Kirmancki ile ilgili bir dökümentasyon film çalışması ve bazı okullarda workshoplar olacak.
ERDOÐAN YENER