Yayınlanan kitaplarda Nelson Mandela’nın hayatı ve mücadelesi ile birlikte Güney Afrika’nın yıllar süren özgürleşme mücadelesinin tarihsel arka planını da izlemek mümkün. Bu kitaplarda bir yandan Mandela’nın “Hakikat ve Barış Komisyonu” aracılığıyla ırkçı rejim ve iç savaşın yarattığı yıkıcı etkiyi yok etmesi anlatılırken,  bazı çalışmalarda ise sizin gibi, bizim gibi biri olarak günlük hayatının kesitleri yer alıyor. Biz de burada iki kitabını paylaşıyoruz.


Barışın inşası
“İnsanlığın lideri” Nelson Mandela’yı 27 yıllık hapis hayatında ayakta tutan hayal, Martin Luther King’inkiyle aynıydı: Ülkesindeki insanların ten rengiyle değil, diğer kişilik özellikleriyle değerlendirileceği günlerin gelmesi... İşte bu kitap, hayatı bu hayalin peşinde sürekli mücadeleyle geçen Mandela’yı merkez alıyor. Güney Afrika’da, Mandela’nın henüz hapishanedeyken hükümetle temas kurduğu 1985 yılından başlayıp, bunu izleyen 10 yıllık zaman diliminde, iktidarın beyazların yönetiminden ülkedeki çoğunluk olan siyahların yönetimine barışçıl bir şekilde geçişini anlatıyor. John Carlin, anlatısını kurarken hakkında çok şey yazılmış “Güney Afrika mucizesi”ni esas alıyor; çok sayıda siyah ve beyaz karakterin hikayesine yer veriyor. Siyah çoğunluğun intikam naraları atmak yerine Mandela’nın yolundan gidip dünyaya bilgelik dolu bir bağışlayıcılık dersi verdiği bir ülkeyi buluyorsunuz, satır aralarında. Ve tabii ki bu hikayenin baş aktörü Mandela’nın nasıl bir politik deha olduğunu her adımda daha iyi kavrıyor ve onun insanların doğasındaki ‘iyi meleği’ ortaya çıkarma yeteneğine hayran kalıyorsunuz. Kitap, şiddet dolu politik bir ortamda yaşayan kahramanların hayatını mercek altına almasına rağmen bir peri masalı algısı yaratıyor; hissettirmeden politik ve gündelik hayata ilişkin dersler veriyor; kulağa küpe olacak deneyimler sunuyor. Tüm bunlar, Mandela’nın hayatı boyunca çabaladığı, uğruna acı çektiği her şeyi birleştiren bir spor olayı, 1995 Ragbi Dünya Kupası ekseninde sunuluyor okura. Kupa finalinde öyle bir maç oynanıyor ki, bu maç sporun dünyayı değiştirme ve insanları birleştirme gücüne iyi bir örnek olmakla kalmayıp iç savaşa yol açacak bütün koşulların var olduğu bir ülkede, beyazlarla siyahları kalıcı bir barışın inşası için uzlaştırıyor da. İnsanların kafalarındaki bariyerler tek bir maçla yerle bir oluyor. Yakın zamanda Clint Eastwood tarafından çekilen ve başrollerini Morgan Freeman’la Matt Damon’ın paylaştığı bir filme uyarlanan Düşmanla Oynamak, Mandela’dan aldığı ışığı yansıtan insanların kitabı.

Günlüklerinde Mandela...
Kendimle Konuşmalar, okuru, onun özel arşivi aracılığıyla, kamusal kimliğinin ardındaki Mandela’yla buluşturuyor. Bu arşivde Mandela’nın kendisine ya da en yakın sırdaşlarına yazıp söyledikleri yer alıyor. Yani, kitlelerin ihtiyaçları ve beklentilerine göre düzenlenmemiş, onun kendi sesi... Burada onun mektupları, konuşmaları ve anılarını okuyacaksınız. Toplantılarda tuttuğu notları (ya da karalamaları), günlükleri, rüya kayıtlarını, kilo ve tansiyon ölçümlerini, yapılacak işler listelerini göreceksiniz. Yaşadıkları üzerine kafa yormasına, anılarını deşmesine, bir dostuyla sohbetine tanık olacaksınız. Burada artık sıradan ölümlülerin erişemeyeceği kadar yükseklerdeki bir aziz değil, sizin gibi, bizim gibi biri...

 KÜLTÜR SERVİSİ