Bu konuda daha çok ön plana çıkan teknoloji ise '3D Cyber Classroom' adlı 3 boyutlu okul sınıfı porjesidir.
Projede öğrenci, konunun karşısında değil, bizzat kendisini konunun içinde buluyor.
Proje şu sisteme dayanıyor: 3 boyutlu gözlüklerle öğrenci sınıfta masada oturuyor. Öğretmen ise elinde bir lazer kalemi ile ekrandaki görüntüleri gösteriyor. Her şey bir düzlemde sanki canlıymış gibi gözüküyor.
Konular, fizik, kimya ve biyoloji gibi derslerde bildiğimiz müfredat programı. Anlatım o kadar canlı ki, örneğin biyolojide kalp anlatılırken öğrenci kendisini bir anda kalbin içindeymiş gibi buluyor. Tek tek kalp damarlarının içinde yolculuk yapıyor.
Hal 4.2 sunulan bu yeni teknikle öğrenciler, 'audiovisuell' dediğimiz görme ve eş zamanlı dinleme yöntemi ile konulara daha yakın bir bağ kurarak olayı kavrıyor.

'Sanki motorun içindeyim'

Biz de yeni tekniği inceleyen gençleri yakından takip ediyoruz. Ekran başında bulunan gençler, "Sanki motorun içindeyim", "Kalbin atışlarını hissettin mi" şeklinde birbirleriyle sohbet ediyor. Tekniğin bu şekilde kullanılması bazı kolaylıklar getirse de her şeyin dijitale dönüşmesi insanı biraz da endişelendiriyor.
E-book elektronik kitap okuma sisteminin de bu yıl yoğun ilgi görmesi, Polonya, İtalya gibi ülkelerde tablet bilgisayarların çok daha kullanışlı, ucuz ve cazip taksitlerle müsterilerine sunulması aynı zamanda kağıtsız bir dünyaya yol alınacağının da bir göstergesi.
Tabii ki bu gibi dijital gelişmelere yönelik eleştiriler olsa da, günlük piyasanın E-Book, Kindle, Amazoon, Spiegel gibi tanınmış isimler kendi E-Book'larını çıkarıyor.
'App' denilen sistem cep telefonları üzerinden sunulan özel öğrenim programları, bilgisayar üzerinden öğrenim imkanları ve görsel CD'ler. Diğer ilginç bir ürün ise elektronik kalem.

Okuma kalemi

Elindeki kalın kalemi defterin veya kitabın üzerine tutuyorsun. Kalemin içinde bulunan mini mikrofon ve bilgi çipi ile konuyu, ülkeyi, öğrenim kapsamını tüm detayları ile anlatıyor.
Geleceğin eğitim, bilim ve öğrenim sektörünün nasıl bir şekil alınacağı bilinmese de, 'elimde kağıdın kokusunu hissetmek istiyorum' sözlerinin de maziye bırakılacağını tahmin etmek zor değil.



NİHAL BAYRAM/FRANKFURT