Denizli T Tipi Kapalı Cezaevi’ne sürgün edilen ‘Umuda Bir Ülke’ kitabının yazarı Fırat Can, 10 gün hücrede işkenceye maruz bırakıldığına dikkat çekerek, şunu söyledi: “Yazdığım kitabı başıma vurup hakaretler eşliğinde ‘Şimdi sana yaptıklarımızı da yaz’ diyorlardı.”
MELİKE CEYHAN / MA / İSTANBUL
Antalya L Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan Fırat Can, 3 Eylül günü hiçbir gerekçe gösterilmeden Denizli T Tipi Kapalı Cezaevi’ne sürgün edildi. 7 yıllık tutuklu Can, iki yılda bir gerekçe gösterilmeden farklı cezaevlerine sürülüyor. Denizli T Tipi Kapalı Cezaevi’ne getirildiğinde 10 gün boyunca hücrede kalan Can, yaşadığı hak ihlallerini ailesi aracılığıyla dile getirdi.
Cezaevine getirildiğinde kendisine çıplak arama dayatıldığını belirten Can, şunları söyledi: “Gardiyanlar soyunmamı söylediğinde bunu kabul etmeyeceğimi, insanlık onurunu rencide eden bir şey olduğunu söyledim. Bunun üzerine gardiyanlar ‘Siz teröristsiniz’ diyerek ‘Hazır Tim’ denilen bir grubu çağırdı. Elbiselerimi zorla parçalayarak üzerimden çıkardılar. Kollarıma ve kafama basarak darp etmeye başladılar. ‘Yaptığınız vahşettir. İnsanlık onurunu kırmaktır’ deyince bel kısmıma vurmaya devam ettiler. Daha önce yazdığım ‘Umuda Bir Ülke’ kitabımı başıma vurarak ‘Şimdi sana yaptıklarımızı da yaz’ diyerek hakaret ettiler.”
Çırılçıplak halde darp edildikten sonra darp raporu almak istediğini dile getiren Can, kolunda ve sırtındaki darp izlerini göstermesine rağmen revir doktorunun kendisine rapor vermediğini kaydetti.
Hücreye atıldı
Siyasi tutsakların bulunduğu koğuşa geçmek istediğini söylediğinde cezaevi idaresince hücreye atıldığını ifade eden Can, “Hücrede 10 gün kaldım. Bu süre içerisinde cezaevi müdürüne, cezaevi savcılığına, infaz hakimliğine, Adalet Bakanlığı’na dilekçeler yazdım. Hiçbir şekilde geri dönüş yapılmadı. Beni katillerin ve FETÖ’cülerin arasına koydular. Katiller, ‘Bunu kesmek lazım’ diyerek tehdit etti” dedi.
Siyasi tutsakların koğuşuna geçme talebinin yerine getirilmemesi halinde açlık grevine başlayacağını bildirdiğinde siyasi tutsakların arasına götürüldüğünü söyleyen Can, cezaevi yetkililerinin tamamen tecride yönelik davranışlar ve yönelimler sergilediğini dile getirdi.