Halkların Cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş seçim çalışmalarına Ankara’dan başladı. Demirtaş, KESK Genel Kurulu’na katıldı, TMBOB ve Altı Nokta Körler Derneği’ni ziyaret etti. Adayların eşit koşullarda yarışmadığını belirten Demirtaş, “Adaylardan biri Başbakan ve Başbakanlık yetkilerini, imkanlarını, devletin bütün olanaklarını sonuna kadar kullanıyor. Hapşırsa bütün kanallar canlı yayına geçiyor” dedi.  

Halkların Demokrasi Partisi’nin Cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş dün Ankara’da bir dizi temasta bulundu. İlk olarak Kamu Emekçileri Sendikası (KESK) 8. Genel Kurulu’na katıldı. Genel Kurul’a HDP Eşbaşkanı Figen Yüksekdağ, HDP’li vekiller Sebahat Tuncel, Hasip Kaplan, Hüsamettin Zenderlioğlu ve Pervin Buldan ile İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, EMEP Genel Başkanı Selma Gürkan, DİSK Genel Başkanı Kani Beko, DİSK Genel Sekreteri Arzu Çerkezoğlu, TMOBB Yönetim Kurul Başkanı Mehmet Soğancı, ÖDP Eşbaşkanı Alper Taş, Halkevleri Genel Sekteri Samut Karabulut ile dünyanın farklı ülkelerinden sendika temsilcileri katıldı.

AKP savaş suçu işliyor

KESK Genel Başkanı Lami Özgen yaptığı açılış konuşmasında Türkiye’nin Ortadoğu politikasını eleştirerek, “Türkiye yıllardır Irak ve Suriye’de El Kaide, İŞİD gibi silahlı çetelere açık destek vermiştir. Hükümet bir taraftan İŞİD’i desteklerken, mezhep savaşlarına yol açıyor” dedi. Reyhanlı’da 53 kişinin yaşamını yitirdiği patlamanın sorumlularının hala ortaya çıkarılmadığına dikkat çeken Özgen, “Türkiye’nin Rojava’ya yönelik politikası da aynı zihniyet ve ideoloji tarafından şekillendirilmektedir. On yıllardır yurttaş bile sayılmayarak kimliksiz yaşayan ve defalarca katliama maruz kalan Rojava Kürtleri, özellikle son iki yıldır kendi kaderlerini kendileri çizmektedir” diye konuştu. Rojava’da yaşananların devrim olduğunu vurgulayarak, “Rojava modeli Ortadoğu’nun sorunlarının çözümünde örnek alınacak bir modeldir” diyen Özgen, “AKP, Rojava Devrimi’ni bastırmak, engellemek ve boğmak için devletin tüm olanaklarını devreye sokmakta, savaş suçu işlemeyi göze almaktadır” diye belirtti.
Hasta tutsakların tahliye edilmemesini eleştiren Özgen, Soma’da 301 işçinin yaşamını yitirmesinin AKP ile birlikte hız kazanan neo-liberal politikaların sonucu olduğunu ifade ederek, “KESK kendisini mücadeleci bir çizgide yenileyecektir” dedi.

Demirtaş: İlkellerin temsil ediyoruz
Genel Kurul’da söz alan Cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş, KESK’in emek mücadelesindeki önemine vurgu yaptı. Kendilerinin toplumun uç kesimlerinin adayı olarak gösterilmesinin doğru olmadığını belirten Demirtaş, “Birileri ısrarla bizim bu ilkesel tutumumuzu ve temsiliyetimizi görmezden gelmek isteyebilir. Biz marjinallerin adayıymışız gibi ifade edebilirler. Ama Türkiye’de emekçiler marjinal değildir, kadınlar, çalışanlar, Soma’da katlettiğiniz 301 emekçi marjinal değildir. Kürtler, Aleviler, Sünniler, Ermeniler, Çerkezler, Lazlar, Gürcüler, Araplar marjinal değildir. Bizler marjinalliği değil, toplumun en genel kesiminin ilkelerini temsil ediyoruz” dedi.

Her şey Erdoğan’ın hizmetinde


Cumhurbaşkanı adaylarının eşit şartlarda yarışmadığının altını çizen Demirtaş, Türk Başbakan Recep T. Erdoğan’ın, elindeki imkanlarla her şeyi kontrol ettiğini söyledi. “Adaylar arasındaki fırsat eşitsizliğine bakın, ne demek istediğim daha iyi anlaşılır” diyen Demirtaş, şöyle devam etti: Adaylardan biri Başbakan ve Başbakanlık yetkilerini, imkanlarını, devletin bütün olanaklarını sonuna kadar kullanıyor. Partisinin olanaklarını kullanıyor. Devlerin bütün müdürlüklerini, il ve ilçelere kadar kullanıyor. Yetmiyor, emrindeki özel kanallar, gazeteler, onun talimatıyla çalışan köşe yazarları gece gündüz onun propagandasını yapıyor. Hapşırsa bütün kanallar canlı yayına geçiyor. Özellikle TRT, vergilerimizle kurulmuş ve bizim paramızla çalışan TRT, sadece bir aday varmış gibi kampanyaya yaklaşıyor.”

Erdoğan’a seslendi

Demirtaş, Türk Başbakan Recep T. Erdoğan’a da şöyle seslendi: “İstifa etmek gibi bir tutum göstermeyebilirsin. Demek ki koltuk senin için önemli. Ama kampanya boyunca devletin ve Başbakanlığın tek bir imkanını kullanmayacağını açıklamanızı bekliyoruz. Partinizin imkanları dışında tek bir kuruşu, tek bir olanağı ve imkanı desteklemeyeceğinizi duyurmanızı istiyoruz. Sizinle birlikte bütün adaylara eşit yaklaşması konusunda TRT Genel Müdürünüzü uyarmanızı istiyoruz. Özel yayıncılık yapan kanallar, bazılarınız Başbakan’dan talimat almaya alıştığı için yine Başbakan’ın bu konuda rica etmesini istiyoruz. Bu konuda medya ahlakını dünya standartlarında uygulamaya davet ediyorum. Özel televizyonları eşit yaklaşmaya davet ediyorum.”

Pazarlık halka ihanettir

Seçim konusunda kimseyle pazarlık yapmadıklarını ifade eden Demirtaş, pazarlık yapanların da halka karşı ihanet içerisinde olacağını söyledi. Demirtaş, “Özgürlüğü, barışı ve kardeşliği savunan kesimlerin kafasını karıştırmak üzere, ‘Bunlar bir pazarlıkla aday oldular. İkinci turda pazarlık yapacaklar’ diyenlere karşı hakkınızı savunun. Seçmen koyun değildir. Seçmeni sürü gibi görenlerin mantığıdır bu. Zarf sizin elinizdedir. İster o sandığa atarsınız, ister atmazsınız. Neyin pazarlığını ve hangi kirli pazarlığı Ankara’da kapalı kapılar ardında yürütürse halka karşı ihaneti o yapmış olur.”

Sadece Batman petrolü değil

Genel Kurul ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Demirtaş, Meclis Başkanlığı’na “petrol payı“ ile ilgili sunulan kanun teklifine ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı: “Yerel yönetimlere hem yetki aktarılması hem de güç aktarılması konusunda sadece Batman’ın değil bütün illerin bu tür ihtiyaçları olduğunu ben de düşünüyorum. Yerel bütçeyi mutlaka güçlendirmek lazım. Bütün vergiler, bütün kazançlar merkezi bütçeye gelirse, yerel yönetimler çalışmakta zorlanıyor. Bu sadece Kürtler açısından bir sorun değildir. Samsun, Edirne, Antalya açısından da bu geçerlidir.”

TMMOB’a ziyaret

KESK Genel Kurulu ardından Demirtaş, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği’ni (TMMOB) ziyaret etti. Demirtaş’ı, TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soğancı ve yönetim kurulu üyeleri karşıladı. Görüşme öncesi basın mensuplarına açıklamada bulunan Demirtaş, “Resmileşen adaylık başvuruları itibari ile 2 temel çizgi yarışacak. Bunlardan biri eski statükoyu, devlet anlayışını temsil eden çizgi; diğeri de devleti kendi çıkarlarına göre dizayn eden çizgi; bir de bizim temsil ettiğimiz özgürlüklerden yana çizgi olacak. Bu çizgiler arasında yarış olacak. Biz bütün toplumsal kesimlerin, kimliği, inancı, doğduğu yere bakmaksızın herkesi kucaklayacak bir ilkesel duruşun sahibi olacağız” dedi. TMMOB’un gerçek bir demokrasi dinamiği olduğunu kaydeden Demirtaş, destek beklemek yerine TMMOB’un ilkesel duruşunu sahipleneceklerini söyledi. Zorlu bir süreçte seçimlerin gerçekleştiğini ifade eden Demirtaş, “Türkiye toplumu 7’den 70’e sadece bir kişi veya birey seçmiyor, gelecekte nasıl bir Türkiye hayal ediyorsa onun temellerini atacak bir seçim gerçekleştiriliyor. Çocuklarımız daha mı özgür olacak, yaşam tarzına müdahale edilmeyen, emekçilerin ve yoksulların yok sayılmadığı, özgürlüklerle barışık bir devlet mi yoksa giderek korkunun ve kaygının derinleştiği, otoriterleşmenin derinleştiği bir ülke mi? Bu ikisi arasında tercih yapılacak. Biz aydınlık geleceği temsil ettiğimizi belirtiyoruz” dedi.
TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soğancı ise, “TMMOB insandan yana tavır alan bir örgüttür. Bu konuda da tavrımızı yönetim olarak ta belirleyeceğiz. Devletin yönetimine talip olan bir ekibiz bizi ziyaret etmesi bize keyif verdi” dedi.

Egoizme bulaşmış ruh hali

Basın mensuplarının logo tartışmasını sorması üzerine Demirtaş, “Arkadaşlarımız logomuzu yapacaklar. Sadece logo üzerinden bir kampanya yürütmeyeceğiz. Bizim için önemli olan isimden, logodan öte ilkesel yaklaşımdır. Bir lider kültü yaratarak o kişi varsa Türkiye vardır yoksa Türkiye felakete sürüklenir gibi egoizme bulaşmış ruh hali ile bu kampanyayı yürütmeyeceğiz. Zaten biz ona karşı aday olduk. Logo olacak ama kampanyayı logo üzerine oturtmayacağız” diye konuştu.
Demirtaş dünkü son ziyaretini ise Altı Nokta Körler Derneği’ne gerçekleştirdi.

DİHA/ANKARA




Araçları da parti çalışmalarında

Halkların Cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş mal varlığını Yüksek Seçim Kurulu’na (YSK) bildirdi.
HDP Basın Merkezi’nden yapılan yazılı açıklamayla Demirtaş’ın mal varlığı konusunda kamuoyu da bilgilendirildi. Buna göre; Demirtaş’ın YSK’ye sunduğu mal varlığı bildirimi şöyle: “Amed’de 260 bin TL değerinde ev, Amed’de 100 bin TL değerinde hukuk bürosu olarak kullandığı büro, parti çalışmalarında makam aracı olarak kullanılan iki adet Audi marka otomobil, eşi Başak Demirtaş’ın kullandığı Skoda marka otomobil.”