
Hükümet ve ilgili bakanlıkların açık bir irade beyan etmesini isteyen BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın yaptığı açıklamanın çözümün kendisi olmadığını vurguladı. “Çözümün kendisi yapılan açıklamanın gereklerini yerine getirmektir” diyen Kışanak, “Açlık grevindeki tutsakların taleplerinden biri sayın Öcalan’a yönelik tecridin sona ermesi, diyalog ve müzakerenin başlaması. Anadilde savunma ve eğitim hakkının güvence altına alınmasını defalarca kamuoyuyla paylaştılar. Arınç’ın açıklamaları bu talepleri tamamen karşılamazsa da en azından dil ve uslup olarak bir yaklaşım ortaya koymuştur. Fakat açlık grevlerinin 59. gününde olması artık böyle bir süreçte pratik acil adımların atılmasını zorunlu kılmaktadır. Çünkü gelinen aşama artık ölümün kıyısıdır, burada da kaybedilecek her dakika sonradan telafisi olmayan sonuçlar ortaya çıkarabilir. Hemen hiç gecikmeden pratik adımların atılması gerekiyor. Hükümet bu konudaki yaklaşımını da net bir şekilde kamuyoyla paylaşmalıdır. Bir defaya mahsus özel izne tabi avukat görüşmesi, tecridin kaldırılması anlamına gelmiyor. Tutsakların, demokratik kamuoyunun ve Kürt halkının da beklentisi tecrit politikasından vazgeçilmesi, düzenli kesintisiz avukat görüşmelerin yapılması ve diyalog kanallarının açık tutulması yönündedir” diye konuştu.
Beklenti tehlikelidir
Hükümet tarafından kamuoyunda yaratılan beklentiye de değinen Kışanak, “Hükümetin yarattığı beklenti içinde bulunduğumuz bu dakikalarda kritik sonuçlar doğuracak kadar tehlikelidir. Tüm kamuoyunun, hepimizin beklemek yerine acil sonuç alıcı adımların atılması talebini yükseltmemiz gerekiyor. Kamoyunun şimdiye kadar gösterdiği olumlu yaklaşım bu kritik günlerde çok daha yükselerek, ölümleri durduracak pratik adımların atılmasını sağlıyacak düzeye çıkmalıdır. Bugünlerde en tehlikeli şey beklenti içerisinde zaman kaybetmektir. Hükümetin de bu zaman kaybetmenin yaratacağı tehlikeleri görerek bir an önce adım atması gerekiyor. Artık sözle kaybedilecek zaman yok. Artık oyalamaya tahammül yok. Bir an önce talepleri karşılayan diyalog ve müzakerenin önünü açan adımlar atılmalı.”
Talepler bütündür
Tutsakların taleplerini sadece anadilde savunma hakkıyla sınırlı tutarak, yükselen tepkilerin düşürülmesine de değinen Kışanak: “Anadilde savunma önemli bir taleptir, bu konuda atılacak adımlarda yapılacak düzenlemeler de önemli olacaktır. Ancak tek başına sorunu çözmek için yeterli değildir. Zira anadilde savunma hakkı ile ilgili üç yıldan beri bedeli ödenen bir mücadele söz konusudur. Tutsaklar adına yapılan açıklamada biliyoruz ki, tutsaklar için talepler bir bütündür. Bu nedenle sadece anadilde savunma hakkı ile ilgili atılacak bir adım tek başına sorunun çözümü için yeterli değildir.”
ANKARA